YAZARA MAİL GÖNDER Kafamızın basması gereken 5 gerçek

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

1- Bunu duyması da, uygulaması da çok zor gelecek ama DÜNYANIN MERKEZİ BİZ DEĞİLİZ!
Valla ya. Yeni dönem şehirli insanın en büyük trajedisi bu; dünyayı kendi ekseninde döndürmek, dönmese de döndürmek, aksi halde sinir krizleri geçirmek.
Yok canım, kalk kendine bir çay demle ve idrak et; bu dünyada başkaları da var.
2- Al sana ikinci darbe geliyoooor; SANDIĞIMIZ KADAR ÖNEMLİ VE VAZGEÇİLMEZ DEĞİLİZ! Yahu çocukken bize hangi ego şuruplarından içirdilerse, gözümüze hangi model kara Ray-
Ban gözlüklerden taktılarsa, hangi türkülerle pışpışladılarsa; kendimizi acayip önemli zannediyoruz.
Biz, nur yüzümüzü gören her canlı için gökten inmiş armağanız anasını satayım.
Bizden gayrı ne varsa; 'Iyyyy', 'Amaaan', 'O ne anlar', 'Bizim gibi olamaz aslaaaaağğğğ...'

ABD'DE DOĞSALARDI...
Tövbe estağfurullah yani. Çevremde kim varsa; bir bilge, bir moda uzmanı, bir yaşam gurusu, bir ilişki uzmanı, bir içi yanlışlarla dolup taşan Doğru Ahmet, bir her haltın bilirkişisi, bir ideal insan falan... Yok yaa!
Yok yani! Değilsin, değilim, değiliz. Mükemmel değiliz, ideal değiliz; olmayabiliriz.
Biz üstün, diğerleri ezik hiç değil. Rica edeceğim acilen silkelenelim ve hafifleyim. Haydi gençler hop hop hop.
3- Taş üstüne taş koymaya üşenen, tembellik hastası, dedikodu kumkuması, elalemi eleştirme manyağı, kişilerin kaderlerine isyan eden, başarılı insanların üstüne kusmak isteyen kıskanç ve öfkeli halleri var.
Yani esasen onlar işlerinin en iyisi, en iyi eş de onlar, en iyi bilmem ne de ama kader ağlarını örmüş; bir tek onların başına örmüş işte. Hakları yeniyor; ahhh keşke Avrupa'da, Amerika'da doğsalardı... Gazınızı almak istemem ama öyle bir dünya canlar.
Kafanızın basması gereken gerçek; yeterince iyi olmadığınız, yeterince çalışmadığınız, huysuzluğunuzla ve bitmek bilmeyen bilmişliğinizle insanları kaçırdığınız ya da bu sefer dikişi tutturamadığınız. Ne var yani; biraz serinleyin, denize falan girin hele.
Hele loy loy loy.

YAŞLANACAKSINIZ!
4-
Sosyal medya takıntılılarının kafalarının basması gereken gerçek var sırada. Arkadaşlar beni unfollow etmeye hazır mıyız? O zaman batsın bu Ayşe.
Sizi kaç kişinin takip ettiği, kimlerin takip etmediği, fotoğrafınızın kaç beğeni topladığı, tweet'lerinizin kaç retweet aldığı sizi şu âlemde nereye koyuyor biliyor musunuz?
Hmmmm bir dakika düşünüyorum... 56, 57, 58, 59...
Cevap veriyorum; hiçbir yere!!! Sadece kafanızı cep telefonunuzdan ya da bilgisayarınızdan kaldıramadığınızı, canınızın aşırı aşırı sıkıldığını, beğeni toplamak ve onaylanmak için çırpım çırpım çırpındığınızı gösteriyor; hepsi bu. Biraz daha yaşamaya başlamazsanız, gerçek ölümünüzü ilan edeceksiniz. Helvalar Facebook'tan...
5- Gelelim ölümlü ve şehirli kişinin asla hatırlamak istemediği gerçeğe; YAŞLANMAK.
Evet ballarım, evet fındıklarım, evet ayna karşısında saçının ön telini saatlerce düzelten metroseksüel erkeklerim, evet pilatesten çıkmayan kadınlarım, evet tek yatırımını görünüşüne yapanlarım; YAŞLANACAKSINIZ! Şimdi eğer hadiseyi anladıysanız lütfen fabrika ayarlarınıza dönünüz ya da escape tuşuna basıp hayal âleminizden acil çıkış yapınız. Biraz beyninize, eşe dosta, huzura, kabullenmeye yatırım yapınız.
Escape, escape!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.