YAZARA MAİL GÖNDER Sormaya çekindiğimiz 5 soru

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Oluyor öyle, bazı soruları sormak zor oluyor. Kendine canım, kendine. Soruyu sorunca cevaplar kafanda uçuşuyor.
Cevabını bulunca; çözüm üretmek, uygulamak, çoğu zaman da değişmek gerekiyor.
Eee değişmek kolay mı canım? İçinde bulunduğun durum canını sıksa bile şöyle yüreğe su serpen garanticiliği oluyor. Bildiğin değil, bilmediğin seni korkutuyor.
Ve fakat cesaretini topladın mı çoğu zaman hayatının altı üstünden daha iyi oluyor.
Neyse, gelelim kendimize sormaya çekindiğimiz beş soruya...

MUTLU MUYUM?
1. Kazık soruların hası; 'Mutlu muyum?'
Haydi bakalım çık işin içinden çıkabilirsen. İşinde, evinde, özelinde, yaşadığın yerle, kendinle mutlu musun? Yoksa alıştın işte, yuvarlanıp gidiyor musun?
2. 'Bu benim istediğim ilişki mi?'
Bu sorunun cevabını dürüst olarak verebilsek ve istemediğimiz ilişkilerden bir kuvvet çıkabilsek çoğumuz yalnız kalırdık değil mi? Yalnız ve daha mutlu, daha serin, daha kendimiz gibi belki de.
İkili ilişkiler konusunda kafamız oldukça karışık gibi görünüyor canlar.
Annelerimizden gördüklerimiz, ezberlerimiz ve bugünkü hayatımız öyle zıt, öyle çelişkili ki... Sonuç belli; gelsin boşanmalar, havada uçuşsun kavgalar, aldatmalar, karşılıklı nefretleşmeler.
Oo yazık bize.
3. Bu da şehirli insanın sıkça kendine sormaya çekindiği bir soru: 'Benim burada ne işim var?'
Çoğu zaman cevap şöyle; 'Bilmem ki, valla ya benim burada ne işim var?' Mesela o pek sosyetik partide, mesela klişe cümlelerle donatılmış sıkıcılıkta zirve yemek sofralarında, mesela dans etmekten korkan alemci canlarla partide, kulüpte, o mecburiyetten katıldığın nişanda, düğünde, açılışta; ne işin var dostum? Git evine, giy pijamalarını, al yeşil eriğini, kirazını, otur film izle, kitap oku, müzik dinle, en yakın arkadaşınla geyik yap, sevgilinle seviş; bin kat daha iyi hani.

HAKLI MIYIM?
4. Bir diğer acı sorumuz şu: 'Gerçekten haklı mıyım?'
Yooo değilim ama olsun günümüzde her daim geri adım atmayan, burnundan kıl aldırmayan haklıdır. Haklı olmak artı puandır.
Kimleri kaybettiğimizin önemi var mı? Saçmalama, tabii ki yok.
N'apacaksın? İlişkileri bozdurup bozdurup harcayacak, günün sonunda ayakta kalacaksın. Haksız olduğunu kabul edersen adam olmak, özür dilemek, kendine gelmek zorundasın çünkü. Aaa ne ayıp!
5. 'Buna gerçekten ihtiyacım var mı?'
Açıklıyorum; o elini attığın şeye yüzde 99 ihtiyacın yok. Bir ayakkabıya, bir bluza, bir jean'e daha, o yeni arabaya, o üçüncü kulaklığa, akıllı cep telefonunun bir halt değişmeyen ve yine her yerden çekemeyecek yeni modeline, yüzüncü kırmızı ojeye, yemeyeceğin bilmem ne sosuna inan ihtiyacın yok. Ama alıyorsun işte, anlık ferahlıklarla mutlu olduğunu sanıyorsun işte.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.