YAZARA MAİL GÖNDER Can dostum neredesin?

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Pazartesi günü salının GÜNAYDIN yazısını yazarken telefon geldi. Üç gündür kendimde değilim.
Köpeğim Mini'nin dostu, mahallemizin neşesi, bir yıldır evimin önünde baktığım dünyanın en iyi huylu, en tatlı köpeği Maksi ölmüş.
Günlerdir eve gelmiyordu Maksi. Sokakları aradım, sahile indim baktım, Rumelihisarı valelerine, kafelerde çalışanlara, belediye görevlilerine, taksi durağına, otoparktakilere, komşulara sordum.

BARINA ĞA DESTEK!
Tanıdık tanımadık herkese her gün sordum; "Maksi'yi gördünüz mü?"
Yok, yok, yok ki Maksi'yi buralarda tanımayan yok.
O sabah arayan bir komşumdu. Maksi'ye araba çarpmış.
Saatlerce ağladıktan sonra sorgulamaya başladım. İyi de; Maksi gibi akıllı ve buraların kurdu bir köpeğe araba nasıl çarpar?
Çarpsa bu kadar kişi, esnaf nasıl duymaz?
Gittim komşuma, haberi buralarda yaşayan bir kadından aldığını söyledi.
İnanmak istemedim. Kabullenemedim.
Ertesi sabah bizim buraların köpeklerini gezdiren adamdan haber geldi: "Maksi'yi iki hafta önce belediye görevlileri götürdü."
Hemen bu işlerin uzmanı Ömür'ü (Gedik) aradım, Ömür de barınakları, Beşiktaş ve Sarıyer belediyelerini...
Maksi'nin kulağına takılan seri numarası belli; 1300.
Kalktım Sarıyer Belediyesi'nin Kısırkaya'daki barınağına gittim.
Nasıl güzel ve sevgiye muhtaç köpekler var bir bilseniz... Ne hikayeler, ne hüzünler var barınakta...
Maksi orada da yok.
Barınağın mama ve ilaç yardımına ihtiyacı var. Gönüllü çalışanları ellerinden geleni yapıyorlar ama yardımsız olmuyor.
Çıktım barınaktan eve geldim. Bir telefon daha: "Evet, Maksi'ye araba çarpmış ve ölmüş."
Peki kim kaldırmış, kim gömmüş, nereye gömülmüş?
Cevap yok. Ölmüş işte. 'Unut gitsin' diyorlar bana yani. 'Bir köpek için ağlanır mı, bu kadar üzülünür mü?' diyorlar. Aptal değilim, anlıyorum ne demek istediklerini.
Siz diyelim paranıza, şöhretinize, beş para etmez kocanıza, bilmem ne marka çanta alamadığınıza, bilmem nereye gidemediğinize, gerizekalı bir adamın sizi aramamasına üzülüyorsunuz, bu normal.
Ve fakat ben can dostum için üzülünce, ağlayınca abartmış mı oluyorum? Siz benim Maksi'yle neler yaşadığımı, paylaştığımı, onun güzelliğini biliyor musunuz?
Tabii siz genellikle köpeklere; çocuğunuza karne hediyesi, evinize animatör, tükenen ilişkinize ara gazı, yalnızlığınıza geçici çare, hep bir şey talep eden baş ağrısı, yerine yenisi alınacak ev mobilyası gözüyle bakıyorsunuz, değil mi?

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.