Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Bundan böyle her pazartesi sağlık, güzellik ve diyet konularına el atıyorum. Sebep? Sebebi belli, dünya değişiyor, her şeyin sonu geliyor ama bizim şu gençlik, fitlik, kilo derdimiz hiç bitmiyor; aksine gün geçtikçe daha da artıyor. Zayıflama, daha iyi görünme, yaşlanmaya direnme hırsı sanki bulaşıcı bir hastalık. Her canlı bir gün bedeniyle aklını oynatacaktır sevgili okurlar. Durumumuz bu yani.
Ben de ilk konu olarak dedim şu kinoayı işleyeyim. Ne kinoaymış yahu! Efendim ansiklopedik bilgilere bakıp kinoayı google'larsak karşımıza şunlar çıkıyor: Kendisi Chenopodioideae alt familyasından bir bitki. Evet, ben de bu garip ismi okuyamıyorum. Neyse, boşverin. Tahıl gibi ama buğdaygillerden değil. Amino asitler, demir, fosfor, magnezyum ve protein açısından zengin. (Çoook mu zengin? Bir Bill Gates mi, değil) Üstelik glütensiz. Yaşlanmayı önlüyor, cilde iyi geliyor, söylenenlere göre astıma ve migrene bile iyi geliyor. (Ah başııım!)

BİR TABAĞI 222 KALORİ
Bir tabak pişmiş kinoa 222 kalori... 4 gram yağ, yüzde 13 karbonhidrat, 8 gram protein, yüzde 15 demir ve yüzde 3 kalsiyum içeriyor. Diyet listelerinin incisi, kafelerin birincisi, sporcuların vazgeçilmezi oluveren kinoa kardeş, Birleşmiş Milletler Tarım Örgütü tarafından 2013'ün kinoa yılı ilan edilmesinin ardından popülerlikte tavan yapıyor. Dünyanın en önemli besini sayılıyor.
Peki çok mu önemli bu kinoa? Nedir bu kinoa? Kinoasız zayıf ve sağlıklı olabilmek mümkün değil mi?
Çıktım marketleri gezdim, önüme gelene sordum. Esasen 120 çeşidi bulunan kinoa; marketlerde kızıl, beyaz ve gri olmak üzere üç ayrı renkte satılıyor. Peki bunların farkı ne? Hiç! Gerçekten hiçbir farkları yok, maksat renk olsun.
Söylemek isterim ki; her ne kadar en kendi halinde kafelerden, en popüler Nişantaşı kafelerine kadar 'kinoasız' menü bulmak zor olsa da karşıma çıkan tablo ilginçti. Konuştuğum insanların çoğunun kinoanın ne olduğundan bile haberi yoktu. Yüzünü buruşturanlar, 'Ay ben öyle şeyler yemem ayol' diyenler, 'Kinoa mı, o da ne?' diyerek yüzüme boş boş bakanlar...
Hatta kinoanın kapış kapış gittiği Bebek marketlerinde çalışanlar bile hiç ağızlarına kinoa koymamışlardı ve bunu kayıp olarak da görmüyorlardı. Peki tarım geçmişi 3-4 bin yıllık olan, Güney Amerika'dan gelme kinoayı mutfağımıza sokmamak bir kayıp mı?
İlk iş konuya hakim yılların diyetisyeni Taylan Kümeli'yi aradım. Dedim; "Taylan Hanım, imdat! Bu kinoa ne iş? Yemesek biter miyiz?"
Kümeli gülmeye başladı ve anlattı: "Kinoadan bu kadar söz edilmesinin sebebi vejetaryenlerdir çünkü ete gayet iyi bir alternatif. Sekiz yemek kaşığı kinoa, bir pirzolaya eşit."

DOĞAN GÖRÜNÜMLÜ ŞAHİN
Hemen soruyorum; "Ya bulgur, ya mercimek? Kinoa onları döver mi?"
"Yok" diyor Kümeli, "Dövmez; mercimek, kuru fasulye, nohut da aynı familyadan. Bulgur, karabuğday ise tahıl grubudur. Kinoa Doğan görünümlü Şahin gibi, mercimekten hiçbir farkı yok."
Hemen soruyorum, "Peki kinoa yemeden yaşayabilir miyiz?" Yine gülüyor Taylan Kümeli ve şöyle diyor: "Korkma, yaşarız tabii ki. Kinoa, elbette çok besleyici ama asla etin yerini tutamaz. Bitkisel protein, hiçbir zaman hayvansal proteinin yerini tutamaz, aynı kalitede protein veremez. Sırf kinoadan yapılan salatalar da diyet değildir, oldukça kalorilidir."
Bu bilgileri aldıktan sonra size bir de ülkemizdeki el yakan kinoa fiyatlarından bahsetmek istiyorum. 450 gramlık paketlerde satılan kinoanın fiyatı 24.90 ile 30 TL arasında değişiyor. Oysa aynı besin değerindeki mercimeğin kilosu 3.90-5 TL arasında.
Peki neden bu kadar pahalı kinoa? Çünkü ithal ediliyor. Esasen Avrupa'da ve Amerika'da bu kadar pahalı değil. Kafelerdeki kinoa salataları ise 20-30 TL arasında. Hadi oradan be!
Sağlıklı olacağım diye kinoaya para bayılmanıza gerek yok yani.

Ayşe Özyılmazel: "Nedir bu Kinoa?"


YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER