Türkiye'nin en iyi haber sitesi

EN İYİLER

SUDI ETUZ: İlhamını 1970'lerin ihtişam ve pırıltısından alan Şansım Adalı'nın markası Sudi Etuz'un koleksiyonu, en beğendiklerim arasında en sağlam yere sahip. Kumaş zenginliği ve renk paleti etkileyici. Sudi Etuz'un şehirli kadınının klas ve kendinden emin silueti çok güzel. Yepyeni ve heyecan verici bir marka olarak Sudi Etuz koleksiyonlarını önümüzdeki günlerde birçok yıldız ismin üstünde görmeyi dilerim.

BASHAQUES: Bashaques, tasarımcı Başak Cankeş'in mimar Antoni Gaudi'nin eserlerinden yola çıkarak tasarladığı üçüncü 'Giyilebilir sanat koleksiyonunu' için rahatlıkla detay cennetiydi diyebiliriz. Böylesine detay zengini bir koleksiyonun; en doğru şekilde, slow fashion yani mankenlerin yavaş yavaş yürütülmesiyle sunulması güzel bir fikir. Fırat Neziroğlu'nun koleksiyona kattığı zengin sanatsal dokuma elbiseler, el örmeleri ve işleme detaylarıyla Bashaques; modanın sanatla buluşmasının en güzel örneklerindendi.

EN MERAK EDİLENLER

DERYA AÇIKGÖZ
Derya Açıkgöz'ü Hadise'nin kardeşi olarak tanıdık. Hadise'nin müthiş(!) stilinin baş mimarı olarak kalemimden az çekmemiştir kendisi :) Nedense bir türlü kendisi kadar şık yapamadı ablasını. Neyse, konumuz başka. Moda tasarımı okuyan Derya Açıkgöz'ün birden bire koleksiyon hazırlayıp defile yapması, elbette camiada bolca gıybete konu oldu. Ee ne de olsa artık 'moda tasarımcısı' olmak, bir hobiye dönüştü. Doğrusu koleksiyondan çok ümitli değildim. Zaten tasarım anlamında heyecanlandıran yeni şeyler yok ama genel olarak beklentimin üstünde çıktı. Yüksek bel, bol paça pantolonlar, maksi etek ve elbiseler, vücudu saran tulumlar ve maxi kabanlar; en beğendiğim parçalar arasında.

RAISA& VANESSA
Çok kısa zamanda çok hızlı yol alan bir marka oldu Raisa&Vanessa. Onların kendinden emin, güçlü, isyankar ve seksi kadınlarını çok sevdik. Adeta, yabancı markalardan aşina olduğumuz siluetlerin yerli versiyonları. Defilelerine kattıkları farklı konseptler ve şovlar, Sason Kardeşler'i ayrı bir konuma yerleştirdi. Buraya kadar her şey harika. Tek bir sorun var ki, o da koleksiyonlarının insanda 'hep aynı' duygusunu yaşatması. Sezonlar arası hiçbir fark yok. Evet, belki bir marka için en önemli olan 'imza'yı yakaladılar ama o imzanın hep aynı çizgide olması da bir zaman sonra epey sıkıcı olabilir; aman dikkat!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER