YAZARA MAİL GÖNDER SİYAD ödülleri'nden notlar

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

47. SİYAD Türk Sineması Ödülleri tam bir yıldız yağmuruna sahne oldu. İzzet Günay, Yavuz Turgul, Nuri Bilge Ceylan, Nebahat Çehre, Cem Yılmaz, Kenan Doğulu ve Melisa Sözen gibi birçok ünlü sanatçı törene katıldı. Bu kadar büyük usta törene katılırken ödül almaya gelmeyenler ise hayal kırıklığı yarattı. Hadi Genco Erkal'ın, Haluk Bilginer'in oyunları vardı ama En İyi Kısa Film, En İyi Belgesel dallarında ödül kazanan gençler niye katılmaz ki törene?

NE YAPTIN VUSLATERİ!
Törenin en garip olayı; Gonca Vuslateri'nin, Attila Özdemiroğlu'na Onur Ödülü vermesiydi; 'Ne alaka' dedirtecek bir eşleşmeydi.
Daha da garibi, Vuslateri'nin yaptığı şu çok acayip konuşmaydı: "Deminden beri konuşma ilerlerken sizin ensenize bakıyorum. Gecenin bir yarısı çok bunalımlı bir zamanımda sana 'Attila ben çok zengin bir oyuncu olmadan ölme' diye mesaj attığımı biliyorum."
Özdemiroğlu kanserle mücadele ederken "Ben çok zengin oyuncu olmadan sakın ölme" demek nasıl bir ifade şeklidir yahu! Vuslateri'nin bu absürt konuşmayı yaparken aynı anda ağlaması da enteresandı. Tamam, Gonca uçuk kaçık bir genç, belki kafası kıyaktı ama her kafasından geçeni söylememeli, anlamsız konuşmamalı. Hele hele milyonlarca insanın izlediği bir törende bu hiç yapılmamalı. Vuslateri'nin Özdemiroğlu'nun ensesine niye kafayı taktığını da hiç anlamadım.

CEM YILMAZ FORMDAYDI
Cem Yılmaz'ın da aynı mevzuya kafası takılmış olsa gerek; sahneye çıktığında "Deminden beri orada oturuyorum, Atilla Abi'nin (Dorsay) ensesini gördüm ve 'Atilla ben bir gün zengin olursam' dedim, ee oldum" diye lafa girip Vuslateri'yi diline doladı. Yılmaz'ın neden Türkiye'nin en komik, en zeki adamı olduğunu, herhangi bir olayı anında nasıl espriye dönüştürdüğünü hatırlamak istiyorsanız; lütfen törende yaptığı konuşmayı izleyin.
Törenin açık ara galibi Nuri Bilge Ceylan'ın 'Kış Uykusu' filmiydi; 'En İyi Film', 'En İyi Yönetmen' başta olmak üzere altı ödül aldı.
Cümlesi cümlesine bir özet olmayacak ama Ceylan şöyle konuştu: "Kış Uykusu', hakkında en çok yazı çıkan filmim oldu. Bir filmin bu kadar çok konuşulması iyi mi, kötü mü bilmiyorum çünkü kaotik bir ortam oluşuyor ama olumlu olumsuz her eleştiriden, yazıdan bir şeyler öğreniyorum. Fotoğrafçılıkla uğraşırken, sergiler açarken etrafımda büyük bir sessizlik vardı. Bazen bir şeyler yazılmasını bekliyordum ama tek bir cümle bile çıkmıyordu..." Özetle Ceylan; eleştiri yazılarının öneminden bahsediyordu. Nuri Bilge Ceylan'la tören öncesi konuşma fırsatı buldum, orada da şunu fark ettim: Ceylan; SİYAD üyelerine ve sinema eleştirilerine büyük değer veriyor. Keşke bizler de Ceylan'ı daha fotoğrafçılıkla uğraşırken keşfedecek eleştirmenler olsak ya da sadece sinema gibi popüler sanat dallarına yoğunlaşmasak. Elbette içine medyayı da alan uzun bir tartışma bu.

DOĞULU ÖDÜLÜ HAK ETTİ
Gecenin en zarif kadını; Melisa Sözen'di. Ödülünü alırken prenses gibiydi. Onu ilk kutlayan, sevgilisi Harun Tekin oldu.
Kenan Doğulu, 'Unutursam Fısılda' için yaptığı müziklerle 'En İyi Müzik Ödülü'nü hak ederek kazandı. Ödülünü önce rahmetli babasına, sonra da eşi Beren Saat'e adadı. Saat de sahnede piyano çalan eşini gururla izledi; tüm yaşananlar sanki bir klip çekimi gibiydi.
'En İyi Kurgu' ödülünü almak için Yorgos Mavropsaridis yerine sahneye çıkan 'Sivas' filminin yönetmeni Kaan Müjdeci, en ironik konuşmayı yaptı. Filmini çektiği dönemde İstanbul'da yolda yürürken gözaltına alındığını ve polis minibüsüne bindirildiğini anlattı ve ödülünü de o minibüste bulunan diğer insanlara adadı.

ASIL KAZANAN YILMAZ GÜNEY
Törenin en önemli anlarından biri; SİYAD üyelerinin seçtiği 'Yüzyılın 100 Türk Filmi' listesinde ilk 10'un açıklanmasıydı. Elbette bu tarz seçimler çok tartışma yaratır ama birincinin Yılmaz Güney'in 'Umut' filmi olmasına herhalde kimse itiraz etmez. Törenin asıl galibi Güney'di. İçinde yer aldığı, cezaevinden yönettiği 'Yol' ve 'Sürü' de ilk 10'a girdi.
Yavuz Turgul'a onur ödülünü Cem Yılmaz verdi. 'Muhsin Bey'in 'Yüzyılın 100 Türk Filmi' listesinde altıncı sırada yer alması da Turgul için büyük övünç kaynağıydı.
Törenin sunucusu Özge Özberk, kulaklığında bir sorun yaşadı ve bazı küçük hatalar yaptı. Yine de bu hatalar, ünlü oyuncunun iyi niyetli, samimi sunumunu gölgelemedi diye düşünüyorum.
'En İyi Film Ödülü'nü vermek üzere sahneye usta yönetmen Ali Özgentürk ile Melike Demirağ çıktı. 'En İyi Film Ödülü' yapımcıya verilir ama yönetmenin de sahneye çıktığı çok görülmüştür. Ceylan konuşmaktan, sahneye çıkmaktan sıkılan bir yönetmen; ödülü alması için Zeynep Ö. Atakan'ı yolladı. Özgentürk de "Ama bana ödülü Ceylan'a vereceğim söylenmişti" deyince; Ceylan yerinden fırlayıp sahneye çıktı. Büyük usta Özgentürk'ün, genç büyük usta Ceylan'ı övgüye boğması da görülmeye değerdi.
Özetle; bazı eksikliklere, hatalara rağmen SİYAD Türk Sineması Ödülleri, sinema sektörüne yön vermeye, en prestijli ödül olmaya ve büyük ilgi görmeye devam ediyor. Sahneye çıkan birbirinden ünlü sanatçılar, yaşayan efsaneler bunun en güzel kanıtıydı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.