Türkiye'nin en iyi haber sitesi

53 yaşındaki Penyamin Toker'e siroza bağlı karaciğer yetmezliği tanısı konmuş. 'Tedavi için tek yol nakil' denilen Toker'e uyan karaciğer, 22 yıllık arkadaşından çıkmış.
Arkadaşı 'Ben veririm' demiş ama etik komisyon onay vermeyince Toker'in ölüm-kalım savaşı başlamış.
Toker, komisyondaki dört kişiyi para ya da menfaat karşılığı arkadaşını organ nakline ikna etmediğini kanıtlayamamış.
Toker hemen dava açmış ve neyse ki mahkemeden onay çıkmış. Vatan gazetesinden Öğe Demirkan'ı, yaptığı bu özel haberden dolayı kutluyorum.
Türkiye'de organ bağışlayanların sayısı Batı ülkelerine göre çok az.
Ülkemizde her yıl 4 bin kişi organ bekleme listesine dahil oluyor ama organ nakli için önce eş, akraba şartı aranıyor.
Eğer akraba olmayan birisinden organ bulursanız, etik kurula bu organı para karşılığı almadığınızı kanıtlamak zorundasınız.
İnsanlar etik kurulda çapraz sorguya çekiliyorlar.
Örneğin organı arkadaşınızdan aldığınızı söylüyorsanız, o kişinin gerçekten arkadaşınız olduğunu kanıtlamak zorundasınız.
Hem organı alacak, hem de organı bağışlayacak kişiye ayrı ayrı sorular sorulup, yalan söyleyip söylemedikleri ortaya çıkarılıyormuş.
Türkiye'de organ ticareti yasak. Etik kurul, ince eleyip sık dokumasa; organ ticareti de, organ kaçakçılığı da zirve yapar!
Paraya ihtiyacı olan çok insan var. Önüne gelen organını satar! 'Para mı vermedi', 'Para mı eksik verdi' diye bir sürü dava açılır. Daha da kötüsü, insanlardan organ çalma vakaları artar. Öte yandan Toker örneğinde olduğu gibi organ nakli gerçekleşmezse ölecek insanlar var!
Etik kurullarda alınan kararlar ne kadar objektif?
Bazı vakalarda daha esnek olunmalı mı? Tartışılması gereken önemli sorular bunlar aslında.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER