Türkiye'nin en iyi haber sitesi
MEVLÜT TEZEL

Emekliden uygun fiyata araba!

YouTuber Burak Sezgin 700 bin TL değerindeki otomobili için 400 bin TL fiyat belirleyip internette "Emekliden uygun fiyata araba" diye ilan vermiş.
Sezgin çektiği bu sosyal medya deneyinde "Bakalım insanlar beni aracı çok ucuza sattım diye uyaracaklar mı yoksa fırsatçılık yapıp satın almaya mı çalışacaklar" diyor ve telefonu araba piyasasından anlamayan emekli rolünü oynaması için babasına veriyor.
Tahmin edildiği gibi telefonlar yağıyor ve Sezgin konuşmaları videoya alıyor. Ve beklendiği gibi kimse arabanın sahibini uyarmıyor.
Sezgin meseleye çok naif yaklaşmış.
Bu devirde kaç kişi otomobilini yarı fiyata satmaya çalışan yaşlı bir amcayı uyarır ki?
Bırakın uyarmayı, piyasa değerinin yarı fiyatına satışa sunulan otomobil için arayan birçok kişi "Dayı çok söylüyorsun", "Piyasanın üstünde fiyat 50 bin lira indir alayım" benzeri diyaloglara girdiler.



MASTER YAPMIŞLAR!
Pazarlıkta fiyat düşüremeyenlerden bazıları da "Ver ibanı hemen kaporo yollayayım" diyor.
En çok "Arabayı pahalıya vermişsin biraz ama olsun, 3-5 fazla veririm ben gene" diyen kişiye güldüm.
Aslında bu sosyal deney kendini zeki sananların nasıl kapora parası kaptırdıklarını görmemize de vesile oldu.
İşini dürüst yapanlar var elbette ama bu araba al-satçıların bazıları üçkâğıtçılıkta master yapmış!

***


CEO KABİN GÖREVLİSİ OLURSA
Bir Alman havayolu firmasının CEO'su Jens Ritter, Frankfurt'tan Suudi Arabistan ve Bahreyn'e gidişdönüş uçaklarında kabin memuru olarak görev yaptı ve yolculara ikramda bulundu.
Aynı zamanda pilot olan 50 yaşındaki Ritter, yaşadığı deneyimi ve neden böyle bir değişiklik yaptığını şu şekilde açıkladı:



"Uzun yıllardır bu grupta görev yapıyorum ama hiç kabin görevlileri ile çalışma fırsatım olmamıştı.
Dürüst olmak gerekirse bu deneyim benim için hem ilginç hem de zorlayıcıydı… Kabinde görev yaptıktan sonra artık ofiste karar vermek daha farklı olacak." Yöneticilerin örnek alınması gereken bir hareket olmuş.
Sahada görev yapmayan, yönettiği işi her kademesinde bilmeyen kişiler ne kadar sağlam CV'leri olsa da yönetici olmamalı. Masa başında karar vermek için sadece liyakat yetmez!
O işi en ince ayrıntısına kadar bilmek, çalışanlarının hangi koşullarda çalıştıklarını deneyimlemek masa başında doğru kararlar almanıza büyük yardımı dokunur.

***


SOMON SPERMİ!
"Friends" dizisiyle şöhreti yakalayan Jennifer Aniston, 54 yaşında ama genç görüntüsüyle dikkat çekiyor.
Bunun sırrı ise oyuncunun denediği tuhaf tedaviler.



Wall Street Journal'a konuşan Aniston, düzenli fitness ve rejim uygulamalarının yanı sıra haftalık peptit enjeksiyonları yaptırıyormuş. Ünlü oyuncu bir estetisyen tavsiyesiyle somon spermiyle yüz bakımı bile yaptırmış. Ama işe yaramadığını da itiraf etti. Aniston, "Neden bunu denediniz?" sorusuna ise "Yaşlanmamak için her şeyi bir kez deniyorum" yanıtını vermiş. Bazı diyetisyenler, estetisyenler de işte bu genç gözükmek için her şeyi deneme hırsından faydalanarak garip yöntemler geliştiriyorlar.
Bu öyle bir hırs ki, bazıları cilde bebek derisi enjekte ettirmek gibi sıra dışı yöntemler uyguluyor!

***


EĞİTİM ŞART DEYİP GEÇECEK MİYİZ?
Çanakkale'deki orman yangınlarını kontrol altına almak için 10 uçak, 38 helikopter havada 503 saat uçuş yaparak, 9 bin tona yakın su attı. Karadaki ekipler de canla başla mücadele ettiler. Ve nihayet yangınlar kontrol altına alındı.



Ama bilanço ağır! 5 bin 712 futbol sahası büyüklüğünde 2650 hektar ormanlık alan ile 1430 hektar tarım arazisi ve orman dışı alan olmak üzere 4 bin 80 hektar alan yandı. Yanan ormanlık alanların eski haline dönmesi için uzun yıllara ihtiyaç var. Orman yangınlarında öncelikli olarak ağaçları düşünüyoruz ama birçok hayvan dostumuz da hayatını kaybediyor. Köylünün evi, tarlası, ahırı kül oluyor. Yangını söndürmenin, yanan yerleri eski haline getirmenin de maliyeti çok yüksek. Her yıl sigara izmaritlerinden, mangal ateşlerinden, kırık cam şişelerinden, anız ateşinde ormanlarımız kül oluyor.
Kundakçıları affetmiyoruz ama bilinçsiz, sorumsuzca davranışlarıyla yangın çıkaranlara da ağır cezalar verilmeli! Her yangından sonra "Sorumsuzlar, bilinçsizler, eğitim şart" deyip geçecek miyiz?

***


"KAYIT PARASI VERMEYİN" DEMEKLE OLMUYOR!
Okulların açılmasına az bir zaman kala yine 'bağış' adı altında yasa dışı kayıt parası alma olayları gündeme gelmeye başladı.
Göreve gelen her Milli Eğitim Bakanı genelde "Okullarımızın ihtiyacını devlet karşılıyor. Kayıt yapmak için bağış vermenize gerek yok ama isteyen velimiz, bağış yapabilir" diyor.
Ne yazık ki, "İsteyen veliler bağış yapabilir" sözünü bazı okul müdürleri suistimal ediyor.
MEB'in adrese dayalı kayıt sisteminde çıkan okula kayıt yaptıranlardan bile semtine göre kayıt parası alınıyor.



5 bin isteyen de var, 15 bin isteyen de!
Eğer çocuğunuzun MEB'in ev adresinize göre yönlendirdiği okul yerine, farklı semtteki bir okulu gitmesini istediğinizde ise bu fiyat 50-100 bin TL'ye kadar çıkabiliyor!
Özel okullardan çocuğunu alıp bazı gözde semtlerde, başarılı, iyi okul olduğu düşünülen devlet okullarına kayıt yaptıran veliler de var.
Onlar için bağış miktarı daha da yükseliyor.
Bazı eğitimciler, okulların bağış adı altında toplanan kayıt paralarına ihtiyaçları olduklarını söylüyor. Bu okulların devletten yeterli ödenek alamadıklarını iddia ediyorlar.
Ne yazık ki, o bağış paralarının tamamı bazen okulun eksiklerine harcanmıyor!
Okul müdürleri hakkında kimi zaman yasal işlem başlatılıyor ama bazılarına göre denetimler yeterli değil.
Vallahi MEB adrese kayıtlı ya da kayıtlı olmayan okullarda "Her veli şu kadar bağış yapacak" dese daha iyi! En azından bağışın miktarı da ve hangi okulda ne kadar bağış toplandığı da bilinir!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA