YAZARA MAİL GÖNDER A'dan Z'ye erkeklerde kısırlığın çözümleri

YAZARLAR / Günaydın Yazarları

Her çift evlendikten sonra çocukları olmasını ister. Ancak bazen tıbbi sebepler, bazen de yanlış alışkanlıklar ve farkında olmadan yapılan hatalar kısırlığa yol açabilir. İşte erkek kısırlığının sebepleri ve çözüm yolları

Bu haftaki yazımda erkek kısırlığının nedenlerini ve çözüm yollarını anlatacağım:
Abstinans süresi: Cinsel ilişkide bulunmadan geçen süredir. Semen analizi için örnek vermeden önce önerilen cinsel perhiz süresi 2-5 gündür. Meni ve menideki sperm miktarı cinsel perhiz süresi ile doğru orantılı olarak artar. Önerilenden daha uzun süre boşalma olamazsa spermler dölleme yeteneğini kaybederek dejenere olur. Sperm sayısı artsa bile kalitesi bozulur, normal yapıdaki spermlerin oranı azalır.
Aglütinasyon: Menideki antikorların varlığına bağlı olarak spermlerin birbirine bağlanarak kümeleşmesine aglütinasyon denir. Aglütinasyon olduğunda spermlerin hareketliliği ve yumurtayı dölleyebilme yeteneği azalır.
Akrozom reaksiyonu: Akrozom, sperm başının ön yüzde 50-70'ini kaplayan yapıdır. Akrozom zarının plazma zarı ile birleşmesi ile akrozom reaksiyonu meydana gelir ve bu reaksiyon spermin yumurta zarına bağlanabilmesini sağlar. Değişik yöntemler kullanılarak yapılabilen akrozom reaksiyonu testleri ile spermin yumurtayı dölleme yeteneği hakkında fikir sahibi olunabilir.
Alkol: Alkol, testislerde vitamin A'nın biyoaktif formu olan retinole dönüşmesini engeller. Alkol kullanan erkeklerde yapılan testis biyopsilerinde testis dokusunda maturasyon (olgunlaşma) bozukluğu görülür. Ayrıca alkol, testosteron (erkeklik hormonu) sentezini azaltarak iktidarsızlığa neden olur.
Androjenler: Testisler tarafından üretilen erkek cinsiyet hormonlarıdır. Vücut ve kas gelişimini, tüylenmeyi, penis gelişimini ve ses tellerinin gelişimini sağlar.
Anejakülasyon: Ejakülasyonun (boşalmanın) olmaması halidir. Omurilik zedelenmelerinden sonra ve multiple skleroz, şeker hastalığı gibi sinir sistemini etkileyen durumlarda görülebilir.
Antibiyotiklerin spermatogeneze etkileri: Birçok antibiyotik spermatogenezi (sperm üretimini) olumsuz etkiler. Bazı antibiyotikler menideki sperm sayısını ve hareketliliğini azaltırken, bazıları da sperm oluşumunun belli evrelerde duraklamasına yol açar. Özellikle infertil erkeklerin antibiyotik kullanmadan önce mutlaka hekime danışmaları gerekir.
Antioksidanlar: Antioksidanlar oksijen radikallerinin yol açtığı zararları önleyen maddelerdir. Vitamin C, vitamin E ve taurin gibi antioksidanlar oksijen radikallerinin sperm hareketliliği ve akrozom reaksiyonu üzerindeki olumsuz etkilerini azaltır. Özellikle sigara içen kişilerde kullanılmaları faydalı olur.
Antisperm antikorları: Antisperm antikorları, erkek ve kadınların serumlarında, menide ve servikal mukusta (rahim ağzı salgısında) bulunur. Antisperm antikorları sperm hareketliliğini ve canlı sperm oranını azaltır, akrozom reaksiyonunu ve spermin yumurtaya bağlanmasını engelleyerek infertiliteye neden olabilir. Serumda IgG ve IgM tipi antikorlar, meni ve servikal mukusta ise IgA tipi antikorlar bulunur. Semen analizinde aglütinasyon tespit edildiğinde antisperm antikorlarının varlığını tespit etmek için test yapılması önerilir. Antisperm antikorlarına bağlı infertilite tedavisinde; bir süre kondom (prezervatif) kullanarak cinsel ilişkide bulunulması, kortikosteroidler gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaçların kullanılması veya spermi özel yöntemler ile hazırlayarak aşılama yapılması önerilir. Bunlarla sonuç alınamadığı takdirde tüp bebek vb. gibi yardımcı üreme tekniklerinin kullanılması önerilir.
Astenozoospermia: Sperm hareketliliğinin yüzde 50'den az olduğu durumdur. Kromozomal bozukluklar, yapısal anomaliler, varikosel, geçirilmiş enfeksiyonlar ve antisperm antikorlarının varlığına bağlı olarak spermlerin hareketliliği azalabilir. Meninin uygunsuz şekilde alınması ve incelemeye dek uzun süre geçmesi de sperm hareketliliğini azaltabilir.

TÜP BEBEK TEDAVİSİNDE MİKRO ÇİPLİ UYGULAMA
Mikro çipli tedavi yöntemi ile tüp bebek tedavisi, baba adayında az sayıda sperm olması durumunda başarılı sonuçlar elde edilmesini sağlamaktadır. Mikro akışkan çip teknolojisinde DNA yapısı bakımından kaliteli olan spermlerin tercih edilmesi ve sağlıklı DNA yapısına sahip olan embriyoların oluşturulması ile, gebelik oranları artmaktadır. Amerika'da geliştirilen bu yöntem, Türkiye'de de uygulanmaya başlanmıştır. Anne adayından toplanan yumurta hücreleri, baba adayından elde edilen spermlerle laboratuvarda mikroskop altında döllendirilir. Ancak bu işlem sırasında spermlerin kaliteli olanları seçilmez ise elde edilen embriyolarla gebeliği oluşturma ihtimali zorlaşabilir. Vücut içinde kendi mekanizması ile gebelik oluşurken, spermler mikro kanalcıklar içinde ayrıştırılmaktadır.

SAĞLIKLI DOĞMA İHTİMALİ ARTAR

Mikro çipli tedavi yönteminde; vücudun doğal mekanizması örnek alınarak geliştirilen sperm çipleri ile vücutta hormonların oluşturduğu mikro kanallar, vücut dışında taklit edilmektedir. Bu kanallar süzgeç görevi yaparak sağlıklı spermleri ayırt eder. Bu sağlıklı spermlerin mikro enjeksiyon yöntemiyle yumurtayı döllemesi ile gebelik elde etme oranı yükselmekte ve sağlıklı bebeklerin doğma ihtimali artırılmaktadır.

Bazı hastalıklar üremeyi etkiler
Bakteriyel Enfeksiyon : Üreme organlarında bakterilerin yol açtığı enfeksiyonlar menide lökosit (iltihap hücresi) artışına neden olur. Bu enfeksiyonlara bağlı olarak meni miktarı, sperm sayısı ve hareketliliği azalabilir.
Böbrek Yetmezliği : Böbrek yetmezliği olan hastalarda sperm üretimi, sperm gelişiminin ilk evrelerinde duraklar. Bunun bir nedeninin çinko eksikliği olabileceği düşünülmüştür. Bu hastalarda testosteron düzeyleri düşük, FSH ve LH düzeyleri yüksektir. Diyalizden sonra testosteron seviyesi biraz yükselir.
Diyabet : Kan şekerinin kontrol altında olmaması; ereksiyon azalması, impotans (iktidarsızlık) ve libido kaybına (cinsel isteksizliğe) yol açar.

IMSI'DE SPERMLER 6 BİN KAT BÜYÜTÜLÜR
Son yıllarda yapılan çalışmalarda, yüksek büyütme gücü kullanılarak sperm seçim yöntemleri (IMSI) ve elde edilen spermler ile yapılan mikroenjeksiyon tedavilerinde (özellikle ileri erkek faktörü ve başarısız tüp bebek denemeleri olan hastalarda) gebelik oranlarını arttırdığı belirtilmektedir. ICSI uygulaması için spermler yaklaşık 400 kat büyütülerek değerlendirilir, özelliklerine göre seçilerek mikroenjeksiyon yapılır. IMSI de sperm hücreleri yaklaşık 6-8 bin kat büyütülerek seçilir ve mikroenjeksiyonda kullanılır. IMSI yöntemi ile ICSI işlemi büyütmesinde fark edilemeyecek sperm problemleri görülebilir. Bu yöntem ile elde edilen spermlerin kullanılması ile elde edilen embriyoların sağlıklı gebelik ile sonuçlanması oranı yükselmektedir.

Op. Dr. SEVAL TAŞDEMİR

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.