Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Kürt, solcu, siyasi kimliği olan, hatta Özgür Gündem gibi siyasi gazetelere yazılar yazan biriydiniz. Böyle popüler bir işe kalkışınca eleştirildiniz de bir dönem...
Devrimci kimlik diyelim buna, çünkü devrimci olmak bu kimliklerin tümünü içeriyor. O dönem 12 Eylül'den sonraki ilk hareketlenme dönemiydi. Bütün sol çevreler bir yayın grubunun etrafında birleşiyordu. Biz de o çevrelerde yerimizi aldık elbette. Ben üniversitede 'Ateşin ve Güneşin Çocukları' diye bir gösteri hazırlıyordum, Anadolu Ateşi'ne çok benziyordu. Ama olay popülerliğe doğru evrildiğinde, meşhur olduğunuzda 'bir ünlü potansiyel olarak zaten lümpenleşmiştir' algısı hemen, otomatik olarak devreye giriyor.

Yani bu devrimci kimlikten popüler kimliğe geçiş çok sancılı oldu mu?
Bazı yayın organlarında aleyhimize yazılar çıktı ama çok yoğun hissetmedim. Çünkü bu topyekun bir tavır değildi. Benim ünlü oluşum, şöhretim kendimden menkul bir şey sanıldı, oysa kolektif bir iş yapıyorum, ünlü olan ben değilim, benim topluluğum. Bu topluluk da amacını ünlü olmak üzerine kurmamış, kurgulamamış. Gösteri anlaşıldığında eleştirilecek bir şey de kalmadı zaten.

Siyaseti ve o siyasetçi kimliğini bıraktınız mı artık?
Bunlar sanatla iç içe zaten! Troya'daki duruşum da politik bir duruş, Troya'yı savunmam da politik bir duruş. Türkiye'nin en yoğun ve yakıcı sorunu olan Kürt meselesine de önerilmiş çözüm, ipuçları var orada. Doğru adres tarihte yatıyor.

Nasıl ipuçları bunlar?
Türkiye'de bütün renkler komplekssiz ve özgür biçimde ne zaman birarada olmuşsa, Türkiye hep güçlü olmuş. Biz bu oyunlarda geleceği kurmak için tarihi çağırıyoruz ve çözüm önerisinin de tarihte yattığını söylüyoruz. Ama bunu yaparken de asıl kaygım estetiktir tabii ki, politik değil.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER