Türkiye'nin en iyi haber sitesi
TUBA KALÇIK İLE GÜNDEME DAİR TUBA KALÇIK

Devrim Erbil ve Güher-Süher Pekinel kardeşlerden anlamlı bağış

Bu hafta da Türkiye'nin değerli isimlerinden Devrim Erbil ve Güher-Süher Pekinel kardeşlere büyük deprem felaketini sordum. İşte cevapları:
DEVRİM ERBİL: "Ülke olarak çok acı günlerden geçiyoruz. O kadar üzücü manzaralara tanıklık ettik ki... Ne uyuyabildim ne de yemek yiyebildim... Bir sanatçı olarak canım acıyor... Mart ayının başında depremzedeler için sergi açıyoruz. Çoğunluğu benim eserlerimden oluşacak sergide, değerli ressam arkadaşlarımın da eserleri yer alacak. Buradan gelecek geliri de depremzedelere bağışlayacağız. Ülke olarak en kısa sürede yaralarımızı saracağımıza inancım tam. Bu süreçte ise sanatın o iyileştirici yanını da unutmamak gerektiğini düşünüyorum. Yıkılan şehirlerimizi yapılandırırken oraları sanatla donatmamız gerekiyor. Çağdaş eserlerden oluşan müzeler açmalıyız.
Üsküp'te de büyük bir deprem yaşanmıştı. Depremden kısa bir süre sonra, içinde benimde bulunduğum ressamlara çağrıda bulunup büyük bir depremi anlatan sergi açmışlardı. Biz de böyle bir etkinlik yapmalıyız. Sanat toplumu hem birleştiriyor hem de mutlu ediyor. Sanatla depremden zarar gören şehirlerimizi daha da güzelleştirebiliriz. Bu konuda da elimden ne gelirse yapmaya hazırım. Biz büyük ve güçlü bir ülkeyiz. Bu süreci de atlatacağız. O kadar tarihi açıdan zengin şehirlerimiz var ki... Depremden sonra Hatay'ın tarihi eserlerine, Adıyaman'daki tarihi yapılara, eserlere ne oldu diye çok merak ediyorum. Depremle sadece şehirlerimiz yıkılmadı, kültürel yapılarımız da kötü etkilendi. Depremden etkilenen tarihi yapılarımıza da sahip çıkmamız gerekiyor.
Ülke olarak zor günlerden geçerken birbirimize daha çok sarılmalıyız. Bir sanatçı olarak, ben de ülkem için ne gerekiyorsa yapmaya hazırım."



KONSER GELİRİ MAĞDURLARA
GÜHER-SÜHER PEKİNEL: "Ruhumuz başından itibaren depremzedeler, kaybettikleri yakınları ve devamlı takip ettiğimiz haberlerle şekilleniyor. Çok büyük zorluklar yaşayan halkımızın, yalnız kalmış afetzedelerin bu soğukta ihtiyaçları olan gıdadan giyime yaşayabilecekleri yeni mekanlara ulaşabilmelerini sağlamak, yaralarını sadece kısa bir zamanın ötesinde uzun bir süre için sarabilmek, birey ve halk olarak her türlü insani yardımı esirgemeden sonuna kadar yapabilmek en önemli vazifemiz. Bizler sanatçı olarak bankamız aracılığıyla organize edilmiş bir grubun parçası olarak bir ay boyunca 250 çocuğa ulaşarak giyim ve diğer ihtiyaçlarını karşılamak üzere ilk gönderimizi yaptık. Her hafta yeni bir gönderi ile devam edeceğiz. Söylemeye gerek olmadığı düşüncesi ile diğer sanatçı arkadaşlarımızın da yardımlarını esirgemediklerine inanıyoruz. Vicdan hepimizin ortak noktası olarak bizleri birlik ve beraberliğe çağırıyor. Halkımızın şimdiye kadar yaptığı yardımların olaya ne kadar kilitlenmiş olduğunu medyadan gözlemliyor ve çok takdir ediyoruz. 23 Şubat'taki Borusan Flarmoni Orkestrası ile yapacağımız konser dün itibari ile 19 Ekim'e tarihine ertelenmiş bulunuyor. Burada da tüm gelirimizi genç solist müzisyenlerimizle afet bölgeleri için bağışlayacağız. Yaraların en çabuk şekilde sarılması hepimizin arzusudur. Tüm vefat eden depremzedelerin ailelerine ve yakınlarına büyük sabır, kuvvet ve baş sağlığı diliyoruz. Yaşanan bu deprem felaketi sonrası bizler için de çıkarılacak dersler var. Kendi adımıza binaların çok daha sıkı şekilde denetlenmesini ve bu konuda hiç kimseye taviz verilmemesi gerektiğine inanıyoruz. Denetim ve cezaların artması ile depremde risk olacak binaların da sayısının azalacağını düşünüyoruz. Deprem ile birlikte son derece önemsediğimiz değişik iklim sorunlarının da göz önünde bulundurulduğu, bilim insanlarının dahil olacağı bakanlık nezdinde süreklilik içinde çözüm üreterek ilerleyen bir yapı ile bu tür problemlerin önüne geçilebileceğine inanıyoruz. Böylece, sorumsuz yapılanmaların da çok daha sıkı bir denetim ve yıldıran cezalarla önlenebileceğini düşünüyoruz."



'MUCİZE KURTULUŞLARA TANIKLIK EDİYORUZ'
Deprem felaketinin üstünden zaman geçmesine rağmen canımız hala yanmaya devam ediyor. Depremde enkaz altında kalan vatandaşlarımızın mucize kurtuluşlarına da tanıklık ettiğimiz şu günlerde, hepimizin yüreği depremzedelere bir nebze de olsa yardım etmek için çırpınıyor. Elbette yaşanılan bu felaketten çıkarılacak çok ders var. Ama insanlar canının derdine düşmüşken, yüzsüzce kaçmaya çalışan müteahhit bozuntularına da bir çift laf söylemek isterim. İnsanlara mezar olan binaları yapmaya utanmadığınız gibi kazandığınız paralarla kaçma teşebbüsünde bulunmaya da utanmıyorsunuz. Hatırlarsanız, 2015'de Osmangazi Köprüsü yapılırken, Japon mühendis Kishi Ryoichi halatın kopmasını kendi hatası olarak görüp intihar etmişti. Ben elbette bu müteahhitlere hatanızdan dolayı intihar edin demiyorum ama bari biraz onurlu davranıp kaçmak yerine hukuk önünde yaptığınızın bedelini ödeyin.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA