Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HASAN BASRİ YALÇIN

Midilli ve Sisam adaları

TSK'ya ait İHA'lar Yunanistan'ın Midilli ve Sisam adalarına zırhlı araçlar sevk ettiğini görüntüledi. Ve adaların silahlandırılması tekrar gündeme geldi.
Hepimiz aslında adalarda çok daha fazla silahlandırmanın olduğunu tahmin edebiliyoruz. Türkiye belli bir süredir bunu dile getiriyordu. Ancak bu sefer anlaşılıyor ki, Türkiye artık bunu daha fazla gündem haline getirecek. İHA'larla görüntülemek ve görüntüleri paylaşmak biraz da bu anlama geliyor.
Türkiye'nin adaların statüsü hakkındaki tartışmayı derinleştirmeye başlayacağını düşünüyorum. Yunanistan bu zamana kadar her türlü alanda her türlü provokasyonu yaptı. NATO üyesi iki ülke arasındaki bir gerilimin silahlı çatışmaya dönüşmeyeceğine ve ABD'den alacağı desteğe güvenerek bu tür adımlar atıyor olabilir. Ancak gün geçtikçe derinden de olsa bu attığı adımlar statükoyu dönüştürücü sonuçlar doğurabilir.
Zira Türkiye'nin şu ana kadar seslendirdiği misilleme tehditlerinin neredeyse tamamı statükoyu değiştirmek üzerine şekilleniyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan Yunanistan'ın S-300 radar kilitleme provokasyonuna karşı "bir gece ansızın gelebiliriz" derken aslında bu çekişmenin zeminin hızla değişebileceğini anlatmaya çalışıyordu. Mesela Türkiye benzer bir adımla karşılık vermedi. Türk uçakları da belli Yunan hedeflerine kilitlenebilirdi. Bunlar en kolay misilleme yöntemidir. Ama dikkat ederseniz Türkiye'nin bu tür davranışlarına pek şahit olmuyoruz. Türkiye gerilim nerede ve ne şekilde doğarsa doğsun adaların statüsünü tartışmaya açıyor. Lozan ve Paris anlaşmalarına göre adaların silahsız halde bulunmaları gerektiğini aksi taktirde bu adalardaki Yunan egemenliğinin tartışmaya açık hale geleceğini belirtiyor.
Ben bunu uzun vadeli bir siyasetin temeli olarak görüyorum. Türkiye bu iddiayı tam da İHA görüntüleri gibi yöntemlerle tespit edip yaygınlaştırdıkça ve bu konuyu uzun müddet uluslararası kamuoyu önünde seslendirdikçe zaman içinde adaların egemenliği gerçekten de Yunanistan için tartışmalı hale gelebilir. Bu tür bir strateji için en iyi örnek Kıbrıs'tır. Türkiye Kıbrıs konusunu da senelerce işleyerek en sonunda Kıbrıs Barış Harekatı'nı yapmıştı. Yine bu adalar meselesi de uzun vadede gündem oldukça Lozan ve Paris anlaşmalarının adalara dair statülerini yeniden belirleme işi ortaya çıkabilir.
Yunanistan buna ne derece hazırlıklı veya işin bu noktaya kadar varıp varmayacağını ne kadar düşünüyor bilemiyorum ama benim bildiğim bu işler böyle başlar. Sonra bir bakmışsınız bir gece Türkiye ansızın gelivermiş.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA