YAZARA MAİL GÖNDER 'Biz de sizi seviyoruz'

YAZARLAR

Polisin sıktığı biber gazına 'orantısız şiddet' diyen Gezicilerin önemli bir kısmı, savcı Kiraz'ı infaz eden teröristlere 'Biz de sizi seviyoruz' etiketiyle sosyal medyada sevgi gösterisinde bulundu. Kampanya, Türkiye listesinde ikinci sıraya kadar yükseldi.
Bu atılan yüzlerce belki de binlerce tivit demek. Yani, en sevdiği slogan 'katil devlet' olan katilseverlerle bir arada yaşıyoruz.
Yalnız bu katil sevgisi ne yeni ne de şaşırtıcı. Sol, hâlâ en büyük marifeti, Türkiye İşçi Partisi'ni siyasî mücadeleyi savunduğu için suçlamak, bir başkonsolosu ve üç sivil radar teknisyenini rehin alıp öldürmek olan Mahir Çayan ve arkadaşlarına methiyeler düzmeye devam ediyor. Savcı Kiraz'ı katleden teröristlerden birisi de açıkça "Mahir Çayan'ların yolundan gidiyoruz. Onlar da Kızıldere'de üç rehineyi tereddüt etmeden cezalandırdılar" demiş zaten. Dolayısıyla bugün Çayan'dan övgüyle bahseden kim varsa, aslında rehine terörünü de devrimci mücadeledeki olağan bir basamak olarak değerlendiriyordur.
Hal böyleyken, utanmadan önüne gelene 'faşist' diye saydıran ve saldıran, aynaya bakma özürlü güzide bir solumuz var. Kafa kesen IŞİD'cilere değil de, kafaya sıkan DHKP-C'lilere 'iyi çocuk' muamelesi yapmalarından anlaşılan, bu solcular terörün kendisine değil, görüş ve amaçlarına uzak olanına karşılar.
Zira IŞİD militanları için Radikal'in "Biri 24, diğeri 28 yaşında"ydı diye gözü yaşlı başlıklar atmadığını biliyoruz.
Ama söz konusu DHKP-C ise, ağlaklıkta beis yok. Ne de olsa Çayanların yolundan gidenlerin en iyi yaptığı şeylerden biri de 'ajitasyon-propaganda'dır.
Ya da malum CNN anchor'ının, "Bu eylem nasıl biterse bitsin çıkarılacak tek ders var: Çocukları vurmayın, annelerini yuhalatmayın" tiviti...
Daha savcı Kiraz'ın başına silah dayalı görüntülerinin şoku ve endişesi yaşanırken, iktidara ve topluma teröristler adına parmak sallayıp, bir de ahlâk öğretmeye kalkmak... Üstelik terör değil 'eylem' demeyi tercih ediş, savcının akıbeti belli değilken onun hayatını 'nasıl biterse bitsin' parantezine almadaki soğukluk ve mesafe... IŞİD tabanındaki sempatizanlarda olan soğukkanlılığın bir benzeri âdeta. Maskenin kara değil de kızıl olması nelere kâdir, görüyorsunuz.
Her ay birkaç defa Ak Parti zihniyetinin ülkeyi IŞİD'ciliğe taşıdığını saçmalayan köşe yazıları ve haber yayınlamaktan bıkmayanlar, önce bir aynaya baksınlar. Şehidimizden 'O savcı' diye bahseden haber başlıklarını, onun rehine görüntülerini çarşaf çarşaf manşete taşıyıp, öldürülen kadın teröristin yüzünü buzlayarak vermelerini, vs. de unutmayacağız.
Şunu da unutmayacağız: F-Tipi cezaevlerini protesto için ölüm orucuna giren DHKP-C'lilere yönelik, 32 kişinin ölümüne yol açan operasyonu nasıl ki Hürriyet, "Devlet girdi" diye zalim bir manşetle karşıladıysa; 15 yıl sonra bugünkü başta Hürriyet olmak üzere Doğan Medyası'nın DHKP-C'ye yönelik sempatizan yaklaşımı da hesaplanmış bir karardır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.