Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HİLAL KAPLAN

Merhamet değil, adalet bekliyoruz

Cumhuriyet gazetesi, dün "Skandal Kayıt" diye manşetten bir haber verdi. Haber, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile yapılan ilk canlı yayın röportajı başlamadan evvel alınan bir kaydın sızdırılması üzerine kurulu.
Cumhurbaşkanı Danışmanı Mustafa Varank, Gazeteci Akif Beki ve benim arama geçen bir sohbette, Varank "terör örgütü" olarak tanımlanan paralel yapının kanallarının uydudan çıkarılması gerektiğini ama bunun engelle karşılandığını söylüyor. Ben de kendisine katıldığımı belirterek, "Çok merhametli gidiliyor" diyorum.
Sanırım paralel yapı da bana katılıyor olacak ki, "yıkılmadık, ayaktayız" dercesine, Cumhurbaşkanlığı makamında yapılan bir söyleşinin dışında kalan sohbetlerin video kaydını, tam da paralel yapının kanalları TÜRKSAT'tan çıkarılmışken, 8 ay sonra servis ediyor. Mücadelenin yeterince doğru verilmediğinin bundan güzel bir kanıtı olabilir mi? Üstelik paralel yapıyla mücadede devletin üzerine düşeni yapmadığını o gün sadece Cumhurbaşkanı Danışmanı'na da söylemedim. Canlı yayın sırasında, kamuoyu önünde, kendisinin de paralel yapıyla mücadeledeki ataletten müşteki olduğunu bildiğim Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da söyledim. Sorduğum sorulardan birisi şöyleydi:
"Hâlen çok operasyonel bir yapı olduğunu görebiliyoruz. Yani mesela en son, Hollanda Hristiyan Demokrat Partisi'nden vekillere bazı belgeler tutuşturulmuş; Lahey'e iktidar başvursun ve işte sizi ve hükümeti yargılatmak için neden? Teröre yardımdan. İşte bakıyorsunuz, Freedom House Report'ta TRT'deki bazı işten çıkartmalar bile basın özgürlüğü çerçevesinde değerlendirilmesi noktasında oraya yorumlarını sokuşturuyorlar. İşte Avrupa Parlamentosu'ndan çıkacak rapora yine 14 Aralık operasyonu bağlamında etki edeceklerini biliyoruz. Daha o günden etki ettiklerini biliyoruz. Türkiye'de de mesela en son Cizre'den bahsettik. Cizre emniyet müdürü (eski emniyet müdürü) paralel yapıyla alakası olduğu söylenen bir insan çıktı. Yani devletin sürdürdüğü mücadele de -hukuk kuralları çerçevesinde elbette- polisle irtibatlıysa ordan oraya alınıyor. Yargı mensubuysa yine yargı içerisinde yollarla. Şimdi bu kadar olağanüstü bir yapı dünya tarihinde çok nadir görülecek türden bir yapı. Türkiye tarihinde böyle bir derin devlet yapılanması yok zaten. Bununla mücadele noktasında sizce özel bir yasa çıkartmak gibi önlemler gerekmiyor mu? Çünkü 40 yıllık bir -ilmek ilmek örülmüş- yapı var karşınızda. Buna mukabil aynı şekilde sağlam bir mücadele yürütülüyor mu sizce şu anda?"
Hiçbir hukuk devletinde, "terör örgütü" olarak geçen yapının medya organları serbestçe at koşturamaz. Med Nûçe neden TÜRKSAT'tan yayın yapamıyorsa, paralel yapının kanalları da o yüzden yapamaz.
Buna ek olarak paralel yapı, "legal görünümlü illegal yapı" tanımlamasından anlaşılacağı üzere istisnai bir terör örgütüdür. Devletin gizli toplantılarını sızdırmak, askeriyede kendi elemanlarına yer açmak için insanları hapse atmak, "hoca"sını deşifre eden gazetecileri tutuklamak, işadamlarını şantajla haraca bağlamak, gazetecilere ve siyasetçilere telefon kayıtları üzerinden şantaj yapmak...
Bu istisnailik göz önünde bulundurularak, soruda da ifade ettiğim üzere, hukuk çerçevesinde etkin mücadele yürütülmelidir. Merhamet değil, adalet hukukun temelidir. Adalet bekliyoruz, hâlâ...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA