Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HİLAL KAPLAN

İki devletli çözüm

Sesli dinlemek için tıklayınız.

İki devletli çözüm, Türkiye ve Katar gibi Filistin davasına omuz veren pek çok devletin İsrail'in barbarlığına diplomatik yollardan dur diyebilmek için tekrarladığı çözüm önerisinin adıdır.
Buna göre İsrail'in 1967 öncesi sınırlarına çekilip, Gazze ile Batı Şeria ve Doğu Kudüs'ün egemenliğini Filistin'e bırakması öngörülür. Böylelikle Birleşmiş Milletler nezdinde Filistin, sınırları belli olan bir devlet olarak tanınır ve komşu olarak yaşayacak iki devlet yan yana var olmuş olur.
Bunun ne şu anda ne de gelecekte mümkün olmadığını, olmayacağını aslında herkes biliyor. İki devletli çözümün imkânsızlığı, bir nevi "herkesin bildiği sır"dır. Zira İsrail, Başkan Erdoğan'ın tarihi Birleşmiş Milletler hitabında vurguladığı gibi, sınırları belli olmayan ve ısrarla sınırlarını tartışma konusu yapmaya kapayan bir devlettir. Zira arzuladıkları sınırlar "vaat edilmiş topraklar"ı içermektedir.
Gerçi Siyonist yöneticiler, bunu inançları gereği için değil, inancı çıkarları için sömürdükleri için savunurlar. Fakat neticede değişen bir şey yok. Ki hatırlatmama gerek yok ama söyleyelim: "Vaat edilmiş topraklar" sadece Lübnan veya Suriye'yi değil, Türkiye topraklarını da kapsamaktadır.
İsrail'in iki devletli çözüme inanmadığının en net örneğini ise Batı Şeria'da görebiliriz. Çünkü Filistin Kurtuluş Örgütü menşeli Fetih'in yönettiği Batı Şeria'yı da aslında İsrail yönetmektedir. Batı Şeria, 48 İsrail kontrol noktasıyla çevrili dev bir gettodur. Batı Şeria topraklarının sadece yüzde 18'i Fetih kontrolünde kalmıştır. Geri kalan yerler hem İsrail işgal güçlerinin kontrolündedir hem de Siyonist yasadışı yerleşimciler tarafından adım adım işgal edilmektedir. Şu anda Batı Şeria'da 700 bin yasa dışı yerleşimci yaşamaktadır.
Batı Şeria'da Hamas yok ama işgal sürüyor. Hamas yok ama sınırları İsrail kontrol ediyor. Hamas yok ama çocuklar dâhil yüzlerce siyasi mahkûm var. Hamas yok ama işkence var. Hamas yok ama can ve mal güvenliği yok.
İsrail budur. Netanyahu'nun partisinin tüzüğünde "Nehirden denize Yahudi egemenliğinden" bahsedilmesi de bundandır. O yüzden tek çözüm din, dil, ırk ayrımı yapmadan Filistin halkının barış içinde yaşayacağı tek devletli çözümdür. Ne zaman olur bilmiyorum. Bildiğim, tek gerçekçi çözümün bu olduğudur.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA