Türkiye'nin en iyi haber sitesi
HÜLYA GÜLER

TAİK’te yeni dönem ve Blinken ziyaretinin gündemi

Sesli dinlemek için tıklayınız.

Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, bu ayın sonunda görevini Fiba Holding Yönetim Kurulu Başkanı Murat Özyeğin'e devretmeye hazırlanıyor. TAİK geleneğine uygun olarak yönetim kurulu ve konseyin önde gelen üyelerinin önerisi ile belirlenen yeni başkan Özyeğin, tek aday olarak seçimlere girecek. TAİK'in, 6 yıllık Yalçındağ döneminin tamamlandığı ve Özyeğin döneminin başlayacağının duyurulduğu geçen Cuma günkü yeni yıl resepsiyonu, ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken'ın Türkiye ziyaretiyle aynı güne denk geldi. Ve doğal olarak resepsiyonun da ana odağı Blinken ziyaretinin gündemi oldu. Gazze'deki gelişmeleri ele almak için gerçekleştirdiği Orta Doğu turu kapsamında Türkiye'de de temaslarda bulunan Blinken'ın ziyaretine ve gündemine geleceğim. Önce TAİK'in yeni Başkanı Murat Özyeğin, önceki başkanları Şerif Egeli ve Haluk Dinçer ile birlikte çok sayıda ABD ile ekonomik ilişkileri bulunan TAİK üyesinin katıldığı resepsiyonda anlatılan ve orada kalmaması gerektiğini düşündüğüm bir-iki anıyı aktarmak istiyorum.
Mikrofonu önce Şerif Egeli aldı ve TAİK şapkası ile yaptığı temaslar sırasında yaşadığı en zor günü anlattı. Egeli, 2002 yılında ABD'nin Türkiye üzerinden Kuzey Irak operasyonlarını yürütmesini engelleyen tezkerenin Meclis'ten geçtiği gün, Amerikan-Türk İş Konseyi'nin yıllık konferansı için Washington'da olduklarını söyledi ve "Hayatımda hiç o kadar Türkiye aleyhine değerlendirme duymamıştım. TAİK temaslarımın en zor günüydü" dedi.
Kısa bir teşekkür konuşması yapan Mehmet Ali Yalçındağ da TAİK'in iş diplomasisi ile iki ülke arasında zaman zaman alevlenen ilişkilerin ekonomik ve ticari faaliyetleri en az etkilemesini sağlamaya çalıştıklarını vurguladı. Konuşmasının ardından Yalçındağ'a TAİK başkanlığı boyunca yaşadığı en zor günü sordum. ABD'nin eski Başkanı Donald Trump'ın Türkiye ekonomisini mahvedeceğim yönünde tweet attığı günün başkanlığı boyunca en zor gün olduğunu vurgulayan Yalçındağ ardından şunları söyledi: "6 yıldır sürekli problem çözmeye çalışan bir ajandamız oldu. Biz TAİK yönetimi olarak Türkiye-ABD ekonomik ilişkilerini geliştirmek için 6 yıl kesintisiz lobi yaptık. Keşke TAİK gibi onlarca kurumumuz olsa ve bunların lobi yapması mümkün olsa. Zira Amerika çok büyük bir pazar, orada ne yapılsa az."
En iyi anısının ise Türkiye-ABD karşılıklı ticaretinin 100 milyar dolar hacme ulaşması konusunda yürüttükleri faaliyetler kapsamında o dönemin ABD Ticaret Bakanı Wilbur Ross'un kendisini aramasını ve daha sonra da ABD'ye gidip ticaret bakanlığında bu 100 milyar dolar hedefinin nasıl mümkün olacağını anlatmasının hep hatırlayacağı bir anı olduğunu söyledi. Resepsiyona katılan herkes gibi Yalçındağ ile olan sohbetimiz sonunda Blinken'ın ziyaretine geldi. Yalçındağ'ın bu konudaki yorumu şöyle oldu: "Başta Gazze olmak üzere masada birçok önemli konu var ama en önemlisi İsveç'in NATO üyeliği ve F16 meselesi. ABD İsveç'in NATO üyeliği konusunda Türkiye'nin tavrını çok önemsiyor. Türkiye de bunun farkında olarak müzakerelerini yürütüyor. Blinken ziyaretinde İsveç'in NATO üyeliğinin Türkiye'de Meclis'teki oylanması ile F16 modernizasyonu ve satın alım talebinin ABD Kongresi'nde oylanmasının eş zamanlı yürütülmesi konusundaki sürecin detayları konuşulacak diye tahmin ediyorum."
Resepsiyonun bir diğer sıcak konusu ise kasım ayındaki ABD seçimleri idi. İkinci bir Trump dönemi gelir mi gelmez mi konusunda düşünceler farklıydı ama herkesin üzerinde anlaştığı görüş, Biden döneminin kesinlikle bittiği idi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA