Türkiye'nin en iyi haber sitesi
NAZLI ILICAK

Baykal ve Başbuğ

Deniz Baykal, "Islak imza doğruysa, bu konu sadece Dursun Çiçek ile kapatılamaz" demekte haklı. Ama Çankaya'daki zirvede, Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı'nın arasında, Balyoz soruşturmasında ifadeleri alınan komutanların serbest bırakılması için uzlaşma sağlandığını ihsas eden cümlelerine katılmıyorum. Neden Özden Örnek, İbrahim Fırtına ya da Ergin Saygun serbest bırakılsın diye bir gayret sarf edilsin? Aynı davada, muvazzaf ya da emekli üst düzey birçok subay tutuklandı: Org. Çetin Doğan, Koramiral Ali Feyyaz Öğütçü, Tümgeneral Süha Tanyeri gibi ağırlığı olan isimler cezaevine gönderildi. Balyoz'dan tutuklanan emekli ya da muvazzaf subay sayısı 40. Zirvede olsa olsa, Türk Silâhlı Kuvvetleri'nin daha şeffaf davranması, hem ıslak imzanın doğru çıkması, hem de Balyoz planlarının gerçek olması karşısında, yargının önünün açılması konuşulmuş olabilir. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ilk günlerde, İrtica ile Mücadele Eylem Planı'na ve Balyoz Darbe Planı'na inanmadığını, bunu çeşitli toplantılarda ifade ettiğini hatırlıyoruz. Bu yüzden, asker, her iki planın da kâğıt parçasından ibaret olmadığını kabul edince, CHP lideri, güç duruma düştü. Bundan dolayı, zirvedeki bir tertipten söz ediyor gibi geldi bana. Ve o öfkeyle, Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un kellesini ister görünüyor. Ben de şahsen, Başbuğ'un Karargâh'ta cereyan eden her türlü hazırlıktan haberdar olabileceğini düşünüyorum. Ama eğer iş Başbuğ'a varacaksa, Çankaya mutabakatının, yargılama sürecinin önünü keseceği endişesini taşımıyorum.

YAZARIN BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
SON DAKİKA