YAZARA MAİL GÖNDER Gölcük'teki belgeler nasıl sahte olur?

YAZARLAR

Balyoz davasında Yargıtay kararını verdi. Ama "Özel Yetkili Mahkeme"lerden yola çıkarak, bu davayı itibarsızlaştırmaya çalışanların gayretleri sona ermedi. İlk günlerde, "uzun tutukluluk" ya da mahkemelerin "özel yetkileri" tartışılıyordu. Yargıtay kararını verdikten sonra sular durulur sandık ama hâlâ tartışma sürüyor.
Aslında, Balyoz davasına baktığınızda, yargılama pek uzun sürmemiş. İlk gözaltılar Şubat 2010'da başlıyor. 10. Ağır Ceza Mahkemesi kararını Eylül 2012'de, Yargıtay da Ekim 2013'te veriyor. Topu topu 3.5 sene.
"2010 referandumundan sonra Yargı'daki yeni yapılanma yüzünden bu durum ortaya çıktı" diyenlerin kozları da elinden alındı. Zira Yargıtay 9. Ceza Dairesi Başkanı, 18 yıldır, diğer iki üyenin biri 15, ötekisi 12 yıldır Yargıtay'da çalışan yargıçlar. Demek, kararın arka planında Cemaat'in ya da iktidarın manipülasyonunu göstermek isteyenlerin bu iddiası da çökmüş oldu.
Davayı mesnetsiz bırakmak amacıyla dijital belgelerin sahteliği iddiası yoğun biçimde kullanılmıştı. Bu iddia Yargıtay'da karşılık bulmadı. Yargıtay "sahtecilik" savına niçin inanmadığını şöyle açıklıyor:
"Balyoz Harekât Planı belgeleri, aynı zamanda Gölcük Donanma Komutanlığı'ndaki İstihbarata Karşı Koyma biriminin parkelerinin altında ve Eskişehir'deki Hakan Büyük'ün evinde çıktı.
Gölcük Donanma Komutanlığı'nda ele geçirilen 1 nolu CD içeriği, Mehmet Baransu tarafından Cumhuriyet Başsavcılığı'na teslim edilen ve içinde Balyoz Harekât Planı'nı barındıran 11 nolu CD içeriğiyle aynı. Ayrıca, Gölcük'te ele geçirilen başka dijital belgeler de var. 10 nolu CD içeriğinde, 'İllerden gelenler' klasörü içinde, Edirne, Tekirdağ ve Kocaeli İl Jandarma Komutanlığı'ndan gönderilen 'bölücü görüşlü üniversite öğrencileri, sol görüşlü üniversite öğrencileri, arama yapılacak yerler, birinci sınıf kamu görevlileri ve destek durumları, irticai örgüt mensupları, görevlendirilecek personel listesi, gözaltına alınacak irticai faaliyette bulunan kişiler, gözaltına alınacak siyasi parti üyeleri, harekâtın başlangıcında tutuklanacak irticai örgüt liderleri, ilişiği kesilecek irticai görüşlü üniversite öğrencileri, ilişiği kesilecek sağ görüşlü üniversite öğrencileri, tutuklanacak AKP üyeleri, kamu görevlileri ve destek durumu' gibi bir kısım listeler bulunmaktadır. Gene 10 nolu CD'de, 'Planlar' adlı klasör içeriğinde, 'Sakal' ve 'Çarşaf' eylem planlarına dayanak teşkil eden Beyazıt, Fatih, Eyüp ve İsmailağa camii keşif raporları, gözlem formları, görevlendirme çizelgesi ile bu camilere ait eylem-karar matrisine rastlanmıştır. 5 nolu hard disk içinde ise, Suga Harekât ve Oraj Hava Harekât Planlarına ilişkin bir kısım belgelerin bulunduğu görülmüştür."
Yargıtay, süreci şu şekilde anlatıyor: "Aramanın yapıldığı Gölcük'te askeri personel olan ve tanık olarak dinlenen Ogün Güren, Birol Berber, Adil Yörük, Salih Koşmaz ve Mehmet Emin Baylak, ifadelerinde özetle şunları söylemiştir: 'Teknik ihtiyaç nedeniyle kaldırılan zemin döşemelerinin altında koli ve poşetler gördük. Üzerinde yazılan yazı ve içindeki malzemeler itibariyle İstihbarata Karşı Koyma Kısım Amirliği'ne ait olduklarını anladık ve bu malzemeleri anılan kısmın amiri Binbaşı Kemalettin Yakar'a verdik.' Tanık Yarbay Behçet Altıntaş ise özetle şöyle konuşmuştur: 'Malzemelerin, eski tarihli kitap, dergi ve kullanılmış bilgisayarların hard diskleri olduğunu öğrenmem üzerine, usulüne uygun olarak bir tutanak tanzim edip, imha edilmesi talimatını verdim. Ancak daha sonra malzemelerin imha edilmediği bilgisini aldım. Durumu Donanma Komutanlığı Kurmay Başkanı Ali Semih Çetin'e ilettim. İmhanın doğru olmayacağı cevabını aldım. Bu konuyu konuşmak için Kemalettin Yakar'ın yurt dışı görevinden dönmesini bekliyordum.
Bu arada yapılan ihbar üzerine arama sonucu malzemeler ele geçirildi.
"

***

Gölcük'ün 28 Şubat'ta da ana merkez olduğu biliniyor. Mehmet Baransu'ya ulaşan CD'nin aslı Gölcük'te çıkıyor. Muhtemelen bu CD'ler (Gölcük'teki 1 nolu CD ve Baransu'nun Cumhuriyet Savcılığı'na teslim ettiği 11 nolu CD), 5 nolu hard diskten kopyalanmış. Malzemeler tesadüfen askeri personel tarafından parkenin altında bulunuyor. Bu aşamada birinin meselenin ciddiyetini fark edip, ihbar ettiğini zannediyorum.
Aslında baskın, "Fuhuş ve casusluk çetesi" ile ilgili yapıldı

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.