YAZARA MAİL GÖNDER Bir CEO'dan kesitler ve 'şans'

YAZARLAR

Bugün özellikle gençlere ufuk açması için başarılı bir CEO'nun düşüncelerinden kesit sunmak istedim.
Geçtiğimiz günlerde Borusan CEO'su Agah Uğur'dan ilginç bir davet aldım.
Ünlü tiyatro sanatçısı Ali Poyrazoğlu'nun moderatörlüğünde, yaklaşık 50 kişinin karşısına çıkacağı gece için 'Agah sahnede' notunu alınca tiyatro yapacağını zannetmiştim.
Oysa öyle olmadı. Agah Uğur, dinleyicilerden birbirinden ilginç, zor, çetrefilli sorular alıyor ve içtenlikle, lafı hiç başka tarafa çekmeden kendisini ele verecek zayıf noktalarıyla birlikte bu soruları cevaplıyordu.
Müthiş bir performanstı.
Dünyayı son derece meraklı gözlerle okuyan, laf olsun diye değil hakikaten farklı bir pencere açtığı için çağdaş sanata özel bir ilgi gösteren, patronu Ahmet Kocabıyık ile birçok CEO'nun kendi patronuyla başaramadığı şeffaflık, rahatlık ve konforda bir ilişki kuran Agah Uğur o akşam çok vizyoner bir konuşma yaptı. Ben bu konuşmadan bazı notlar aldım ve bu notları özellikle, geleceğimiz olan, belki bir sebeple arayışta olan gençlere yeni pencereler açsın diye paylaşmak istedim.
Uğur şunları söyledi: "İnsanları motive edebilecek, hayalin peşinde koşabilen insanları bulabilene lider deniyor. Beni etkileyen bir çok söz var. O sözler davranışlarımı değiştirmeme sebep olmuştur. Mesela, 'Ve'nin dehasının peşinde koş, veya'nın zorbalığının peşinde değil.' Gerçek başarı birden çok şeyi başardığınız zaman oluyor. 'Ben onu yaparım ama bu olursa.' 'Böyle bir şey yok. Herkes onu yapıyor. Dantel gibi öreceksin hayatını başarı için.
Gençlere söylediğim ilk şey şu: Rakipsiz yerlere gidin çalışın. Siz harika olabilirsiniz ama sizden daha iyisi varsa ayvayı yediniz.
Çok sevdiğim bir fıkra var bununla ilgili.
Safaride bir Japon ve bir Amerikalı bir aslan görür. Japon hemen sırt çantasından koşu ayakkabısını çıkarıp giymeye başlar.
Amerikalı 'ne yapıyorsun? Aslandan daha mı iyi koşacağını sanıyorsun' der şaşkınlıkla.
Japon, 'Hayır, senden daha iyi koşacağımı sanıyorum' diye cevap verir.
Sydney'de dalga sörfünün çıktığı yer Bondi plajı. 2000 olimpiyatlarında oraya gittik. Nefis bir koy Bondi. Denizde siyah noktalar vardı, belki 200 tane. Yaklaşınca gördük ki onlar sörfçü. Bir müddet sonra baktım, burası hayatın ta kendisi dedim.
Çünkü 3 tip siyah nokta vardı. Biri iyi sörfçü olup olmadığını bilmediğimiz ama hiçbir zaman istediği dalga gelmeyen, dalga bekleyenlerdi. İkincisi dalga geliyor, sörfü iyi bilmiyor ve hemen düşüyor, üçüncüsü de doğru dalgada nefis sörf yapıyor ve hem kendisi hem de seyreden müthiş keyif alıyor. Şans bence bu. Hem sörfünüz hem dalganız iyi olacak. Şans bu.
Tabii ki daha iyisi olabilir. Hepimiz için daha iyisi olabilir. Ama ben mutluyum. Bu yolculuktan mutluyum. Patronum Ahmet Bey'in yolculuğunun bir parçası olduğum için de mutluyum."
Agah Uğur sahneyi terk ederken, Ali Poyrazoğlu salonu alkışa boğan son tespitini yapıyordu:
"İyi bir yetenek. Sahne hayatı iyi, devam edebiliriz."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.