YAZARA MAİL GÖNDER Mustafa Demir’in ev pansiyonla imtihanı!

YAZARLAR

Turizm mevsimindeyiz. Aslında İstanbul için 12 ay çok kıymetli ama hâlâ hak ettiği turist sayısını yakalamış değil. Tarihi Yarımada Bölgesi'ni her yıl 10 milyon turistin ziyaret ettiğini düşünecek olursanız, İstanbul için yatak kapasitesini artırmanın ne kadar önemli olduğunu da tahmin edersiniz. Yatak kapasitesini artırmanın da en kolay ve hızlı yollarından biri ev pansiyonculuğunu teşvik etmek.
Sadece Avrupa'da ev pansiyonculuğundan 20 milyar dolar beklendiği konuşuluyor. Demem o ki 30 milyon turist beklentisi olan İstanbul için kurallara uygun ev pansiyonculuğunun ülke ekonomisine katkısı oldukça yüksek.
Geçen hafta Cağaloğlu'nda Fatih Belediye Başkanı Mustafa Demir ile sohbet etme fırsatı yakaladım. Demir turizmde ev pansiyonculuğunun öneminin farkında. Belediye başkanlığı süresince ilginç bir yöntem izlemiş ve buna devam ediyor. Ev ve otel kiralama konusunda hepinizin aklına gelen en bilinen booking.com, airbnb ve benzeri sitelerde, kendi bölgesinde kalan turistlerin şikâyetleri için izleme komitesi kormuş. Aslında basit bir bilgi-işlem yöntemiyle anahtar kelimeler yoluyla hangi bölgede, hangi otelden hangi konularda şikâyetler alındığını tespit edip, o yerlere belediye olarak müdahalede bulunmaya başlamış. Turisti kazıklamanın bir yolu olarak beni hayrete düşüren olaylar arasında, 'Deniz manzaralı oda' için gelen turiste, odanın penceresinin hemen karşısındaki duvara asılan deniz manzaralı tablo var! Yok artık dedirtecek olaylara tek tek müdahale etmeye başlayan Mustafa Demir, bu sırada çarpıcı bir Türkiye gerçeğiyle de karşılaşmış. Hikâyenin devamını Demir şöyle anlattı:
"Gittiğimiz yerlerin yüzde 80'i ruhsatsızdı. Üstelik otel diye gittiğimiz birçok yerde ev pansiyonculuğu yapılıyordu. Olay öylesine çığrından çıkmış ki kontrol dahi edemiyoruz. Bunun üzerine ev pansiyonculuğunun önünün açılması için bir karar aldık ki bari bu işi yapacaklarsa standartlara, şartlara uygun yapsınlar. Aslında bu bir anlamda rantın kentsel dönüşüme faydası. Yoğunluğu artırmadan, para harcamadan kentsel dönüşüm yapıyorum. Başka yerde kentsel dönüşümde yoğunluk artar bu bölgede azalıyor. Katların kaçaklarını yıkma şartı var. İmar planına uymak zorundalar. İşbirliği yapanlara yardımcı oluyoruz."

Netice itibarıyla belediyenin bu çağrısına uyanlar Eminönü bölgesinde 'yasal' bir şekilde ev pansiyonculuğunu farklı bir konuma getirecek gibi duruyor.
Tüm bu sohbet esnasında o bölgede sayıları azımsanmayacak kadar çok ruhsatsız, kaçak otelin olduğunu duymak da beni hayrete düşürüyor.
Bu otellerin sahipleri bu riskleri göz göre göre alıyor ve hiç de korkmuyormuş. İnsan hakikaten hayrete de değil dehşete kapılıyor!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.