Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Haber kaynaklarımızla konuşmak için şu an elimizde türlü türlü imkan var. Çoğu defa en son telefona yöneldiğim oluyor. Elektronik posta bile çok yavaş kalıyor artık ve daha çok whats up mesajlarıyla çok hızlı istediğim bilgiye ulaşıyorum.
1990'ların sonları ve 2000'lerin başında böyle değildi, mobil telefonlar çıkmıştı çıkmaya da sabit telefon çok ama çok önemliydi ve telefon rehberimde istediğim an ulaşabileceğim tek bir sanayiciye ait telefon numarası vardı. İşte o kişiydi İshak Alaton. Eminim ekonomi gazetecisi birçok meslektaşım için de aynı durum söz konusudur. Asistanının bir gün bile 'İshak Alaton müsait değil' dediğini hatırlamıyorum. Bizim bitmek bilmez sorularımızdan hiçbir zaman sıkılmayan, yorulmayan bir haber kaynağıydı İshak Alaton.
Her telefonu açtığımda, "Nasılsınız" soruma, "Süperim" diyerek pozitif enerjisini yayan, gülümseten, her zaman için daha çok umutlanmamızı sağlayacak bin tane güzel gerekçe sıralayan gerçek bir sevdalısıydı.
2008 yılıydı. General Motors'un efsane CEO'su Welch bir konferansta konuşma yapmak üzere 'ye gelmiş ve o toplantının soru cevap bölümünde dinleyiciler arasında bulunan bir sanayici söz alarak, Welch'i sinirlendiren ama tüm salonda alkışlarla karşılılık bulan bir soru sormuştu. O sorunun sahibi sanayici İshak Alaton'du. Kapitalizmin yerle yeksan olduğu tespitinde bulunmuştu. "Adam Smihth öldü. Çözüm için insanlığın Karl Marx'ı yeniden mi keşfetmesi gerekiyor" diye soran Alaton'a, Welch özetle salonda bulunan hiç kimsenin serbest piyasa ekonomisine bir inançsızlığı olduğunu zannetmediğini vurgulamıştı. Ancak tüm dünyada öylesine hepimizi rahatsız eden ekonomik, sosyal ve politik gelişmelere sahne oluyor ki İshak Alaton'un yerinde tespitleri yıllar sonra bu kez başta Ali Koç olmak üzere iş dünyasının önde gelen diğer temsilcileri tarafından da seslendirilmeye devam ediyordu.
O ses getiren kapitalizm sorgulamasından sonra İshak Alaton'a mikrofon tutan gazetecilerden biri de bendim. 2008 yılında yaptığım söyleşide İshak Alaton'a Marx'ı ilk ne zaman okuduğunu sormuştum. Alaton, İsveç'te bir fabrikada kaynak işçisi olarak çalışırken çok inançlı bir arkadaşı tarafından kendisine Marx'ın kitabının verildiğini ve öyle tanıştığını ama Türkiye'ye döndüğünde Marx'tan çok söz etmek istemediğini anlatmıştı. Bu anekdot üzerine ben, "Bir de kapitalist olma yolundaydınız herhalde" deyince, şunları anlatmıştı:
"Evet o yoldaydım. Hatta bir de maceram var. Benim hakkımda, 'İsveç'ten gelmiş komünist' diye Milli İstihbarat Teşkilatı'na bir rapor verilmişti. Neden? Çünkü işçilere fazla iyi bakıyormuşum. Güzel bir yemekhane, paslanmaz çelik bir mutfak yapmıştık. Lokantayı da pembeye boyamıştık. O pembe boya bir anda kızıl oldu! Kızıl renge boyanmış lokanta, kızıl komünist olduk. Oysa biz kapitalist olma yolundaydık."
Türkiye'yi inşa eden sanayicilerimiz bir bir veda ediyor bize. İshak Alaton'un ortağı Üzeyir Garih ile birlikte kurduğu Alarko Holding'in fabrikalarında işçilerine verdiği değeri ve kapitalizm konusundaki düşünceleriyle bugün kendisine veda etmek istedim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER