Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Belçika'nın pırlantada 500 yıllık birikime sahip Antwerp kentinde, Elmas Yüksek Konseyi'nin (HDR Antwerp) bir katta polis, bir katta jandarma, tüm sokağın güvenlik çemberine alındığı merkezini Atasay Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Kamer ve CEO Atasay Kamer ile birlikte ziyaret ettik.
Dünyada madenlerden çıkan elmasların yüzde 80'inin ham olarak, yine dünyada kesilen elmasların yüzde 50'den fazlasının da satılmak ve sertifikalanmak üzere 2'nci kez Antwerp'e geldiğini bu merkezde öğreniyoruz.
Antwerp pırlantada öylesine büyük bir merkez ki her gün 30 milyon dolarlık elmas şehre giriyor ve yıllık 60 milyar dolarlık elmas ticareti burada gerçekleşiyor.
Belçika'nın çıplak taş piyasasının değeri yıllık 140 milyar doları buluyor.
1973'te kurulan, kar amacı gütmeyen ve dünyanın her yerinde geçerli pırlanta sertifikası veren en büyük iki kuruluştan biri olan Elmas Yüksek Konseyi HDR'nin pırlanta sektörü için önemi çok büyük ama için de ciddi bir öneme sahip. Öyle ki HDR, Belçika'nın dışında yurdışında ilk laboratuvarı İstanbul'da açıyor. Ardından da Hindistan'da 3'üncü laboratuvar açılıyor.
2016'da pırlantada yüzde 33 büyüme kaydeden Atasay da ve yurtdışındaki 142 Atasay mağazasında satılan 0.10 karat üzeri tüm tek taş pırlantalara HDR sertifikası almaya başlamış ve bugüne kadar bu iş için 5 milyon liralık yatırım yapmış. Artık Atasay markalı pırlantaların üzerine mikro lazerle girilen kimlik numaraları var ve pırlantalar bir nevi pasaporta sahip. Atasay, bu sertifikalar için her yıl 2 milyon liralık yatırım yapmaya da devam edecek.
Pırlanta sektörünün kalbinde yaptığımız sohbette CEO'luk görevini annesi Çiğdem Kamer'den devralan 4'üncü kuşak Atasay Kamer, 2016 yılı ne kadar zorlayıcı olsa da cirolarının bu yılın ilk 9 ayında yüzde 15 artarak 291 milyon liraya geldiğini söylüyor. Atasay, geçen yılı 356 milyon lira ciroyla kapatmıştı. Atasay bu yılı yüzde 14'lük büyüme ile kapatacaklarını vurguluyor ve "Tüm yatırımlarımızı aksatmadan hayata geçirmeye kararlıyız. Bu yıl aynı dönemde pırlantada yüzde 33 büyüdük.
Bir yıl önce ciromuzun yüzde 35'i pırlantadan yüzde 65'i de altından gelirken, şimdi pırlantanın payını yüzde 40'a çıkardık" diyor.
Peki HDR sertifikası neden önemli?
Güven en önemli konu. Mesela tüm dünyada 2 yıldır sentetik pırlantalar varmış. Yani müşterinin neyi aldığını bilmesi çok önemli.
HDR, 'de 2 bin firmayla çalışıyor.
Atasay haksız rekabetin önüne geçmek üzere tüm dünyada geçerli standardı Türkiye'ye getirmek istediklerini ve 4 yıl önce başlattıkları çalışmaların bu yıl tamamlandığını ve tek taşta 0.10 karattan başlayarak sertifika veren ilk firma olduklarını söylüyor.
Pırlantanın kalite değerlendirmesi uzman ve tarafsız kuruluşlarca birden fazla deneyimli uzmanın ortak kararı ve bir çok sofistike cihaz ile yapılıyor ve İstanbul'da da HDR laboratuvarını Belçika'da merkezde çalışan Mehmet Can Özdemir isimli bir Türk açıyor ve HDR'nin Ortadoğu Genel Müdürlüğü görevine getiriliyor. Pırlanta konusundaki iyi uzmanlığı yüzünden sürekli olarak merkeze çağrılan eşi mühendis Müge Özdemir de 25 uzmanın çalıştığı İstanbul'daki laboratuvarın müdürlüğünü yapıyor. Öğreniyoruz ki Türkiye'deki pırlantaların sadece yüzde 10'u uluslararası sertifikalı ve bunların da yüzde 70'i Atasay'a ait.
Türkiye altın takıda pazar büyüklüğüne bakınca, dünyada ikinci sırada. KDV ve ÖTV yok. Pırlantada vergi olduğu olduğu için pazarın Belçika'dan Dubai'ye kaçtığını söylüyor Cihan Kamer. Belçika'da 1 karat tektaşın kesme maliyeti 140 dolar iken, Hindistan'da 10 dolar, Türkiye'de ise 22 dolar. Atasay, taş kesim faaliyetlerine olan ilgiyi Türkiye'ye çekmek için çalıştıklarını da söylüyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER