YAZARA MAİL GÖNDER Ergenekon: Su veya odun

YAZARLAR

Hukuk bir bütündür. Ve usul hukukun en önemli yanını meydana getirir. Bir manada hukuka usul demek de kabildir. Yanlış bulanlar olabilir. Ama değildir. Eğer usul bu derecede önemli olmasaydı hukukun mantığı teşekkül etmezdi. Roma'dan beri bu böyle.

***

Ergenekon davalarında büyük usul hatalarının yapıldığı yazılıyor. Çok üzücü. Olmamalıydı. Bir tek hukuk noksanı bile önemlidir. Çünkü hukukta usul aynı zamanda vicdan demektir. Vicdanın işlemediği bir hukuk düzeni olamaz. Hukukçuların sembolü olan, elinde terazi ve kılıç tutan Themis heykelinin gözü bu nedenle kapalıdır. Adaletin gözü kördür. Osmanlılar buna "şeriatın kestiği parmak acımaz" diyordu.
Usul hatalarının üstüne gidilmeli. Baştan beri görüşüm değişmedi. Milletvekili seçilenlerin o nitelikleri bir "oyun" olsa dahi, gene bir usul meselesi olduğu için, tutuklulukları kaldırılmalıydı. Meclis'e girmeleri sağlanmalıydı. Bunca yıl süren tutukluluk halini kimse yaşamamalıydı. Şimdi de savcılık mütalaasıyla ilgili sorunlar var. Bazı hususlar gerçekten akıl karıştırıcı. Gene aynı şey: Keşke olmasaydı...
***

Ama öbür tarafta başka ve çok vurucu bir olgu var: sonuç! Acele etmeyelim. Dava 8 Nisan'a ertelendi. Nasıl sonuçlanacağı hâlâ meçhul. Bir de ondan sonrası var. Üst mahkemelere müracaat edilecek. Yıllarca devam edecek temyiz. Ardından da başka aşamalara geçilecek.
Ne var ki, Ergenekon davasının neleri değiştirdiğini görmemek de olanaksız.
Bana göre, biraz da abartarak söyleyeyim, zamanında da çok yazdık, Türkiye'nin yanlış kurucu yöntemi bu davayla birlikte değişti. Jön Türkler-İttihatçılar-Kemalistler olarak tarihe yayılan ve devletin militer bir çekirdeğin elinde kalmasına, toplumun o çelik çekirdek tarafından kontrol edilmesine, bu uğurda her şeyin mubah görülmesine dayanan anlayışa bir "darbe" indirildi. Militarizm- hükmeti hükümet (şimdi devlet aklı deniyor)- bürokrasi zinciri kırıldı. Kimsenin, Ergenekon, bir darbe tasarlamadı diyemediği bir ortamda bu daha da önemli...
***

Sanıyor musunuz ki, bu adım atılmasaydı Kürt konusunda bu kadarcık mesafe bile kaydedilebilirdi? Bu kadarcık bir demokratikleşme sağlanabilirdi?..
Gelin adını açık açık koyalım. Bugün bir mücadele devam ediyor ve bu demokrasi -bürokrasi mücadelesidir. Burada bürokrasiyi biraz da "retorik" maksatla kullandım. Fakat yanlış değildir. Hele içine militarizmi de koyarsanız tepeden tırnağa doğrudur. Dünyanın her yerinde bürokrasi vardır ve modernleşmenin başından beri, bütün o Kameralist dönemden ve anlayıştan beri, bürokrasiler sistemin kilit taşı olmak ister. Bizdeki beterin beteriydi. Çünkü bürokrasi- militarizm arasında kopmaz bir bağ vardı.
İşte o kırılıyor. Ergenekon'un eksikleri vardır. Mutlaka vardır. Ama inkâr edilemeyecek bir muhakemesi, siyaseti ve pratiği de vardır. Usul hataları silinsin ama usul esası gözden kaçırmanın, saklamanın aracı olmasın.
Ateşe su mu taşınmalıdır odun mu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.