YAZARA MAİL GÖNDER Bir medya cinneti...

YAZARLAR

Dünkü yazımda 12 Şubat 1999'daki MGD gecesiyle başlayan Ahmet Kaya cinayeti sürecini anlatmaya başlamıştım. Ahmet Kaya o gün ödülünü alırken "Önümüzdeki kasetimde Kürt asıllı olduğum için Kürtçe bir şarkı söyleyeceğim ve Kürtçe bir klip yapacağım" demişti. Ve bu söz üzerine salonda bir linç atmosferi doğmuştu.

***

Sonrasında ise baştan sona yalan haberler, fotomontaj haritalar, uydurma demeçler, kasten çarpıtılmış sözler ve doğrudan hedef gösteren manşetler, yazılar, TV programları...
Ve bu uydurma haberler üzerine verilen 20 yılı aşkın hapis cezaları... Olmayan konserin, olmayan haritanın, olmayan sözlerin hapis cezaları... Derin karargâhlardan servis edilen yalanlar... Ve derin karargâhtan gelen emirleri uygulayan Eski Türkiye medyasının linç operasyonu. Bu süreç sonunda Ahmet Kaya ülkeden kovuldu ve gurbet diyarlarda genç yaşında kahrından öldü.
***

"Vay şerefsiz manşetinden sekiz yıl sonra öldü Ahmet Kaya" diye yalan söylüyor Ertuğrul Özkök. "Vay Şerefsiz" manşetinden sadece 1.5 yıl sonra öldü Kaya, kahrından, acısından öldü.
20 Temmuz'daki "Vay Şerefsiz" manşetine geçmeden önce kaseti başa saralım ve o olaylı gecenin sonrasına gelelim.
***

MGD gecesindeki linç olayının ardından 13 Şubat 1999'da Hürriyet'te "Ahmet Kaya yuhalandı" spotuyla haber yapılıyor. Posta'da ise Ayhan Kimsesizcan imzalı haber başlığı "Kaya şov yaptı, ortalık karıştı" şeklinde. Hem Hürriyet'in hem Posta'nın haberinde Kaya'nın söyledikleri tamamen çarpıtılmış.
Sözde "Bu ödülü Kürtlük adına alıyorum. Kürtçe klip çekeceğim. Bu klibi yayınlamayan televizyonların tepesine bineceğim. Kürtlüğümü kafalarına vura vura kabul ettireceğim" demiş rahmetli Kaya. Tamamen yalan ve iftira. Amaç bu yalanlarla kitleleri Kaya'ya karşı kışkırtmak.
***

Bir medya cinayeti başlıklı yazımızda 14 Şubat 1999 tarihli Hürriyet'in manşetinden bahsetmiştik. O manşette Ahmet Kaya Abdullah Öcalan'ın resmi önünde, arkasında bir Kürdistan haritasıyla şarkı söylüyor. Fotoğraf bu.
"Ahmet Kaya'nın PKK gecesinde Apo'lu Kürdistan haritası önünde konser verdiği ortaya çıktı" deniyor haberde. Kaya'nın "Dağdaki adamın paraya ihtiyacı var. Para gönderelim arkadaşlar" dediği yazılmış haberin devamında. Kasım 1993'te verilmiş bu olmayan konser. Ne böyle bir konser var ne öyle bir söz. 1993'te Ahmet Kaya Berlin'e hiç gitmemiş.
***

Aynı gün bu yalan manşeti attıran Ertuğrul Özkök "Güzel Magazinciler, Çirkin Adamlar" diye bir yazı yazıyor ve şöyle diyor: "O gecede her şey çok güzeldi. Bunların içinde bir tek çirkin adam vardı. O da Ahmet Kaya idi."
Oysa Kaya'nın tek yaptığı şey Kürtçe şarkı söylemek istediğini söylemesiydi. Aynı 14 Şubat günü Bekir Coşkun da şöyle yazıyor:
"Ben zaten Ahmet Kaya'yı sevmem. Böyle bir gecede kovulması umurumda değil. Bir sanatçı bölücülük yapıyorsa, halkına kötü mesaj veriyorsa elbette kovulur."
İki gün sonra 16 Şubat'ta ise bu sürecin baş aktörlerinden Fatih Altaylı şöyle yazıyor: "Kültürsüz, ne dediğini bilmez, cahil ve basit adamsın Ahmet. Bu Ahmet'e 'İdeoloji nedir?' diye sorsan 'Yenir mi?' yanıtını verir."
***

Ahmet Kaya'nın ölüm sürecinde üç kritik Hürriyet manşeti vardır: 14 Şubat 1999: "Ayıp Ettin Gözüm." 20 Temmuz 1999: "Vay Şerefsiz" ve 2 Eylül 1999: "Şerefsiz İşbaşında."
Üç yalan ve operasyon manşet. Yarın da o süreci yazacağız.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.