YAZARA MAİL GÖNDER Pensilvanya ve minyatür mesihler

YAZARLAR

Pensilvanya ve önderliğindeki örgütün demokrasiye ve devlete yönelik tehdit olduğunda şüphe yok. Nitekim medyada da tartışmalar hep bu minvalde ilerliyor. Pensilvanya ve paralel yapılanmaya dair siyasi ve bürokratik boyut konuşuluyor. Mehdi ve mesih olduğu iddiasındaki Pensilvanya meselesinin ilahiyat boyutuna dair ise hem Diyanet camiası hem de tüm ilahiyat fakülteleri sessiz durumda.

***

Diyanet bizim ATV'deki Kertenkele dizisi gibi işlerle uğraşıyor. Gerçek bir rezalet bu. Diyanet İşleri Başkanlığı (DİB) kurumundaki bu köhnemişliği Mehmet Görmez de aşamayacaksa daha uzun süre bu tıkanıklık devam eder. Görmez'i ben DİB Başkanı olmasından önceki akademik çalışmalarından da iyi tanırım. Görmez Hoca o dönem Diyanet'teki bu fitne fesat yapısını ağır eleştirirdi konferanslarında. Şimdi kurum içinde neler yapıyor tam bilemiyorum ama eğer bu ülkede DİB diye biri kurum olacaksa her türlü mesiyanik ve mehdiyyet hareketleri noktasında çalışmalar yapmak zorundadır diye düşünüyorum.
***

Bu bağlamda olay sadece Pensilvanya meselesi değildir. Pensilvanya kendini mehdi olarak sunup müritlerini kendine sorgusuz sualsiz kul köle yapmanın en büyük örneğidir. Fakat bunun minyatür örnekleri de toplumda mevcut. Nasıl oluyor da binlerce insan bir adamın mehdi mesih olduğundan hareketle her türlü kriminal işi yapabiliyor?
***

Sınav sorularını çalmak masum insanları sırf kendi adamları ilerlesin diye içeri atmak insanları izlemek, dinlemek, sahte kanıt üretmek, masum insanların evine sahte belgeler yerleştirmek ve daha birçok korkunç suç kendini Mehdi gören birinin emriyle işleniyor ve bu da İslam adına meşrulaştırılıyor.
***

Pensilvanya'nın minyatürü olan diğer mesiyanik hareketlerde de inanılmaz sapkınlıklar ve manyaklıklar mevcut. Muhafazakâr kesimin de büyük çoğunluğu bu tuhaf yapılardan bıkmış durumda. Birer suç örgütüne dönüşmüş bu tuhaf mesiyanik gruplar ancak bu dönem sorgulanabilir ve işledikleri suçlardan ötürü de yargılanabilir. Bu bağlamda kriminal işlerle hiç ilgisi olmayan manevi gruplarla bu suç örgütleri arasındaki fark da ortaya çıkacaktır. Bu bağlamda tekke ve zaviyeler kanununun derhal kaldırılması ve bu tür yapıların şeffaflaşması şarttır. Gerçek bir demokratik hukuk devletinde yaşamak istiyorsak bu noktada hükümetin önemli adımlar atması şarttır.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.