YAZARA MAİL GÖNDER Soğuğa rağmen büyük coşku vardı

YAZARLAR

Türkiye çok önemli bir dönemeçten geçiyor. Cumhuriyet tarihinde bundan daha önemli bir devrimsel dönemeç sürecini yaşamadı bu ülke. 1 Kasım seçimlerine 6 gün kala çok kritik bir eşikteyiz. Ya Herru Ya Merru lafının bu kadar oturduğu bir dönem yaşanmadı bu ülkede. İşte bu atmosferde dün İstanbul Yenikapı Mitingi'ndeydik...

***

Soğuktu ve yağmur çiseliyordu ama bu havaya rağmen yüzbinlerce insan Yenikapı'daydı. Çok coşkulu ve inançlı bir miting oldu. AK Parti İstanbul teşkilatını kutluyorum. İstanbul demek Türkiye demektir ve dünkü İstanbul manzarası AK Parti'ye 276 milletvekili sınırını geçirterek tek başına iktidarı verecek ruhu taşıyordu. Çünkü aksi bir ihtimalde Türkiye'de kaosun ve istikrarsızlığın devam etmesi yüksek olasılıktır. AK Parti'nin tek başına hükümet olmadığı bir ihtimal son 13 yılın milletin çoğunluğu lehine olan kazanımlarının kaybedilme riskini önümüze çıkartır. O sebeple dün Yenikapı'da yüzbinlerce insan "tek başına iş başına" diye bağırdı...
***

Daha evvel de yazdığım gibi ne 14 Mayıs 1950'de başlayan Menderes'li dönüşüm yılları, ne 80'lerdeki Özal'lı değişim yılları son 13 yılın devrimsel hikâyesi ile kıyaslanamaz. 50'li ve 80'li yılların umut veren değişim dönemlerinde Türkiye'yi kapatması olarak gören müesses nizam güçleri rövanşı almasını, değişim talep edenleri sindirmesini ve sonra da kendi konumunu eskisine oranla daha da güçlendirmesini bildi. İşte şimdi 1 Kasım dönemecinde bu rövanşistlere karşı okkalı bir tokat atmanın vaktidir.
***

Miting meydanında konuştuğum yurttaşlarımızın hemen hepsi 7 Haziran öncesi rehaveti atmıştı ve 1 Kasım 2015 seçimlerinin dehşet derecede önemli bir seçim olduğunun farkındaydı. 1 Kasım 2015 seçimleri AK Parti meselesi değil gerçekten bu topraklara bağlı olmak ya da olmamak meselesidir. 1 Kasım 2015 seçimleri bu ülkenin dışında yapılan hesapların parçası olmak ya da olmamak meselesidir. 1 Kasım'da toplum olarak yeniden silkineceğiz ve kendimize geleceğiz. Yenikapı dün buna inanıyordu...
***

Bu arada ben İstanbul'dayım ama bir yandan da doğup büyüdüğüm şehrim olan İzmir'deki gelişmeleri takip ediyorum. AK Parti İzmir teşkilatı Binali Yıldırım'ın önderliğinde İzmir'de de çok iyi çalışıyor. Sahada yüz yüze görüşmelerde başarılı bir süreç götürülüyor. Bu gidişle toplam 10 hatta 11 milletvekili kazanabilir AK Parti İzmir'den. Öte yandan AK Parti'nin İzmir'de daha çok vekil çıkarmaması için en çok çalışan örgüt tahmin edildiği gibi paralel çete. Paralel yapının en önemli finansörlerinden biri olan İzmir'de yaşayan bir şahsın İzmir'deki 50 bin blok cemaat oyunun CHP'ye verilmesini sağlamaya çalıştığı Ankara Genel Merkez tarafından tespit edilmiş durumda.
Öte yandan aynı paralel finansörün AK Parti İzmir'e şirin gözükmeye çalışarak yaptıklarını kamufle etmeye çalıştığı da biliniyor. Yerel bir TV istasyonu sahibi de olan bu paralelci şahıs 17 Aralık sürecinde Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesinin topluca tutuklanması için sürekli yasadışı kara propaganda yayınları yaptırmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın resmi kararıyla Fethullahçı Terör Örgütü adını alan bu çetenin doğuş yeri olan İzmir'de çok kuvvetli bir yapılanmaya sahip olduğu biliniyor. Bu terör örgütünün en önemli finansörlerinden biri olduğu resmi devlet raporlarına dahi giren bu tehlikeli şahıs İzmir'de yaşıyor ve şu an devletin çeşitli birimlerince tüm yasadışı örgütsel işlemleri rapor ediliyor. Türkiye Cumhuriyeti'ne savaş açmış bu terör örgütünün üyesi olan ve finanse eden her kişi en nihayet bedelini en ağır biçimde ödeyecektir. Bizim de görevimiz bu bedelin ödenmesini sağlamaktır. Başka Türkiye yok...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.