YAZARA MAİL GÖNDER Dünden bugüne İzmir'de faşizm

YAZARLAR

İzmir'den gelen ve tüm Türkiye'yi etkileyen görüntüler gerçekten korkunç. Kemeraltı Çarşısı'nda seyyar satıcılık yapan insanlıktan çıkmış bir manyağın Suriyeli ufacık bir çocuğu kaldırıp yere atma anları yürek parçalıyor. Bu nasıl bir acımasızlık ve gaddarlıktır...

***

Memleketim İzmir'in gündüzleri en işlek bölgelerinden birisi durumundaki Kemeraltı Çarşısı'nda, Hisarönü Camisi yakınında yaşanmış bu acı olay. İzmirli hemşehrilerimin bu psikopat adama tepkisi insanlığın ve vicdanın ölmediğini de gösteriyor. Öte yandan sosyal medyada Suriyeli minicik kardeşimizi yere çarpan bu barbar adama destek mesajları atan da çok sayıda İzmirli var...
***

Bir yanda demokrat ve vicdanlı İzmirliler var... Diğer tarafta faşist ve vicdansız İzmirliler... Türkiye'nin en güzel ikinci şehri olan memleketim İzmir bu iki sarkaç arasında gidip geliyor. Bunları düşünürken bundan yedi sene önceki bir tartışmayı hatırladım. İzmir'deki faşizm potansiyeline dair yazılar kaleme almıştım ve çok tartışılmıştı o zaman...
***

Maalesef 2010 öncesi aktif olan eski derin devletin toplumsal mühendislik projesinin en başarılı olduğu yer İzmir olmuştu. İzmir'de laikçi bir zeminden beslenen ulusalcı- faşizm mayası tutmuştu. Yedi sene önce Kürtlerin konvoyunun taşlanması, İzmir Kürtlerine tekme tokat saldırılması da asla sürpriz değildi. Kimi İzmirli yazarlar -İzmir Kürtleri sevgiyle kucaklar- gibisinden sözler ediyordu ama bu doğru tespit değildi. Bu saldırıya öncülük edenler bozkurt işareti yapan gruplardı. Fakat görüntüleri dikkatle incelediğinizde kendi halinde İnönü Caddesi'nde dolanan ortasınıf İzmir halkının da hemen galeyana gelip, saldırıya katılmış olduğunu görüyordunuz...
***

Şimdi biraz daha normalleşmeden bahsedebiliriz ama birkaç sene önce İzmir'in psikolojisi acayip derecede marazi durumdaydı. 12 ay boyunca evlerinde ve işyerlerinde sürekli bayrak ve Atatürk resmi asan bir şehirdi İzmir. Bu bayraklar haybeye de asılmıyordu. Bu bayrakların muhatabı şehrin Kürtleri ve dindarları yani ulusalcı faşizmin iç düşman gördüğü yurttaşlarımızdı...
***

İzmir'in işlek merkezlerinde biraz gezen herkes bu sakat psikolojik ortamı hissedebilirdi o zaman. Nitekim yedi yıl önceki Kürtlere saldırılardan sonra da İzmir'in en bilinen ortasınıf caddesinde inadına daha da çok bayrak asılı duruma gelmişti. Böyle bir feci olaya rağmen bu yapılan ayıp görülmüyor, hatta bundan gurur duyuluyordu. Adeta İzmir'in Türk çoğunluğu Kürt azınlığa bu şehirden defolun gidin diyordu...
***

Çok şükür şimdi partisinden kovuldu ama birkaç yıl önceye kadar TBMM çatısı altındaki gelmiş geçmiş en faşist milletvekilinin İzmir'den çıkması da tesadüf değildi. Eski Cumhurbaşkanımıza "Abdullah Gül'ün anneannesi zaten Ermeni" diyerek küfrettiğini zannedecek kadar zavallı bir kişi İzmir'in en popüler milletvekiliydi. Bu faşist politikacının tasfiyesinin bıraktığı boşluğu yine bir İzmirli faşist CHP'li milletvekili doldurmuştu. Bu sefer de bu faşist CHP'li Türkiye'nin barış sürecini sabote etmek için her provokasyonu yapmaya başladı. -Türklerle Kürtler eşit değildir.Türkler üstündür- diye psikopatça açıklamalar yaptı. Fakat zaman içinde o da tasfiye oldu. Demek ki olumluya doğru bir gidiş de var...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.