Türkiye'nin en iyi haber sitesi

FETÖ ile mücadelede bağlamında en kritik şehrin Ankara ve 'dan da önce olduğunu bu köşeden defalarca yazdım. FETÖ olgusunun doğduğu ve palazlandığı şehir İzmir'dir. İzmir FETÖ'nün Kandil Dağı'dır. Fakat şükür ki İzmir'de hem şehrin Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya hem de Başsavcı vekili değerli hukukçu Okan Bato çok büyük kararlılık ve cesaretle FETÖ'nün üzerine gidiyorlar. Asla bu haklı mücadeleden taviz vermiyorlar...

***
Öte yandan Uzunkaya 26 Ağustos'ta Neşet Dişkaya'ya verdiği röportajda 15 Temmuz öncesi operasyonlarının engellendiğine dair bence çok önemsenmesi gereken hayati şeyler söylüyor.
Dikkatle okuyalım...
...Biz İzmir'de paralel yapı ile 2 yıldan beri etkili şekilde mücadele ediyoruz. Bu mücadele sürecini sadece 15 Temmuz'a endeksli olarak değerlendirmiyoruz.
17-25 Aralık sonrası İzmir'de, FETÖ'ye yönelik 25 civarında planlı operasyon yaptık.
500 civarında şahıs gözaltına alındı, 150'ye yakın tutuklama oldu. 'Askeri casusluk kumpas' soruşturması kapsamında, FETÖ terör örgütünün askeri yapısını, örgütsel irtibatlarını ortaya çıkarmak ve deşifre etmek için çalışmalar yürüttük. Bu aşamada, 100'ün üzerinde general ve subay düzeyinde asker için operasyon hazırlığımız oldu.
Kamuoyunun kısmen bildiği şekli ile bu operasyonlarımız engellendi.
Bu engelleri kim oluşturdu?
Bu engellemeleri tarih sürecinde toplum daha yakından görecektir. Şu aşamada, askerin de büyük kararlılık içinde FETÖ terör örgütüne yönelik mücadelesinin ve duyarlılığının böyle yüksek olduğu bir süreçte kimlerin nasıl engellediği yönünde açıklama yapmak askerin azmini ve de şevkini kırabilir. Ancak şu kadarını söyleyebilirim; 15 Temmuz'da TSK karargâhının ne denli bir kuşatma altında olduğuna bakınca zaten sorunuzun cevabını bulursunuz.
Genelkurmay Adli Müşaviri Muharrem Köse'nin özellikle girişiminin beyin takımında olduğu net şekilde görünüyor.
Köse Genelkurmay Adli Müşaviri olarak gerek Genelkurmay karargâhı ve gerekse diğer kuvvet komutanlıklarındaki paralel yapıya dönük her operasyonel çalışmaya doğrudan ve dolaylı olarak köstek olmuştur.
Engel olan kişi Köse mi?
Engelleyen kişi, hem Muharrem Köse ve hem de onun üzerinden ikna edilen veya enforme edilen birtakım üst makamlar... Bu askeri çevreler FETÖ'nün askeri yapısı ile ilgili yaptığımız son operasyonda, iki amiralin alınması sürecinde, sanık amirallerin yerine bize raporlarını gönderdi. Bu amirallerden birinin 15 Temmuz darbe girişiminde önemli bir görevi olduğu ortaya çıktı ve sonrasında da asli vatanı olduğu anlaşılan (!) Amerika'ya iltica ettiğini veya etmek için başvurduğunu medyadan öğrendik.
Engellendi dediğiniz operasyon olsaydı, darbe girişimi olmaz mıydı?
Şu anda kesin bir çizgi ile olurdu veya olmazdı diye ayırt etmek mümkün değil. Bizim operasyonun kapsamı şu anda Türkiye'de, 150'ye yakın generalin rol aldığı ve önümüzdeki dönemde buna ne kadar ilave olacağını bilemediğimiz bir örgütsel yapının belki belli bir bölümünü, belki de beyin takımının bir bölümünü oluşturuyordu.
Şunu da söyleyebiliriz; bu operasyon 15 Temmuz öncesi bizim İzmir'de ulaştığımız boyutu ile yapılabilmiş olsaydı, 15 Temmuz belki ileri bir tarihe ertelenir, belki de akamete uğratılır ve yapılamazdı. Şu an bunu net ifade etmek elbette mümkün değil, ancak TSK'daki FETÖ'cü yapılanmanın üzerine daha önceden yani 17-25 Aralık sonrasında bugünküne benzer şekilde güçlü ve kararlı şekilde gidilebilmiş olsaydı, 15 Temmuz muhtemelen yaşanmazdı...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER