YAZARA MAİL GÖNDER Çengelköy’ü kana bulayan masumlar!

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Geçen gün askeri lise mezunu, Harp Okulu'nda da okumuş bir arkadaşım aradı.
Telefonu açar açmaz sinirle "Tiyatro; yalan söylüyorlar" diye birkaç kez tekrar etti.
"Kim" diye sordum merakla.
"CNN Türk'ü aç" dedi.
Açtım baktım. Kısa bir süre önce bir video çekip Aliye Rona'ya taş çıkartan bir performansla gözlerini açıp "Lümpenin iktidarı, terbiyesizin iktidarı, böyle bir dönem yaşıyoruz... Bilemiyorum...
Ülkenin önüne gelecek mi o sihirli çizmeler" diye tirat atan moderatör ekranda.
"Sihirli çizmeler..." Bir gazetecinin ağzına yakışıyor mu hiç?
Bu arkadaşın muhabiri de Çengelköy'de o katliama giden Kuleli Askeri Lisesi öğrencilerinin aileleriyle konuşuyor.
Tabii ki aileler çocuklarının suçsuz olduğu iddiasında.
"Onlar daha çocuktu" diyorlar. Hatta CNN Türk işi daha da ileri götürüp bir velinin şu sözlerini ekran KJ'si bile yapıyor:
"Oğlum soruyor, 'anne ihtilal, ne demek?' Şimdi bu çocuk mu darbeci?" Yuh Yuh, Yuh!
Bize masum ilkokul talebesiymiş gibi anlattıkları kimler biliyorsunuz değil mi?
Evet, darbecilerin, "sırf Ak Parti'nin kalesi diye katliamın dozunu artırdıkları" o güzel boğaz semtini basan askeri lise öğrencileri.
Darbeciler o gece kimsenin gözünün yaşına bakmadılar. Çocukları, vatandaşları, dedelerimizi, ninelerimizi taradılar. Ama Çengel'deki vahşetin, nefretin tarifi imkânsızdı.
Çengelköylülere ayrı bir nefretle saldırdılar darbeciler, ders vermek, mesaj göndermek için.
Bu kez ben hışımla aradım Bekir'i.
Alo demeden o söze başladı:
"Ben de askeri lisede okudum.
Okulda 1200 öğrenci var hiçbiri gitmiyor da o 80 öğrenci niye çıkıyor dışarıya?
Hadi kandırıldılar, tatbikat sandılar, partiye gittiklerini sanıyorlardı diyelim.
Niye her şey ortaya çıkınca kurşun sıkmayı reddetmediler? Silahları atıp oradan niye uzaklaşmadılar? Sözünü ettiklerimiz o gün için hazırlanmış, robot haline getirilmiş öğrenciler. İşin rengi ortaya çıkınca bile okullarına dönüp polisle çatışmayı sürdüren darbe çıraklarını kimse bize masum vatan evladı öğrenciler diye satmasın.
Bu öğrencilerin velilerinin çoğu da Fetullah'la ilişkileri ortaya çıkmış isimler. Lütfen yaz, katiller, tetikçiler, işbirlikçiler aklanmasın!"
Dikkat edin, niçin "hizmet etmek için eğitim aldıkları Türk halkına kurşun sıkan hocalarını durdurmadılar" demiyor Bekir. Beklentisi kahramanlık değil. Darbecilerle dışarı çıkıp katliama ortak olmayan diğer Kuleli öğrencileri kadar olsalardı, suça ortak olmasalardı diyor hiç olmazsa.
Ajitasyonlara, medya manipülasyonuna, eskinin darbecilerinin referanslarına bu süreçte itibar edilmemeli.
Takipçisiyiz.

***


Ama o gazeteci, hadi ya...
Fetullahçı çetenin tüm pisliklerinin ortalığa yayıldığı günlerde bile bu yapının medya ayağına tam destek veren kimi gazeteciler hakkında gözaltı kararları çıkıyor.
Yerinde bir karar.
Şimdi hepsi takiye yapıyor ama darbeye giden süreçte bu iğrenç darbe için "koşullarının oluştuğunu" anlatıyorlardı halka, televizyonlardan, köşelerinden...
Savunmaları ve onlara destek olanların çıkışlarıysa gülünecek cinsten:
"Ama onlar gazeteci, basın kuruluşlarına üyeler, nasıl FETÖ'cü olurlar..."
Yahu hangi FETÖ'cünün, teröristin basın kartı, dernek üyeliği yoktu ki?

***


Uzlaşmak unutmak değildir
Darbe girişimi sonrası başlatılan süreçte "adil olalım" diye sürekli uyarıyoruz.
Siyasi farklılıklarımızı biraz öteleyip 78 milyon bu acil soruna "odaklanalım, birleşelim" diye çağrılar yapıyoruz.
Ama birileri bu sağduyulu tavrımızı sanırım yanlış anlıyor.
Sanıyorlar ki "uzlaşalım" derken "unutmayı" kastediyoruz.
Unutursak kalbimiz kurusun.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.