Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Alman Dışişleri Bakanlığı'nın düzenlediği program vesilesi ile 27 Eylül seçimleri öncesi bir grup gazeteci Berlin'de geniş kapsamlı temaslarda bulunduk. Türkiye'yi de yakından ilgilendiren Almanya'nın seçim penceresinden gördüğümüz manzara şöyle:
AB perspektifinden bakıldığında, Alman Hükümeti Ankara Protokolü'nün onaylanmasına odaklanmış durumda. Kıbrıs Rum kesimi gemi ve uçaklarına Türk liman ve hava meydanlarının açılması hâlâ öncelikli istek... Öyle ki Alman Dışişleri'nin üst düzey bir yöneticisi açıkça, "Kürt sorununun demokratik temelde çözümü ile Ermenistan'la ihtilafları giderme açılımının yarattığı olumlu hava, Gümrük Birliği Ek Protokolü'nün yürürlüğe girmemesinin yaratacağı olumsuz havayı aşmaya yetmeyecektir" dedi. Almanlar, yılsonundaki AB Zirvesi'nde, 8 müzakere başlığındaki blokajın süreceği ancak müzakerelerin tümüyle askıya alınmayacağı kanaatinde. Türkiye'deki AB iştahının kesilmesi, Fransız-Rum hattının arkasına gizlenmiş izlenimi veren Almanya'ya yetiyor gibi. Şimdilik katılım süreci ne frenleniyor ne de hızlanması teşvik ediliyor.
Ekonomik perspektiften bakıldığında, Merkel Hükümeti seçime rahat giriyor. İhracatçı kimliği ile tanınan Almanlar, küresel krizden etkilenmelerine karşın, bu sorunların sokağı vurmamasını başarmış. Finans sektörünü ayakta tutmak için mevduata sınırsız güvence verilmesi, zorlanan bankalara sermaye takviyesi; ilk şokun atlatılmasına yardımcı olmuş. Ardından iç tüketimi artırıcı kararlar devreye girmiş. Alman ekonomisinin motoru konumundaki otomotiv sanayisini çalıştırmak için hurda araç indirimi getirilmiş, vasıflı işçilerin korunması için işverenlere kısa çalışma ödeneğiyle istihdam katkısı sağlanmış ve nihayet büyük altyapı yatırımları öne çekilerek ekonomiye kaynak enjekte edilmiş. Haliyle ortalama Alman vatandaşı, 2010'da büyüme vaat eden hükümetteki dengelerin bozulmasını istemiyor.
Bu da Hıristiyan Demokrat-Sosyal Demokrat ağırlıklı büyük koalisyonun yenilenmesi ihtimalini güçlendiriyor. Tabii Merkel, sosyal demokratlardan kurtulup Liberal Parti ile koalisyon kurma arzusunu ise saklamıyor.
Alman seçimlerine, ülkedeki 800 bin Türk seçmen açısından bakıldığında, önceki yıllardan farklı bir gelişme yaşandığı hissediliyor. Türkler dil, din, entegrasyon problemleriyle bu kez seçim malzemesi değil. Bu gerçeği, Alman Yeşiller Partisi'nin Berlin Eyalet Meclisi üyesi ve federal meclis adayı Özcan Mutlu da teyit ediyor. Mutlu, 2002'de Schröder'in 6 bin oy, 2005'te Merkel'in yüzde 1 oy farkla seçimi kazandığına işaret ederek, "Türkiyeli seçmen kıymete bindi. Kimse küstürmek istemiyor" bilgisini verdi. Bu arada Kürt kökenli seçmenlerin eskisi gibi Yeşiller'i desteklemediklerini Sol Parti'ye yöneldiklerini anlattı. Gerekçe basit. Yeşiller, "Baskı altındaki Kürt!" söylemine artık prim vermiyor.
Özcan Mutlu bu durumu, "Evet, Kürtler'in hâlâ sıkıntıları var. Lakin son yıllardaki gelişmeleri göz ardı edemeyiz. Şu anda TRT 6 gerçeğiyle karşı karşıyayız. Keşke demokratik açılım 10 yıl önce gündeme gelseydi de insanlar ölmeseydi!" sözleri ile özetliyor.
Ve nihayet, seçim sistemi perspektifinden bakıldığında, karmaşık Alman modelinden Türkiye'ye uyarlanacak yönler yok değil. Almanya federal yönetim gereği hem yerel hem de genel düzeyde milletvekillerini parlamentoya taşıyabiliyor. Türkiye'nin geleneksel hassasiyetlerine rağmen, dar bölge esasına dayalı yeni bir yaklaşıma ihtiyaç duyulduğu görülüyor. Vekillerin yarısının bulundukları seçim çevresi listesinden, kalan yarısının da partilerin ülke çapında aldıkları oy oranına göre merkezi listeden Meclis'e gelmesi düşünülebilir. Böylece, bölgesel beklentiler etnik temeli de aşan boyutta Ankara'ya daha etkin yansıtılabilir. Aynı zamanda parti genel merkezinin hazırladığı liste sayesinde deneyimli siyasilerin yanı sıra, güçlü seçmen tabanı olmayan sivil toplum temsilcileri, akademisyenlerle entelektüel açıdan temayüz etmiş isimler de demokrasiye katkı sunabilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER