YAZARA MAİL GÖNDER 23 Nisan ve komutanlar

YAZARLAR

TBMM'nin 93. kuruluş yıldönümü törenlerinden yansıyan tablo, gelecek adına ipuçlarıyla doluydu.
Hemen belirtelim, 2013 Türkiye'sinde çözüm sürecinin artık tek referansı var. O da "1920 ruhu."
Meclis'teki hava ne kadar zorlu bir dönemden geçildiğini ama bir o kadar da umut verici gelişmelere kapı aralandığını gösterdi.
TSK komuta kademesinin, Meclis çatısı altında BDP'li vekillerle aynı ortamı paylaşması dikkate değerdi.
Ancak... Genel atmosfer henüz askerlerle Kürt siyasetçilerin tokalaştığı, sohbet ettiği aşamadan oldukça uzaktı.
Söz askerlerden açılmışken...
Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'in demokratik dönüşüm açısından kilit isim olduğu, komutanlar resepsiyona adımlarını attığı andan itibaren hissedildi.
Babasının vefatı dolayısıyla Org. Özel'in katılamadığı davette askerlerin profili açısından şu iki tespiti paylaşmak mümkündü:
1- Alışılmış olduğu üzere Kuvvet Komutanları ile Jandarma Genel Komutanı birlikte salona girmedi.
Jandarma Genel Komutanı Org. Bekir Kalyoncu, Genelkurmay 2. Başkanı Org. Hulusi Akar'la TBMM Tören Salonu'na geldi. Org. Akar diplomat komutan tarzıyla siyasi ve güncel konulara girmekten kaçınırken Bekir Paşa, Jandarma Faaliyet Raporu'nun ön sözündeki "bölünme" ifadeleriyle tetiklenen tartışmanın etkisi altındaydı.
Bir süre sonra üç Kuvvet Komutanı da salondaydı. Ve son dönemde medyadan kaçan komutanlar bu kez ısrarlı sorulara yanıt verdi. Özellikle Kara Kuvvetleri Komutanı Org. Hayri Kıvrıkoğlu'nun çizdiği çerçeve askeri kanadın yeni süreci içselleştirmeye çalıştığını, buna rağmen sahadaki güçlüklerin yakıcılığını koruduğunu teyit etti. Anlaşılan asker, hâlâ Şubat 2013 MGK'sındaki sonuç bildirgesiyle kendisini bağlı hissediyor. "Terörle mücadelenin kararlılıkla süreceği" vurgusu geçerliliğini koruyor. Bunun yanı sıra, "yasaların verdiği görev, hükümet direktifleri, valilerle operasyonel koordinasyon" başlıklarına da vurgu yapılarak geçiş şartlarının yönetimine sancılı uyum çabası da paylaşılıyor.
2- Sohbette, Kara Kuvvetleri Komutanı'nın sahip olduğu bilgilerle Genelkurmay Başkanı seviyesinde hâkim olunan bilgilerin içerik ve zamanlama boyutundaki farklılık da açığa çıktı. Bu yüzden Org. Özel'in kısa ama özlü cümlelerle netleştireceği boşluklar mutlak anlamda giderilemedi. Terör örgütü mensuplarının çekilme planlaması ve askerin çatışma riskini bertaraf etme hazırlığı tam olarak öğrenilemedi.
Sivil cenaha gelince...
Başbakan Tayyip Erdoğan, ses tellerindeki rahatsızlık nedeniyle doktorların istirahat ısrarına bu kez 'evet' deyince resepsiyona gelemedi. Haliyle... "Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, AK Parti, CHP, MHP, BDP" fotoğrafı beklentisi karşılanamadı.
Gecenin finalinde ise Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün sözleri vardı... Toz pembe hayaller sunmadı, gerçekçilik hattını belirginleştirdi. PKK'nın silahlı unsurlarının çekilmesinden ziyade, silahtan tamamen arındırılmasına işaret etti.
Evet...
Öyle bir noktadayız ki... Militanların çekilmesi belki terör sorununun çözülmesini sağlayacak ama Kürt ve PKK sorununun çözümü için "ilave sabır, ilave süre, ilave toplumsal destek" gerekecek!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.