YAZARA MAİL GÖNDER Koç Grubu, denetim, siyaset!

YAZARLAR

8 yıl öncesini dün gibi hatırlıyorum. TÜPRAŞ'ın çoğunluk hisselerinin satışı için yapılan ihale süreci film şeridi gibi gözümün önünde...
Geçtiğimiz hafta; Koç Grubu'nun motoru TÜPRAŞ-Opet'te "aramalı inceleme" başlatılınca, notlarımda kalan önemli bir detayı fark ettim.
TÜPRAŞ'ın değerinin ne olacağı tartışılırken, rafineri sektörünün önemini giderek yitirdiği, çevremizdeki ülkelerin rafinerilerle dolu olduğu, hampetrol işlemesi yerine ürün ticaretinin ön plana çıktığı anlatılıyordu. Yani, TÜPRAŞ için "stratejik değil" tezi savunuluyordu. Oysa bildiğimiz TÜPRAŞ hem vergi dairesi gibi çalışır hem de akaryakıt piyasasında başrolü oynar.
Sonra... Koç Grubu'nun, TÜPRAŞ'a teklif vermeden önce, çok farklı çevrelere danıştığı aklıma geldi. "Nasıl oldu da o tarihte 4 milyar 140 milyon dolar teklif edildi?" Veya "Koç Ailesi, ihalede 5 milyar dolara kadar çıkmayı neden göze aldı?"
İşte bu soruların yanıtları, Türkiye ekonomisine kimlerin yön verdiği, siyasi dinamikleri kimlerin belirlediği ile yakından ilgili.
Zira, TÜPRAŞ için denilmişti ki... "Hükümetlerin kaderini etkileyecek kadar önemlidir!"


***

Önce şunu belirtelim... Koç Grubu; Türkiye'nin kurumsal, dışa açık, saygın kuruluşlarının başında gelmektedir. Büyüklüğü ve yatırımları hep övgüye değer bulunmuştur.
Peki, şimdi olan ne?
Aslında, komplo teorisi akımına kapılmaya gerek yok.
Çünkü... "Kimse dokunulmaz değildir!"
Belki de çok daha mühimi, Koç Grubu'nun, yıllardır kulislerde konuşulan, siyaset dışı görünmekle birlikte siyaseti şekillendiren ilişkilerine dair iddiaları artık gündemden düşürmesi gereğidir. Yani, Cumhuriyet ile yaşıt bir Grup, Cumhuriyet'in içindeki konumunu yeniden tanımlamak zorundadır.
Büyük holdingler kuşkusuz ekonomik çıkarları gereği aynı zamanda birer "baskı grubudur" da. Ancak bunun ötesinde; "kişi bazında tasarımların içinde olduğu, kurum bazında gücünü kullandığı, kamuoyu oluşumunu şekillendirdiği" gibi yorum, dedikodu ve spekülasyonlara son verme yükümlülüğü de, Grubun boynunun borcudur.
Kamu otoritesine düşen görev de, denetimin her aşamasında şeffaf olması, rövanşist duygu ile hareket edildiğini düşünen çevrelere prim vermeyecek tarafsızlık ve titizlik içinde davranmasıdır!

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.