YAZARA MAİL GÖNDER Kayıtdışı siyaset milletteki feraset!

YAZARLAR

Çok ilgi çekmişti o kitap:
"Futbol Sadece Futbol Değildir. (Uganda asıllı İngiliz gazeteci Simon Kuper-1994)
30 Mart 2014 seçimleri de sadece yerel seçimden ibaret olmayacak!
Şartlar, 1989'u çağrıştıracak kadar karmaşık.
Hem yerel seçim hem Cumhurbaşkanlığı seçimi... Ve muhtemel siyasi kırılma!


***

Geçenlerde TBMM Başkanı Cemil Çiçek ile sohbet ediyordum. Cemil Bey, literatüre yeni bir kavram kazandırıyor: "Kayıtdışı siyaset!"
Yani... Siyasi sorumluluğu bulunmayan ancak meşru siyasi alana yayılarak yetki kullanan her türlü güç merkezi!
Bunların içinde anayasal olan da var, sivil toplum kimlikli olan da. Ama ortak özellikleri belli. "İktidara ortak olmak veya paralel yetki elde etmek!"

***

Eğer, alışılmış bir yerel seçim tablosu ile karşı karşıya olsaydık, sandığın doğal karakteristiği hâkim olurdu. Adaylar, sloganlar, projeler konuşulurdu. Oysa... Seçimin özünü konuşana neredeyse rastlanmıyor bile. Bu dahi, önümüzdeki tercihin, belediye başkan adaylarını belirlemekten ibaret olmadığını göstermeye yetiyor!
***

İşte bu nedenle, seçimin beraberinde getireceği olası sonuçlar öngörülerek, kayıtdışı siyaset unsurları eliyle yeni ve suni gündemler yaratılıyor. Siyasete, farklı şantaj enstrümanları ile ayar verileceği hissettiriliyor. Bu sıralar kime rastlasam bir "kaset senaryosu"dur gidiyor. Gizli ellerin, düğmeye basacağını düşünenler, aklı sadece komplo teorilerine yatanlarla sınırlı kalmıyor!

***

Bu şüpheyi duyanlar, Hükümet ile Cemaat'i tokuşturma planını ciddi ciddi destekliyor. Ve maalesef camianın mensupları olağan şüpheli hale getiriliyor!
Şöyle bir film sahnesi tasarlanıyor: Eli belinde iki kovboy , gözler birbirine kilitlenmiş. Biri, diğerine güvenmiyor. Sinirler gergin. İlk hamle bekleniyor. O hamle kimin sağ kalacağını, kimin gideceğini gösterecek kadar önemli!
Zaten tehlikeli olan da bu ruh hali. Zira böyle ortamlarda tetiği karanlık eller çeker ve iki tarafı birbirine kırdırır! Kimdir o eller? Kayıtdışı siyasetin tahmin edilen aktörlerinden biri!
***

Tekrar başa dönecek olursak... Neden, klasik bir yerel seçim yarışı yaşanmayacağını gösteren o kadar çok veri var ki... Niteliği ne kadar değişik olursa olsun...
31 Mart 2014 sabahı...
1- En kapsamlı halk oylaması sonuçlanacak.
2- En güncel anket tamamlanacak.
3- Gezi olaylarının da çözüm sürecinin de gerçek yansımaları görülecek.
4- İktidar partisinin yıpranma payı, muhalefetin umut verme kapasitesi ölçülecek.
5- Cumhurbaşkanlığı seçimine giden yolda adaylık kararları etkilenecek!

***

Değişik nedenlerle öfke nöbetine tutulan, haklı gerekçelerle küsen, ön yargılarıyla kin duvarları örenler, yerel seçim sonuçlarına göre, "Biz demiştik!", "İşte gördünüz!", "Zaten belliydi, geç bile kaldı!" demek, egolarını tatmin etmek için adeta pusuda bekliyor. Bunlar, makul ve masum muhalefet değil, kayıtdışı siyasetin gaz verdiği kitleler...
Ve en tehlikelisi, Türkiye'nin "siyasal hesaplaşma" yerine "siyaset dışı rövanş alma" psikolojisine sürüklenmesi.

***

Demem o ki... Siyaset dışı arayış içinde olanlar, kayıtdışı odaklara yaslanarak proje üretmeye çalışanlar yine iş başında... Bu enerjilerinin yarısını milleti ikna etmek için harcasalar, ülkenin normalleşmesine de katkı sağlayacaklar. Hâlâ anlaşılmamış olması da bir tuhaf. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, tılsımı sadece ve sadece millete güvenmekten!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.