YAZARA MAİL GÖNDER Tokmak oyun makinesi!

YAZARLAR

Lafı eğip bükmeye gerek yok!
"Hata yapan varsa bedelini ödemeli."
Yargı, hiçbir baskı ve etki altında kalmadan, tarafsız ve bağımsız çalışmalı.
Ancak...
Hukuk güvenliği herkes için sağlanmalı.
Yani...
Yargı, önyargıdan arınmalı. Sumen altında bekletilen siyasi hedef odaklı dosyalarla, yetki aşımı ile anayasal güvence altındaki hakları zedelememeli.
Bir projenin parçası haline gelmemeye özen göstermeli!
Zira hukuk, sade vatandaşa lazım olduğu kadar hâkim ve savcıya da lazım.

***

Bir diğer husus...
"Siyasi ve ekonomik belirsizliğe sürüklenmek istenen ülke tablosu!"
Kurumların birbirine güvenmediği, bölündüğü bir yapı.
Karanlığa ateş edilen ortam...
"Protesto gösterisi" altında hareketlenmesi istenen sokaklar.
Kurgulanan istikrarsızlık algısına eklenmesi planlanan "güvenlik kaygısı!"
Bilhassa, Gezi Olayları'nda tereddüt geçirip, sahne almaktan vazgeçen PKK unsurlarının bu kez güçlü biçimde sürece girmesi.
Güneydoğu'da iklimin bozulması.
Yerel seçimlerin demokratik kimliğinin zedelenmesi çabası!
***

Sonra... Bir operasyonun da "askere çekilmesi" olasılığı!
Gerçi Genelkurmay dün yaptığı açıklama ile zincirleme reaksiyon senaryosunun içinde yer almayacağını net bir dille ortaya koydu. Esasen standart bir basın bildirisiydi. Ama yine de Silahlı Kuvvetlerin anayasa ve kanunlar çerçevesine bağlılığını, her türlü siyasi düşünce ve oluşumun dışında konuşlandığını güncel olarak teyit etmesi mühimdi. Askerin iç dinamiklerini tetiklemeye dönük girişimlerin Karargah'ta karşılıksız kalacağının tüm odaklarca bilinmesi gerekli idi. Lakin...
TSK "rehavete kapılmamalıdır!" Sakın yanlış anlaşılmasın, Ordu'nun içinde, durumdan vazife çıkarmaya meyilli genetik kodlarını koruyan unsurlardan söz etmiyorum. Bizzat Genelkurmay Başkanı Org. Necdet Özel'i veya Jandarma'yı sürecin içine çekebilecek, ince hesapları göz ardı etmemek gerektiğini düşünüyorum. Uludere başta olmak üzere muhtelif soruşturma, kovuşturma ve geçmişte verilen hükümler üzerinden Genelkurmay'ı krizin parçası haline getirebilecek, parça tesirli alternatif teşebbüslerin, Karargah'ın bugünkü kadrosuna ve anlayışına yönelebileceği kaygısını paylaşıyorum. Unutmayalım, 29 Ekim 2013'teki Cumhuriyet Resepsiyonu'nda, "Beni hedef tahtasına oturtursanız bir süre sonra beni de bulamazsınız" mesajı vermiş bir Genelkurmay Başkanımız var. O mesajın nedeni ve konjonktürü farklı da olsa bugün de anlamı ve değerini korumakta!
***

Ve son nokta...
"Milli irade çarpıtması!"
Biz, "Hesap varsa sandıkta görülmelidir" dedikçe, milli iradenin yönünü çevirecek ataklar ard arda gelmekte. Hani lunaparklardaki "tokmak oyun makinesi" misali... Siz ne kadar hızlı olursanız olun, değişik noktalardan başını çıkaran oyuncaklar. Hangisine yetişseniz bir diğeri uç verir. Sizin enerjiniz tükenir, onlar başını kaldırmaya devam eder.
Sanırım, seçimlere kadar bu oyun oynanacak.
Bir nokta kontrol altına alınsa, başka bir nokta patlayacak!
İçerden, dışarıdan destekli oyun içinde oyun sergilenecek.
Ne diyelim?
Zor oyunu bozar!


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.