YAZARA MAİL GÖNDER Ya istifa ya da yeniden anayasa

YAZARLAR

25 Aralık'tan bu yana Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'na öylesine güvensizlik oluştu ki bu saatten sonra zor. Artık, doğru ya da yanlış diye bakılmıyor. Aklî girişimlerin karşılık bulması ihtimali zayıflıyor. En hafifi, "yargı vesayeti" ile başlayan, uç noktada "yargı darbesi" tanımlamasına kadar varan bir kanaat hâkim. Bildiriler, kişisel görüş beyan etmeler ise işin tuzu biberi!

***
HSYK tarafına bakılırsa, sadece "mesleki refleksin" ağır bastığı savunuluyor. "Mahkemelerin bağımsızlığı" ile "hâkimlik teminatını" koruma kaygısı paylaşılıyor. "Kuvvetler ayrılığı ortadan kalkıyor" tezi ileri sürülüyor. "Anayasa'ya aykırılıktan" söz edilip, bugünden Yüksek Mahkeme'ye mesaj gönderiliyor. "Şeffaflık, hesap verebilirlik boşluğu" geç de olsa kabul ediliyor.
"Hükümet, HSYK ile ilgili yasa teklifini Meclis'ten geçirecek güce ve kararlılığa sahip" deniliyor. Ve son söz gelip şuraya dayanıyor: "Meseleyi, darbe ya da karşı darbe diye görmüyoruz! Aklımızdan bile geçmez!"
Ama...
Bu açıklama dahi "ikna edici bulunmuyor!"
***
Peki, "Bundan sonra ne olur?"
Ya "anayasa değişikliği" ya da HSYK üyelerinin önemli bölümünün "görevden çekilmesi..."
Yani...
Eğer güven kayboldu ise sisteme yeniden ayar yapılması veya birlikte çalışma imkânı kalmayan üyelerin istifası ile yeni döneme kapı aralanması bu şartlar altında makul olanı. Gelen işaretler de bu yönde...
***
Neden?
Çünkü kimsenin kimseyi açık kalple dinleyecek, gönülden görecek hali kalmadı.
Cumhurbaşkanı, Meclis Başkanı, bakanlar, yüksek yargı temsilcileri devrede.
Lakin... Sorun kökten çözülmezse, konjonktürel olarak çözülecek gibi.
Kaldı ki mevcut teklif yasalaşırsa HSYK Başkanı sıfatıyla Adalet Bakanı, güven duymadığı üyeler hakkında bir şikâyet üzerine inceleme başlatabilir, görevden çekilmelerini isteyebilir.
Veya...
Adalet Bakanı ve Bakanlık Müsteşarı ile Cumhurbaşkanı'nın seçtiği 4 üye (6 isim), yenilenen HSYK'yı rahatlıkla yönetebilir.
Yeni Kurul'un iki dairesi 5'er üyeden, bir dairesi de 11 üyeden oluşacağı için kritik yetkilerin toplanacağı iki dairede 3'erden 6 üye belirleyici kimlik kazanabilir.
Özetle...
Uyumlu ve huzurlu yönetimin tadı kaçtığı, yetki sınırları aşıldığı için HSYK'nın bu yapıyla gitmesi mümkün görünmüyor!
Ancak... Vesayetin kaldırılması her şeye rağmen hukukun üstünlüğünden geçiyor.
Çareyi, kişilerde değil sistemde aramak, anayasayı yenilemek, HSYK Başkanı'na aktarılacak yetkileri gözden geçirmek gerekiyor!

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.