YAZARA MAİL GÖNDER Hükümet mi kurulur, erken seçim mi olur?

YAZARLAR

Genel seçimin üzerinden bir hafta geçti ve ortadaki tablo daha soğukkanlı değerlendiriliyor. Güncel hükümet senaryolarında üç unsur dikkat çekiyor:
1-
Ülkenin ekonomik ve demokratik kazanımlarını korumak.
2-
Ekonominin, siyasal belirsizlikten kaynaklanan bedel ödemesini önlemek.
3-
Suriye sınırındaki gelişmeler ile HDP'nin Doğu- Güneydoğu'da birinci parti haline gelmesinden kaynaklanan yeni durumu doğru okumak ve pro-aktif çözümler üretmek.

***

Hemen belirtelim... "Mevcut şartlarda bir hükümet kurulması ihtimali kadar, yıl bitmeden yeniden seçim yapılması ihtimali de eşit ağırlıkta." Bunun üç temel nedeni söz konusu:
1-
AK Parti kurmayları, seçmenin bilinçli tercihinin koalisyon olmadığı kanaatinde. Ama koalisyonu denemeden, seçime gitmenin ve yeni şeyler söylemenin güçlüğü de ortada.
2-
Muhalefet partileri ise yüzde 25, 16 ve 13 oy oranı üzerinden, siyasal ağırlığının ötesinde sayısal ağırlıkla hareket etme eğiliminde. Özellikle AK Parti karşıtı blokta, ülkeyi yönetme arzusundan ziyade, devr-i sabık, yani geçmişle hesaplaşma düşüncesi hâkim.
3-
Tüm partiler için "koalisyon isteklilik değil zorunluluk." Belki de bu yüzden, "Neyin olacağından çok olmayacağını göstermeye dönük çabalar da fark ediliyor!" Kimse 4 yıl sürecek koalisyon üzerinden gelecek planlaması da yapmıyor.
***

Koalisyon formüllerine "siyaset dışı unsurların karışması" da Ankara'da eleştirel karşılanıyor. Örneğin, TÜSİAD'ın bugün başlayacak siyasi ziyaret trafiğinin, "kerhen verilmiş randevular" olduğu söylenebilir. Hiçbir siyasi partinin TÜSİAD'dan akıl almaya veya TÜSİAD'a akıl vermeye niyeti yok. Liderler, patronların sorularını yanıtlamaktan ziyade heyetin diyeceklerine nezaketen zaman ayırma noktasında. Koalisyon arayışları için rol üstlenme, rol biçme yaklaşımlarının eski Türkiye'de kaldığı ifade edilmekte.
***

Ve son birkaç nokta da AK Parti iç sesinden...
1-
Ekonomi, şoklara dayanıklı olmakla beraber, küresel koşulların sıkılaştığı bir ortamda kaotik siyasi çekişmeleri taşımakta güçlük çeker.
2-
Yüzde 41 oy alan, 76 ilde milletvekili çıkaran AK Parti, "ülkeyi yönetme sorumluluğu" ile hareket etmeyi sürdürmeli.
3-
Milletle siyaset yapan AK Parti, "devlete yaslanarak ayakta kalma" stratejisi izlememeli.
4- Vatandaşın günlük hayatına dokunan, "mikro reçeteler" de gündeme alınmalı. Sosyal yardımlara odaklı politikanın yanına, üretkenliği, istihdamı, yenilikçiliği esas alan modeller de eklenmeli.
5-
Siyasal sistemdeki tıkanıklığı anlatmaktan, yeni anayasa gerekliliğini vurgulamaktan vazgeçmemeli.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.