Türkiye'nin en iyi haber sitesi

64. Hükümet "güvenoyu" aldı ve artık iş zamanı. Lakin Türkiye "dinamik bir ülke." Her an sürpriz olaylar gelişebiliyor. Veya geride kalan ajandaların bazı başlıkları güncellenebiliyor.
Sürpriz olay bağlamında, "Türkiye-Rusya" ilişkilerinin seyrini ele almak mümkün. Bu konu, Bakanlar Kurulu'nun da Ekonomi Koordinasyon Kurulu'nun da ana gündem maddesi idi.
Eski ajanda kapsamında ise "Babacan- Merkez Bankası" denklemine ve siyasi ısrarlara ayrıca parantez açmak gerek.

***

Israrlı uyarılara, ekimde yapılan 5 ayrı toplantıya rağmen, Rus jetlerinin Türk hava sahasını ihlali ve bir savaş uçağının düşürülmesi sonrası müthiş gelişmeler yaşanıyor. Kremlin'in siyasi ve askeri tezlerine karşı pozisyon alınıyor, ekonomik yaptırımlarına karşı tedbirler geliştiriliyor. Örnekler vermek gerekirse...
1- Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ile Rus mevkidaşı Sergey Lavrov arasındaki telefon konuşması... Lavrov, "Ege'de de hava sahası ihlalleri oluyor ama uçaklar vurulmuyor" dediğinde, Çavuşoğlu'nun, "Türkiye ile Yunanistan arasında iletişim mekanizmaları var ve işliyor. Aynı mekanizmayı Rusya ile de kurduk ama işletilmedi" cevabını veriyor. Yakın tarihte Türk ve Rus askeri yetkililerinin bir araya gelmesi ihtimal dahilinde. Ancak askeri analistler, "Ruslar, askeri rövanş peşinde koşmaya devam eder" görüşünde.
2- Rusların, Türkiye'den yaptığı gıda ürünleri ithalatını kesmesi kararı... Bağımlılık düzeyinin arttığı küresel ekonomide her kararın çift taraflı bıçak misali çalıştığı bir gerçek. Türkiye, Rusya'ya yaptığı ihracatın yönünü değiştirmeye uğraşırken Rusya alternatif tedarik için çabalayacak. Rusya'da gıda kaynaklı enflasyon artacak, Türkiye'de ise ihracat kaybının telafisi zaman alacak.
3- Rus gümrüklerinde çıkarılan tarife dışı engellere, aynı ile mukabele edilmesi söz konusu. Rus etiketli malların kırmızı hatta çekilmesi, gümrük süreçlerinin uzaması, pasaport kontrollerinde ince elenip sık dokunması gibi. Her halükârda iki tarafa da maliyeti olacak kararlar bunlar.
4- Rusya'nın doğalgaz kartını kullanması şimdilik beklenmiyor. Lakin krizli ilişkiler, zayıf noktaların kapatılmasına fırsat sağlıyor. Doğalgaz depolama tesislerinin tamamlanması, alternatif kaynakların kontrata bağlanması, Rusya'dan gaz alımının kademeli olarak azaltılması gibi.
5- Son noktada Montrö Sözleşmesi var. Açık ve kesin kuralların yanı sıra Boğazlar'dan geçişin akıntıdan, rüzgârdan, sağlık nedenlerinden kaynaklanan zorlukları umulmadık anlarda yaşanabilir!
Sonuç olarak... İki komşu ülkenin krizi dondurması, halklara zarar verilmemesi, milliyetçi reflekslerin körüklenmemesi için diplomasiye rol düşüyor. Dışişleri Müsteşarı Feridun Sinirlioğlu'nun girişimleri, etkin bir işadamı ve aracı üçüncü ülke iklimi yumuşatabilir.
***

Yazımızın ikinci bölümüne gelince... Hükümet Programı üzerinden Merkez Bankası bağlantılı polemik geçtiğimiz haftaya damgasını vurdu. "Bugün için Merkez Bankası Kanunu veya politika araçlarındaki bağımsızlığa müdahaleden bahsetmek doğru değil." Merkez Bankası ile gelişmeleri radikal müdahale olmaksızın, Nisan 2016'daki Başkan seçimine kadar izlemek daha doğru.
Piyasaların Babacan merakını gidermek için kısa bir perde arkası ile yazıyı bitirelim. Babacan için "Vekil listesinde birinci sıraya yazarak, piyasalara Bakan olarak kalacak güvencesi verdik" kampanyası son dakikaya kadar sürdü.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER