YAZARA MAİL GÖNDER 1 milyon dolar... Vatandaşlık... Fırsatlar... Riskler...

YAZARLAR

, iş yapma biçiminin değişime uğradığı günlerden geçiyor.
"Düne göre en büyük fark nedir?" diye sorulacak olursa...
Eskiden, devletin adım atması istenir, talepler sıralanır ve netice beklenirdi.
Peki ya şimdi?... Devletten beklentisini ifade eden sivil toplum kuruluşları da artık elini taşın altına uzatmak durumunda.
Örneğin, vergi yasalarında değişiklik hazırlığı mı var? Önceki yıllarda, "Şu yasada düzenleme yapılmalı" denir, neredeyse klişe haline gelmiş uzun raporlar veya parayla yazdırılmış bazı uzman görüşleri de klasörlere eklenir, Ankara'ya iletilirdi.
Oysa bugünlerde Ankara diyor ki... "Genel ifadeleri geçelim. Hangi yasanın, hangi maddesi, hangi gerekçe ile değişmeli? Bizzat kaleme alın. Sonra... Gelin bizzat o metin üzerinden müzakere edelim!" Veya bir başka örnek... Kısa süre önce kapsamlı "yatırım teşvik paketi" açıklandı.
Ki yakında TBMM'ye de sunulacak.
O pakette damga vergisi ve harçlardan muafiyet konusunda ciddi fedakârlık yapılmakta. Maliyenin tahsilinden vazgeçeceği gelir yaklaşık 70 milyon lirayı bulmakta.
Devlet, elinden geleni yaparken özel sektör kuruluşları seyirci mi kalacak?
Bundan sonra herkes üstüne düşeni yapacak. Madem vergi ve harçların alanı daraltılıyor, o halde sektör örgütleri de gelir topladıkları alanları gözden geçirecekler.
"Bu yönde gelişme var mı?" sorusunun cevabı da "Evet!" Örneğin, şirket kuruluşlarında 1.000 lirayı bulan maliyet 360 TL'ye indi bile. Sırada, yeminli mali müşavirler, muhasebeciler ve avukatlar var. Yani, TÜRMOB ve Barolar Birliği de eşzamanlı tarife indirimini başlatmak zorunda...

***
Özel sektör ve teşvik demişken...
'nin, gerek küresel sermaye gerekse yurtdışındaki varlıkların çekilmesi için yeniden cazibe merkezine dönüştürülmesi hem gerekli hem de önemli.
Bu amaçla bazı formüller de düşünülüyor.
Kamuoyuna yansıyan ilk hamle "Türkiye'ye yatırım yapan yabancılara, belli şartlar altında vatandaşlık verilmesi..." Düşünülen miktar 1 milyon . 1 milyon dolar ve üstünde mevduatını getirene veya gayrimenkul alana oturma izni, vatandaşlık gibi imkânların sunulması. Bu tutarın 250 bin dolar sınırına indirilmesi ve kademelendirilmesi de seçenekler arasında...
***
Ve son husus...
Bütün bu çabalara rağmen...
Ankara bürokrasisinde senkronizasyon ve uygulama birliği hâlâ problem.
Bakanlık yapılanması ve yetki dağılımı hızlı- etkin karar almanın önünde engel.
Ek olarak, paralel yapının bürokraside var olma oyunları ile paralelin boşalttığı alanları doldurma mücadelesine girişen ekipler de bir başka sorun... İşte bu ve benzeri nedenlerle devlette yeniden inşa için yeni anayasa en acil gereklilik...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.