YAZARA MAİL GÖNDER AB belaltı vuruyor

YAZARLAR

Vahşi kapitalist geçmişinde çevreden emeğe dek her türlü rezaletin daniskasını yap. Kurduğun birliğe yeni üye kaydederken, CE belgesinden OSB şartına, tarife dışı engele dek yığınca şartı dayat...
Biz buna AB üyelik ve uyum süreci diyoruz.
ABD ile yapacağı serbest ticaret anlaşması (STA) ile artık işe yaramayan Gümrük Birliği, yakın gelecekte yeni riskler sunacak ülkemize... Korumacılığı hortlatan yapısıyla belaltı vurmaya başlaması, bağışlanamaz.
Türkiye'nin ilerleme raporlarına bakınca Avrupa'nın gerilerde kalan zihin yapısını daha net görüyor insan. Özünde "sizi almamak için bir yerlerimizden bahaneler üretiyoruz" itirafı yatıyor.
Ankara Anlaşması'ndan günümüze dek kapısında bekletildiğimiz Avrupa'nın üyelik için dayattığı şartlara bakın: Maastricht ve Kopenhag kriterlerine dek, çoğunu başarmış, diğerlerinde de zaten üyesi ülkelerden daha ileri performans göstermişiz.
Bundan 11 yıl önce Fransa Cumhurbaşkanı Chirac'ın konuşmasını hatırlıyorum: "AB'nin kurucularından olan biz dahi Türkiye'ye dayattıklarımızın ancak üçte ikisini başarabildik" diyordu. AB Komisyonu bahane üretirken unuttuğu şu: AB'nin eski iştah açıcılığı gitmiş, yerine de "yaşlanan yavaşlayan" krizdeki AB algısı gelmiş.
Benim tezim, vizesinden raporuna dek sürekli aşağıladığı Türkiye'nin, Avrupa için kurtulma reçetesi haline geleceğidir. 10 yıl içinde bizi almalarına gerek kalmayacak ancak AB ülkeleri vatandaşlarının ülkemize girebilmesi için vize gerekecek.
Türkiye'yi şimdi de OSB şartlı ihracatla vurmaya çalışmak, Avrupa'nın gerilediğinin itirafı gibi geliyor bana. Shakespeare'ın dediği gibi: "O kadar geç oldu ki cevabın, ne sorduğumu unuttum" Avrupa!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.