YAZARA MAİL GÖNDER Kırmızı çizgi propagandası

YAZARLAR

İşlerin ayarıyla oynamak isteyenin başvurduğu yöntemdir; hayali çizgiler çizersin ve bunların aşıldığından dem vurur, işlerin yolunda gitmediğini yayarsın. Güce ve medya tarafından onaylanmış başarıya inananlar sayesinde, başarırsın da...
Geçen yıl ortalarında "Kırılgan Beşli" tanımı, buna benziyordu. Gelişmiş ülkeler, aralarında Türkiye'nin de bulunduğu 5 ülkeyi, "rezervleri, dış yükümlülüklerini karşılamaz" diye tanımladılar. Yetmedi, FED'in parasal daralma süreciyle birlikte "sermaye bu ülkelere gitmesin" uyarısıyla ülke sayısını önce 8'e, ardından 10'a çıkardılar.
Sonra "Türkiye, artık gelişmekte olan ülke değil" fetvası geldi. Fetvayı veren Financial Times... Daha 9 ay öncesine dek "istikrar adası" ve gelişen piyasaların yıldızı Türkiye'ye sözüm ona lig düşürttüler. 800 milyar $'lık ekonomi, balıkçı kayığı mı? Bir anda batırılabilsin...
Ekonomik kriz Erdoğan'ın sonunu getirecek diye manşet atan The Economist, halk desteği "hiçbir şeydir, ekonomi her şeydir" iddiasını duyurdu. Ancak bir sorun var; ortada kriz yoktu. Fakat kriz varmış algısını işlemek için bu haberi, finansal tiranların içerideki etki ajanları fazlaca köpürttü.
Okyanusun ötesinden gelen ekonomiye suikast girişiminin maliyeti 100 milyar $'ı aşmışken bu defa döviz çılgınlığını daha da yukarı taşıma projesi devreye alındı. Dolar için yeni zirveler zikredilerek algılar yönetildi. Big Mac endeksine göre 2.98 fiyatı zihinlere sokulmak istendi
Ve kırmızı çizgi... Doların "aştığında kriz olur" algısını zihinlere kazımak için, tıpkı "Kırılgan Beşli" gibi tekrarlanarak ekonominin itibarına saldırı yeni düzleme taşındı. Bunlara itiraz edenleri "cahil", olan biteni de "piyasa gereği" diye yaftaladılar.
Bir sonraki aşamada ne var dersiniz? Sıralayayım. Algıyı "krize" taşıma gayretindekilere karşı durmak isteyenlere gerekebilir, dövize yeni kırmızı çizgiler biçmek ve bankaları kredi geri çağırmaya tahrik etmek...
Propaganda "kriz çıkarmak" olunca, yapılacakları kestirmek kolay. Zira 2006 ve 2009'da benzer hamleleri gördük. Burada sorun, ekonomi yönetiminin sürekli olarak "kriz yok" diye savunmada kalmasıdır. Neden saldırıya geçip tam tersi algı yönetimi yapılmaz?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.