YAZARA MAİL GÖNDER Kazanmadan harcamaya son

YAZARLAR

Bundan 11 ay önce Orta Vadeli Program'ı tartıştığımız toplantıda Babacan, kredi hacmine getirilen kısıtlamaları anlatıyordu. Tüketici kredilerine yönelik tedbirler sayesinde cari açığı yönetmeden söz ediyor; "krediler ihracata, üretime ve yatırıma yönelikse teşvik ediyoruz" diyordu.
Kazanıp harcayana sözümüz yok... Ama kredi alıp tüketiyorsa, olmaz... Her ürüne yönelik etki analizi yapıp, ürün bazında kredi kartı taksitlendirmesi yöntemi geliyor. Aldığı telefonun kullanım süresinden uzun taksiti olmamalı tüketicinin...
OVP açıklandığı gün kredi kartı limiti ile aylık gelir arasında ilişki kurulmuştu. Babacan o günkü sohbette "kart taksiti ile aylık gelir arasında" yeni ilişkiden söz etti.
55 milyon kart sahibinin toplam borcu 82 milyar lira ve bunun 48 milyarı taksitli borç. Üstelik 2011'de 26 milyar liradan, 2012'de 38 milyara ve 11 ay önce de toplam borcun yarıdan fazlasına tırmanmış taksitlendirilmiş kredi kartı borçlarımız.
Babacan şimdi "ne kadar gelir, o kadar taksit" yöntemi üzerine çalıştıklarını açıklıyor.
Amaç, gelir ile taksit arasında bağ kurmak ve şirketler dâhil, borçlanmayı aşağı çekmek.
Kazandığından fazlasını harcama eğilimi, yakın geçmişimizde bize "krizler" getirmişti. Üretmeden tüketme histerisine dönüşen bu eğilim, enflasyon üzerine de baskı kurabiliyor. Borç yiğidin kamçısıdır... Doğru. Ama yiğit akıllı olursa... Kredili refah yiğitlik değil, ahmaklıktır.
Borç parayla balo yapanlar, faturayı ödemek için evdeki gümüşleri satmak zorunda kalabilir.
Kazanmadan harcama insanı, kurumu, şirketi krize taşıyan en kötü alışkanlıkların arasında yer alıyor. Bu yeni düzenlemeyi desteklemek şart...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.