Türkiye'nin en iyi haber sitesi


Doğrusal düşünmeye alışanlar, dünü bugünden yarına uzatarak geleceği tahmin etmeye çalışırlar ve genelde çuvallarlar. Elealı Zenon'un hocası Parmenides 2.500 yıl önce bu durumu "gelecek körlüğü" olarak tanımlamış.
Bugün de gelecek hakkında tahmin yaparken Parmenides yanılgısını yaşarız.
2023 hedeflerini doğrusal bakışla ele alınca "imkânsız" hükmüne varmak mümkün. Misal bugünkü 800 milyar $'lık milli gelir 8 yıl sonra 2 trilyon $ olacaksa, önümüzdeki sürede her yıl ortalama %10.6 büyüme şartı var. Oysa şu anda %4-5 civarında hızımız.
İhracat? Hedef 2023'te yıllık 500 milyar $ fakat şimdi 160 milyar $ civarındayız.
Peki, önümüzdeki 8 yılda bu hedefe nasıl ulaşacağız? Cevap aslında bakış açısında ve bu bakışın şekillendirdiği ezberi bozup bozmamakta saklı… Yukarıda iki tablo var. İkisi de eksen kaydırma gerçeğini yansıtıyor. Euler Hermes'in Başekonomisti Ludoviç Subran'ın "Türkiye: Sanayi devi uyanıyor mu?" çalışmasından aktarıyorum. Özü şu: "2000'den bu yana Türkiye, dinamizmiyle ezber bozagelmiştir."
Türkiye artık sadece bir perakende ülkesi değil; ihracatta endüstriyel mallara yönelmeye başladı. Nitekim yukarıdaki tablonun ürün ekseni bölümünde bunu açıkça görüyoruz. Yetmiyor, küresel kriz yüzünden Batı'nın durması, ekseni başka pazarlara taşıyıp, zenginleştirdi.
Dünyanın en saygın 100 ekonomistinden biri olan Subran'ın tespiti, Türkiye'nin çok esnek ve her şarta adapte olabilmesi… Hal böyle olunca 500 milyar $'lık ihracat pekâlâ mümkün. Yeter ki doğrusal ezberleri bozup zihnimizi yeni zenginlik alanları keşfine odaklayabilelim.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER