Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Başbakan Ahmet Davutoğlu, 1 Kasım'da ekonomik altyapının güçlendirilmesi ve ülkenin sıçrama ile patinaj arasında gidip gelmesi seçiminin yapılacağını söyledi. Davutoğlu, "Önümüzde kemiksiz 4 yıl var. Nicelik yatırımlarını tamamladık, sıra nitelikte" dedi

Başbakan Ahmet Davutoğlu gazetelerin ekonomi müdürleriyle Urfa'da buluştu

Başbakan Ahmet Davutoğlu, gazetelerin ekonomi müdürleriyle Urfa Hotel El Ruha'da düzenlediği sohbet toplantısında, yeni büyüme stratejisine yönelik yapılanmayı paylaştı. Öğretmen akademisinden seçim vaatlerine dek gündemdeki ekonomik konuları tartıştı, soruları cevaplandırdı. 2 saatlik sohbette Başbakan'ın üzerinde durduğu en önemli konu; ekonomik altyapının güçlendirilmesi ve ülkenin sıçrama ile patinaj arasındaki seçim oldu. Davutoğlu, Türkiye'nin şu anda orta gelir sınırında olduğunu belirterek, "Atıl kapasitenin limitini zorluyoruz. Ya daha yukarı sıçrayacağız, ya da patinaj yapacağız. Bu sıçramayı yaptırmamız için önümüzü görmemiz, 2023 hedeflerini gerçekleştirmek için bu seçimi kazanmamız gerekiyor, önümüzde kemiksiz 4 yıl bulunuyor. Nicelik reformlarıyla bugüne geldik şimdi nitelik reformlarına başlıyoruz" dedi.

MEHMET BEY'İN CİMRİLİĞİ GELİRİ YÜKSELTTİ
CHP ile MHP'nin seçim vaatlerini de eleştiren Başbakan, "CHP ile MHP ile farkımız şu... Onlar bilmedikleri bir bütçeden hesap edemedikleri vaatlerde bulunuyor. Biz bildiğimiz bir bütçeden neyi harcayacağımızı bilerek vaatte bulunuyoruz. Bizim vaatlerimizin toplam maliyeti 19.3 milyar lira. Bu seneki gelir performansımız Mehmet Bey'in (Şimşek) cimriliği sayesinde gayet yükseldi. Bizim bu vaatleri her an göğüsleyebileceğimiz bir durum. Ama CHP ve MHP'nin vaatleri 150 milyar lirayı geçiyor" diye konuştu.

EMEKLİNİNKİ GİDER, GENÇLERİNKİ GELİR
Emekliyle ilgili vaatlerin gider, gençlerinkilerinkinin ise gelir getirici olduğunu söyleyen Başbakan, "100 gence 'Sana 50 bin lira vereceğim. Senle bir iş kuracağız. 100 bin lira da kredi vereceğim' diyoruz. 50 binin karşılığı yok. Bunların 40'ı girişimleriyle iş kursa, istihdamı artıracak. Onların 3 sene sonra getireceği vergi bu verilen kredileri kompanse ediyor. Bu harcama kalemi değil, sosyo ekonomik bir tedbir" dedi. İşverene verilen 'işçinin 1 senelik maaşı devletten' vaadini de anlatan Davutoğlu, "Dünyanın en büyük sorunu genç istihdamı... Eğer bu mesele hallolmazsa bu genç DEAŞ'e de gider PKK'ya da gider, ona da, buna da gider... Biz bir takviye ve can suyu veriyoruz. Nihayetinde bunu almadığımız harçlara sayarız, verdiğimiz kredi ve burslara sayarız dedik" diye konuştu.

ANNEM DOKTOR OLMAMI İSTEDİ
Davutoğlu "Liseyi bitirince annem tıp okumamı istedi. Benim zihnimde geri kalmışlığımız vardı. Sosyal bölüm okumak istiyordum. Tercihleri yaparken en üste Boğaziçi İİBF 'yi yazıp altına tüm tıp fakültelerini sıraladım. Annemin gönlü oldu. Ben de hem siyaset hem ekonomi okudum" dedi.

2.3 MİLYAR LİRALIK MALİYET
Genç işçide talebin nasıl olduğunu anlatan eski Çalışma Bakanı Faruk Çelik de "15-25 yaş arası 12.7 milyon genç var. İşsizlik oranı 16.7. Vaatlerden ilk yıl 100 bin öğrenci faydalanacak. 2.3 milyar liralık bir maliyeti olacak. Başbakanımızın dediği gibi bu istihdam oluşturacağı verimli bir işe alma olacak" dedi.

SURİYE PLANI RAHATSIZ ETTİ, İSTEMEDİLER
Statükoyu korumadıklarını, zorladıklarını bu nedenle de rahatsız ettiklerini söyleyen Davutoğlu, şöyle konuştu: "Zorlamazsak bu işler olmayacak. Kendinize alan açıyorsunuz. O zaman 'bu Türkler fazla oluyor' diyorlar. 7 Haziran'dan bu yana yaşadıklarımız, çalışma azmimizi kesmez. Arap Baharı'nın arkasındaki saiklere baktığınızda kimlerin rahatsız olduğunu görürsünüz. 3 Ekim 2010'da Lazkiye'de Türkiye- Suriye ortak hükümet toplantısı yapıyoruz. Gündem maddelerinden biri Türkiye-Suriye arasındaki modelin içine Ürdün ve Lübnan'ı da 4 ülkeli Levant ortak pazarını kurmaktı. Eğer bu hayata geçseydi, Beyrut bizim yatırımcılarımız için bir liman olacaktı. Ürdünlüler ile birlikte Akabe'de bir organize sanayi bölgesi kurma, G. Antep'ten Şam'a hızlı tren yapma projelerimiz vardı. Irak da daha sonra 'bu projeye katılalım' diye müracaatta bulundu. Bu proje durduruldu. Bu olamayınca, Levant kavramı etrafında biri DEAŞ, Irak ve Suriye'de aynı hat üzerinde Şii milisler ortaya çıktı. Ortadoğu'da demokrasi yerleşseydi, bunun hiçbiri olmazdı. Bunu istemediler. Bunun getirdiği dinamizmi korkuttu birilerini." En fazla uğraştıkları konulardan birinin de TTIP olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Bizim şunları yapmamız gerekiyor. İlk yapacağımız şey Gümrük Birliği anlaşmasını derinleştirip genişletmek, serbest anlaşmalar konusunda AB ile yeni bir çerçeve STA konusunda ağırlık taşımak, üçüncüsü ABD ile ayrı bir STA üzerinde çalışmak. Bu çabaları birleştirerek Türkiye'nin TTIP'ten tam istifade etmesi için bir birlik oluşturmak. Türkiye o vakte kadar AB'ye üye olursa zaten sorun ortadan kalkmış olacak" dedi. Sağlık turizmine geçişin yapısal bir dönüşüm olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Bu beni çok heyecanlandırıyor. 3 sene önce Dubaili bir yatırımcı Trabzon'a hem konut hem de sağlık kompeksi yaptı. Birleşik Arap Emirlikleri'nden biri '80 bin hastamız Tayvan ve Hindistan'a gidiyor' dedi. Bunu Türkiye'ye çekemez miyiz? İlla tekstil, otomobil satarak döviz kazanmaya çalışmamak lazım. Dışarıdan para akmalı. Bunu içeriye çekmeliyiz" dedi.

ÖĞRETMENE AKADEMİ KURUYORUZ
Şubat ayında öğretmen ataması yapacaklarını anlatan Davutoğlu, "Elimizde 10 bin kadro vardı bunu 30 bine çıkarttık. 30 bini de geçebilir. Fakat yeni bir sistem getirdik. Aynen polis akademisi, harp akademisi, adalet akademisi gibi öğretmen akademisi kuracağız. Şubatta atanan öğretmen 7 ay maaşını alacak ama bir öğretmenin yanında olacaklar. Yazın da öğretmenler bu akademiye gidecek" dedi.

İŞADAMLARI BİLE BİLMİYOR
7 Haziran'dan önce işadamlarıyla bir toplantı yaptığını hatırlatan Davutoğlu, "Birtakım taleplerde bulunuyorlar. Dinledim, not aldım. 'Bu talepleriniz, açıkladığımız yapısal dönüşüm programlarında var. Okudunuz mu?' dedim. Haberleri yoktu emin olun" dedi.

MALİ DİSİPLİNDE EMNİYETTEYİZ

Çin'deki daralmadan bahseden Davutoğlu, afaki vaatlarle gidilmeyeceğini belirterek, "Kendimizi emniyete almamız gerekiyor. Daha sonra yapacağımız orta vadeli dönüşümü yok edebiliriz. Nasıl olacak bu? Bütçe düzenlemesi ve tasarrufu artırıcı tedbirler, harcamalar arası dengeler ve özgün modellerle yatırımların teşviki gerçekleştirilmesi gerekiyor. Sıkı para politikalarıyla kalkınma ve yatırım dengeleri arasında dengeyi doğru tanımlamak gerekiyor. Mali disiplin açısından sağlam bir yapımız var. Burada kendimizi emniyette hissedebiliyoruz" diye konuştu.

2008'DEN BU YANA 7 MİLYON İSTİHDAM
2008'den bu yana 7 milyondan fazla insana istihdam sağlandığını söyleyen Davutoğlu, "Ama İşsizlik hâlâ yüksek, çünkü işgücüne katılım yüksek. Biz Finlandiya, İsveç değiliz. Nüfusumuzun dinamik olmasını istiyoruz" dedi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER
;