Türkiye'nin en iyi haber sitesi

Gıda enflasyonunun üretimden tezgâha uzanan yolda beslendiğini hepimiz biliyoruz.
Ayrıca tarlada 50 kuruşluk domatesin mutfağa varana kadar 5 liraya çıkmasına, hangi aracının, haraççının, haraminin yol açtığından haberdarız. Her gıda bakanının ajandasında "aracıyı kaldırmaya yönelik" yürümeyen bir planı olduğu da malumumuzdur.
Peki, sorun nedir? Madem tedarik zincirinde değer üretmeyen katmanları teşhis edebiliyoruz, tedavi niçin mümkün olamıyor? Ben bunu "samimiyet sorununa" bağlıyor ve bu alanda niyetlerin (daha doğrusu iyi niyetlerin) sorgulanması gerektiğini düşünüyorum.
Temel sıkıntı sadece gıdadaki tedarik zincirinde değil. Fakat gıda enflasyonu, ekonominin diğer metriklerini derinden etkiliyor. Domates, biber, patlıcan üzerinden oluşturulan şeytan üçgeni endeksi çıldırtmakla kalmıyor, borsaya, cari açığa uzanan enfeksiyon üretiyor.
Bulabildiğimiz yöntem Gıda Komitesi kurmak.
Üretim, ticaret ve dağıtım kanalları başta olmak üzere tarladan mutfağa uzanan zinciri kısa ve değerli tutmak için tedbir üretmek...
Çoğundan haberdar olduğum birkaçının tasarımında yer aldığım o kadar çok tedbir ürettik ki...
Tedbir üretmek, "gerek şart" olabilir. Fakat hayat, bu tedbiri uygulama "yeter şartından" yürüyor. Hayata geçirilmemiş her bilgi doğru ile arasında durur der El Cezeri...
Uygulanmayan tedbir ise doğrudan yanlış yerde durmaktır.
Tıpkı trafik tabelalarındaki gibi... Gıda Komitesi, tarladan mutfağa uzanan otobanda kural koyabilir. Ancak o tabelaya uymayan sürücüleri, aracı ve çakalları cezalandıracak, caydırtacak tedbirleri, yansız ziyansız uygulamaz iseniz, işe yaramaz tedbirler galerisine yeni bir tablo daha asmış olursunuz.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu'na aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
YAZARA MAİL GÖNDER