YAZARA MAİL GÖNDER Y kuşağını yok sayma, tanı!

YAZARLAR

Geçen yüzyıldan devraldığımız mirasa bir bakar mısınız? Gelişmiş savaş teknolojisi, bulunan yeni enerji kaynakları, 3.5 kat daha fazla insanın misafir edilmesi, yoksulluğun küreselleşmesi, çokça kirlenmiş ve ozon tabakası delinmiş bir dünya. Y kuşağı dediğimiz gençler ise ortak evimiz dünya adına daha yaşanabilir bir yüzyıl için ayağa kalktı.
Genç gelecek demektir. Gelecek yaşanılır bir dünya varsa vardır. Yaşanabilir bir dünya için farkındalık yaratmalıyız. Bu, insan hak ve özgürlüklerini göz ardı etmekle yaratılmıyor. Farkındalık yaratamayan hiçbir partinin de, ideolojinin de anlamı kalmıyor.
"Diren Gezi" ya da "Yeşil Tak", ağaca, suya, toprağa sahip çıkan bir hareket. Ülkenin sağduyusu, vicdanı, aklı, heyecanı ve devrimci ruhu... Siyasi partilerimiz Y kuşağını tanımıyor. Farkında bile değiller!

***

Peki, kim bunlar? Y kuşağı teknolojiyi seviyor. Ucuz yaşamayı biliyor. Esnaf lokantalarında yemek yiyor. Akbil'ini paylaşıyor. Ucuz tatili buluyor, çadırda kalıyor, otostop yapıyor. ATM'deki parasını ise akıllı teknolojik ürünlere yatırıyor. Çünkü o teknolojiyle dünyaya bağlanıyor.
Bu kitlenin karşısına parti teşkilatlarıyla çıkmak çözüm değil. Babalar parti adına yürürken, evlatlar Gezi'de ağacın gölgesine sığınıyor. Partiler, Y kuşağının özelliklerini dikkate almadan, "En iyiyi biz biliriz" tavrıyla hareket edemez. "Biz" kavramı dar kapsamda tutulduğunda, Türkiye gibi çok kültürlü ve nüfusu genç coğrafyalarda ciddi problem yaratıyor. Bu bir yönetim krizi değil mi?
TEM Yönetim Geliştirme Hizmetleri'nin yönetici ortağı Dr. Erkan Tozluyurt, "Biz biliriz kavramı dışarıdan gelen eleştirilere kulağın tıkanması, kendi doğrusunu en doğru sanıp, yeni fikirlere karşı kapalı olma durumudur. Eleştiri geldikçe lider kapanır. Grup liderin doğru bilgilenmesini de engellemeye çalışır."
Örnekler verdi Tozluyurt. ABD, Domuzlar Körfezi çıkarması, Vietnam Savaşı ve Irak'ta aynen bunun yaptı. Gerçek enformasyona kapandı. Kaybetti.
***

Peki lideri, talimatı olmayan, teknolojinin gücünü kullanan, birbirinden etkilenen "Diren Gezi"yi durdurmak mümkün mü?
Tozluyurt'a göre hayır.
O halde çözüm ne?
Tozluyurt, verilen mesajlar sert, kırıcı ve karşı tarafı düşmanca tavır almaya itti. Bundan vazgeçilmeli. İsteklere kulak verilmeli. Güç sahibi devlet şiddeti kesip, kişisel özgürlüklere izin vermeli. Lider dışarıdan gelecek fikirlere açık olmalı. Karar vericilerden biri de şeytanın avukatlığına soyunmalı" diyor.
Sözün özü:
Buradan çıkacak mesajlar kimseyi kırmamalı, incitmemeli, çok kültürlü yapı içinde erimeli. Şiddetsiz eylem çok değerli. Her şey bir yana; Y kuşağı bu topluma saygıyı, sevgiyi ve geleneksel değerleri yeniden hatırlattı. Yetmez mi?


Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.