YAZARA MAİL GÖNDER Karartma Hürriyet'i mi?

YAZARLAR

Hürriyet gazetesi Okur Temsilcisi Faruk Bildirici geçtiğimiz haftaki yazısında SABAH'ın manşetinden yola çıkarak gazetesini savundu. Kendisine katılmadığım taraflar var, ama önceki tartışmamızda belirttiğim ilkeler nedeniyle konuya girmeyeceğim.
Bildirici yazısında şu soruyu soruyor: "Peki, Öz ile ilgili haberlere sayfalar ayıran SABAH, yolsuzluk operasyonu haberlerini okurlarına ne kadar yansıtıyor?"
Öncelikle şunu belirteyim.
Bu, gazetecilik araştırmasıyla ortaya çıkmış bir yolsuzluk iddiası değil. Niteliği tartışmalı bir adli sürecin neticesi...
Ombudsman olarak bizim en çok vurguladığımız şeylerden biri de adli makamlarla olan temas-mesafe ilişkisi değil midir? Türkiye'de haklarında dava açılan kişilerin beraat etme oranı yüzde 70'e yaklaşmıyor mu?

DİNLEME KAYITLARI
17 Aralık 2013 ve 17 Ocak 2014 tarihleri arasında SABAH'ta konuyla ilgili tam 350 haber yayımlanmış.
119'u ilk kez basılı gazetede, 231'i sadece web sitesinde yer almış. Bildirici bu haberlerin hepsini taramış mıdır?
Sanmıyorum...
Operasyonun yapıldığı günlerde ve sonrasında SABAH, haklarında soruşturma başlatılan, sorgulanan, gözaltına alınan ya da tutuklanan kişilerle ilgili iddialara yer verdi. Daha çok yer vermeli ve köpürtmeli miydi?
Elbette hayır. Ombudsman olarak gazeteci arkadaşlara sık sık "Kendinizi hâkim ve savcının yerine koymayın; iddialarını iyice araştırmadan sayfalara taşımayın" diyoruz.
Yolsuzluk varsa ortaya çıkmalıdır.
Basın bunun takipçisi olmalıdır. Ama Yassıada mahkemelerinde görülen Bebek ve Köpek davalarını unutmayalım.
O halde neden rahatsızız?
Darbe girişimi iddialarının ağırlık kazanmasından mı?

PERDELEME VAR MI?
SABAH günlerdir, soruşturmadaki yolsuzluklarla ilgili haber yapıyor.
Şantajdan, sahte delil üretiminden, dosya oluşturmadan açılan soruşturmalardan, hukuksuz kovuşturmalardan söz ediyor. Devlet içerisindeki paralel örgütlenmeyi deşifre etmeye çalışıyor.
Operasyonu başlatanların çarpık iş ve ilişkileriyle ilgili bilgi ve belgeler yayımlıyor.
Tabii ki bunlar birer iddia.
Ama görmezden gelinmemesi gereken önemli iddialar.
Neden görülmüyor?
Son olarak, Fethullah Gülen'in ses kayıtları mesela...
Basılı Hürriyet'in sadece ekonomi sayfasında bir haber çıktı. O haber de Koç Grubu'yla, Fatih Baltacı'yla ve Bank Asya'yla ilgiliydi.
Yoksa gazetecilik Ertuğrul Özkök'ün "Siz kendi işinize bakın, biz de kendi işimize" pişkinliğiyle yapılan bir iş midir? Hürriyet bu kayıtlarla ilgili olarak Özkök'ün yazdığı gibi 'tufaya gelmeme' kararı mı aldı? Aldıysa bu haberi neden yayımladı? Öyle bir kaygısı yoksa diğer iddiaları neden görmezden geliyor?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.