YAZARA MAİL GÖNDER Erkan Koyuncu'nun ardından

YAZARLAR

Yastayız. Meslektaşımız, mesai arkadaşımız Erkan Koyuncu'yu kaybettik. Pırlanta kalpliydi. Güzel huyluydu.
Yetenekliydi ve çalışkandı. Kendisini işine ve ailesine adamıştı. "Nasıl bilirsiniz" sorusuna hemen herkesin yürekten aynı cevabı verdiği, "İyi, çok iyi bir insandı."
Her günkü gibi bir günde, herhangi bir antrenmanı izlemek üzere gittiği Florya Metin Oktay Tesisleri'nde kafası beş tonluk demir kapıya sıkıştı. Bütün müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Geride gözü yaşlı bir eş, hayatlarının baharında hazana yakalanan iki evlat bıraktı.
1999'dan beri Sabah gazetesinin spor servisinde çalışmaktaydı. Dile kolay, 17 yıl... 13 yaşındaki oğlu Selahattin'den, 7 yaşındaki kızı Seda'dan büyük. Allah rahmet eylesin. Eşinin, oğlunun, kızının, bütün yakınlarının, çalışma arkadaşlarının ve Türk basınının başı sağ olsun.
İlk tören gazetede yapıldı. Gözlerine ölümün gölgesi ve ayrılığın hüznü düşmüş arkadaşları onu uğurladılar. Sabahları, elinde fotoğraf makinesi, habere gitmek için çıktığı kapının önünden son kez geçti. Ayaksız ata bindi, dostlarının omuzlarında asude bahar ülkesine gitti. Eyüp Sultan Camisi'nde kılınan namazdan sonra Edirnekapı Mezarlığı'nda sırlandı.

İnsanlığınla ve yüreğinle

Kaderin cilvesidir, bir yıl içinde ikinci G.Saray muhabirimizi toprağa sakladık. Spor müdürümüz Murat Özbostan'ın anlattığı gibi:
"Çok değil, 6 Nisan'da usta foto muhabirimiz Süleyman Gültekin'in ani ölüm haberiyle yıkılmıştık. Ve cumartesi sabahı telefonum çaldığında, yolda dualar ede ede Bakırköy Devlet Hastanesi'ne sevgili foto muhabirimiz Erkan Koyuncu'nun yanına koştuk. Umutla bekledik. Kritik saatleri aşması tek dileğimizdi, olmadı. Çalışkan bir arkadaşımızdı, jokerdi. Her işe ayırt etmeden koşardı. İşini çok seviyordu. Erkan'ı en son bayramda gördüm. Sevgili Erkan, sen çalışkanlığınla, insanlığınla ve yüreğinle her zaman aklımızda ve kalbimizde olacaksın. Bir de 'Tamam Babacığım. Hallederiz, merak etme' ifadenle. Hoşçakal..."
Hatıralar kimi zaman gülen yüzlerimiz ile ağlayan gözlerimiz arasına kurulan köprülerdir. Bir taraftan diğerine geçer dururuz. Galatasaray muhabirimiz Mehmet Özcan'ı dinlerken böyle hissediyor insan:
"Erkan Koyuncu ile hem yurt içi hem yurt dışında iki ay beraber G.Saray'ı izledik. Gerçek bir emekçi idi, işine her zaman vaktinden önce gitmeye özen gösterirdi. Talihsiz kazanın yaşandığı idmana da yarım saat önce gitmişti. Ben onu hep G.Saray Teknik Direktörü Prandelli'ye yaptığı jestle hatırlayacağım. Prandelli, ramazanda bir gün oruç tutacağını söyleyince Erkan Koyuncu, "Orucunuzu Kadir Gecesi tutun, daha çok sevap olur" diyerek İtalyan teknik adamı güldürmüş, bilmediği tanımadığı bir kültürle tanıştırmıştı."

Hayat dolu bir kardeşimizdi

Spor servisinin fotoğraf editörü Turgut Doğan, Erkan Koyuncu'yu mesleğe başladığından beri tanıyanlardan: "
Erkan ile yollarımız 1999'da Sabah gazetesinde kesişti. Gittiği her işten çektiği fotoğrafları yolladıktan sonra telefon açıp, "Babacım sorun var mı?" diye sorardı. "Tamamdır babacım" diye telefonu kapatırdık. Özü sözü bir arkadaşımızdı, yapamayacağı şeyi söylemezdi. O da Süleyman Gültekin ağabey gibi hiç de beklenmedik bir zamanda, çok tatsız bir şekilde aramızdan ayrıldı."
Dikkatimizi çekmiştir, bütün anılarda çınlayan bir 'babacım' sesi... Erkan Koyuncu'nun babası Selahattin Koyuncu da gazeteciliğe Yeni Asır'da başlamış bir foto muhabiriydi. 1993'te, 47 yaşında, işinin başında, Erkan henüz 17'sindeyken hayata ve oğluna veda etti.
İnsan düşünmeden edemiyor, muhabirimizin baba mesleğini sürdürmesiyle ve herkese 'babacım' demesiyle, babasını erken yaşta kaybetmesi arasında bir bağ var mı diye.
"Senin en çok neyini özleyeceğim biliyor musun kardeşim; "Babacım" demeni... Antalya'da araba ile dağa çıkarken yan koltuğumda uyumanı... Nasıl da kızardım sana, "Beni de uyutacaksın" diye... Yabancı foto muhabirlerinin yaklaşamadığı sporculara, çat pat İngilizcen ile verdirdiğin özel pozları... İyiler hep erken gider derler ya, şart mıydı bu kurala uyman be Erkanım... Nur içinde yat..." diye sesleniyor editörümüz Volkan Üstüyıldız, arkadaşının ardından. Ve iki anısını anlatıyor spor servisi editörümüz Serkan Ünlü: "Erkan abi her işe renk katmayı severdi. Milli atlet Merve Aydın ile röportaja gittiğimizde üstünde sponsor firmanın tişörtünü görünce, "Sen milli atletsin, bayrakla poz vermen şart" diyerek henüz yeni açılan Ataköy Atletizm Spor Salonu'nun müdürüne ay-yıldızlı bayrağı zorla bulduracak kadar işinin takipçisiydi.
Yılmaz Vural ile sponsor firmanın hastanesinde röportaj yapıyorduk. "Hocam siz by-pass oldunuz, acaba kalbiniz iyi mi?" diyerek Yılmaz hocayı soyarak güle oynaya efor testine sokturup fotoğraflayacak kadar habercilikte ısrarcı idi. Allah ailesine dayanma gücü versin."

Asla unutmayacağız

Koyuncu'nun vefat haberi üzerine çok sayıda okurumuzdan 'başsağlığı' dileği geldi. Bunlardan biri olan Önder Mergen şöyle yazmış: "Sabah ailesinin ve tüm Türkiye nin başı sağolsun. İdmanımızı izlemeye gelen ve burada hayatını kaybeden Erkan Koyuncu'yu biz büyük Galatasaray taraftarı olarak asla unutmayacağız." Başsağlığı mesajlarına eklemlenen sitemkâr ve öfkeli mesajlar da vardı. Nezih Altekin'inki bunlardan biri: "Muhabirimizin feci ölümü beni aşırı derecede üzmüş, aynı zamanda sinirlendirmiştir. Çok sert mekanizmalı ve insan boyunda böyle kapılar olur mu? Yazık, günah değil mi? İki çocuk yetim kaldı. Evin direği yıkıldı. Hesabı sorumlulardan sorulmayacak mı? Gereğinin ivedilikle yapılarak tarafıma bilgi verilmesini istiyorum.
Hepimizin başı sağolsun."
Okurlarımız müsterih olsun. Şimdi yasımızı tutuyoruz. Fakat bu yas bizi sorulması gereken soruları sormaktan vazgeçirmeyecek.
Birkaç gün sonra her şey unutulup gitmeyecek. İş güvenliği ve iş güvenceleri ile ilgili sorgulamalarımız sürecek. Soğukkanlı bir şekilde bu olayda ihmal ve sorumluluğu olanların bulunması, adaletin yerini bulması için gayret göstereceğiz. Verilen sözleri, yapılan vaadleri sonuna kadar takip edeceğiz.
İnsanın hatırlanması adının batmaması, ocağının sönmemesi demektir. Ocağın sönmeyecek Erkan. Seni hatırlayacak ve anacağız. Geride bıraktıklarına senin adına sahip çıkacağız. Gözün arkada kalmasın.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.