YAZARA MAİL GÖNDER Küresel anayasa ihtiyacı

Türkiye'nin en iyi haber sitesi

YAZARLAR

Sizce Türkiye'deki 'en büyük medya patronu' kim? "Bunu bilmeyecek ne var canım, falanca kişi ya da grup işte" dediğinizi duyar gibi oluyorum.
O halde şu soruya da yanıt verin: Türkiye'deki hangi büyük medya patronu Türkiye'de de faaliyet gösteren Google, Twitter, Facebook, YouTube vs. gibi medya şirketlerinden daha büyük?
Bilmem anlatabildim mi?

***

Artık bir hakikati görmemiz gerekiyor. Yeni medya gerçekliğinde medya sahipliği ve büyüklük bambaşka bir anlama geliyor. Medya arazisi, yukarıda sadece birkaçının adını zikrettiğim, beynelmilel şirketler tarafından parsellenmiş durumda. Bizler ise bu arazinin mülk edinmelerine dahi izin verilmeyen kiracıları konumundayız.
Basitleştirerek anlatmak gerekirse...
Bu sonsuz medya mağazasında bizim de stand açmamıza izin veriliyor.
Ya da bize ayrılan rafa ürünlerimizi yerleştirip teşhir etmemize.
Fakat dükkan onların. Ve mallarımızı her an müsadere edebilirler.
Üstelik, biz ne satarsak satalım en büyük payı onlar kazanıyorlar.
Biz çalıştıkça onlar değer kazanıyor.
Giderek daha bağımlı hale gelmemiz de cabası.
***


İnternetin mucitlerinden olan Tim Berners-Lee "Küresel bir anayasaya, yeni bir Magna Carta'ya ihtiyacımız var" derken belki de bunu kastediyordu. Sanal gerçekliğin, yeni fiziksel gerçeklikler ürettiği bir çağda şirketlerin hukuku ile devletlerin hukuku arasındaki çatışma gün geçtikçe daha aşikar hale geliyor, bu doğru.
Berners-Lee 'demokratik, açık, şeffaf bir sistem kurmak' gerektiğinden söz ediyordu. 'Kullanıcıların hakları'nı güvence altına almalıyız, diyordu. Kime karşı? Devletlerin müdahalelerine karşı...
Oysa mesele bu kadar basit değil. Çünkü bireyi sadece devletten korumak yeterli değil.
Birer özgürlük şövalyesi formatında zuhur eden ve sonrasında sanal derebeylerine dönüşen devasa şirketlerden de korumak gerekir.

***

Ortada çok ciddi bir meşruiyet sorunu olduğunu görmezden gelemeyiz. Bir yanda toplumlar tarafından üretilen hukuki sözleşmeler, diğer yanda ticari sözleşmelerini yeni bir hukuk alanı olarak dayatan dev şirketler. Zamanın ruhu filan deyip geçemeyiz.
Bunun bir 'rıza ilişkisi' olduğunu, 'şartları kabul ederek kullandığımızı' söylemek de durumu açıklamaya yeterli değil.
Çünkü hiçbir sözleşme bir şirkete bireylerin insan olmaktan kaynaklanan haklarını ihlal etme ya da metalaştırma hakkı veremez, vermemeli.

***

Bize sormadan bizimle alakalı bilgileri arşivleyen, tasnif eden, kodlayan ve satan bir mekanizmanın varlığı ciddi bir sorundur.
Arama motorları 'panoptikon'un sadist bir fantezi olmadığını ortaya koymuştur.
Ortada toplum adına yargı yetkisini kullanan kurum ve kişiler varken, bu şirketlerin kendilerine böyle bir yetki devşirmesi ve yargısal kararlar vermesi en hafif tabirle sorumsuz ve otoriter bir yaklaşımdır.
Bunun son örneklerinden birini Facebook'un Yeni Şafak'a uyguladığı yaptırımda gördük.
Bu mekanizmaların faaliyet alanlarını geliştirmeleri ve şimdilerde internet reklamlarında tekel olmaya çalışmaları 'serbest ticareti' ve 'rekabet'i tehdit eden bir yaklaşımdır.
Bakınız: Google reklamları.
Şimdilerde pek çok internet sitesinin günü kurtarmasını sağlıyor gibi görünse de uzun vadede piyasa çeşitliliğini ortadan kaldıran bir tekelden başka bir şey değil. Üstelik, komik paralara.
***

Macaristan'da yayınlanan bir tablet gazetesinin 'Diktatör Google' manşetiyle çıkması bu açıdan baktığımızda anlamlı. Benzer bir 'yetkili sorumsuzluk' ve 'keyfilik' diğer şirketler için de geçerli. Özellikle vergilendirme ve diğer yükümlülükler bakımından bu şirketlerin ayrıcalıklı bir konuma sahip olması son derece rahatsız edici.
Bir yanda ulusal hukuklarla bu şirketlerin menfaatleri arasındaki çelişki, diğer yanda farklı coğrafyalarda farklı uygulamalarda bulunup sonra da bunu ideolojik referanslarla açıklama iki yüzlülüğü.
Evet, bence de yeni bir küresel anayasaya ihtiyaç var; ama bu anayasanın önceliği özgürlüklerden taviz vermeksizin şirketlerin değil bireylerin haklarını korumak olmalı.
Ve bu anayasa sözünü ettiğimiz kurumları belli etik standartlara sahip olmaya zorlamalı.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.