YAZARA MAİL GÖNDER AK Parti'nin iki Kızılcahamam kampı

YAZARLAR

AK Parti'nin iki gün süren Kızılcahamam'daki istişare toplantısı bitti. Bu toplantıda olup bitenleri izlerken aklıma 6 ay önceki Kızılcahamam toplantısı geldi.
Ne gerilimli bir toplantıydı o. Orada İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in konuşması ve "Şu kadar PKK'lı öldürdük" türü yaklaşımı sadece Kürt milletvekillerini değil yüzde 80 AK Partiliyi negatif etkilemişti.
Çözüme ilişkin bir yol haritası yoktu ve "umutsuz" bir hava vardı. Ama o zeminde bile ciddi bir tartışma ortamı olduğunu söylemek lazım.
Çok sayıda Kürt milletvekilinin Başbakan Erdoğan'la tartışmalarını hatırlıyorum. O günden bugüne çok değil sadece 6 ay geçti. Değişen tek şey vardı; Çözüm iradesi... Çözümün adı bile sihirli bir değnek gibi dokunduğu her şeyi pozitif etkiliyordu.
Son iki gün o toplantılara katılan çok sayıda AK Partili milletvekili ve parti yetkilisiyle konuştum. Hepsi çözümün pozitif etkisinden söz ediyor ve geleceğe umutla bakıyordu.
Ardahan Milletvekili Orhan Atalay duygularını şöyle anlatıyordu: "İki toplantıyla kıyaslanamaz bile. O zaman güvenlikçi ve milliyetçi bir hava esiyordu. Ama şimdi umudun hâkim olduğu, her şeyin tartışılıp konuşulduğu bir toplantı oldu. Psikolojik olarak rahatlatıcı, dingin ve sakin bir toplantıydı. Ayrıca farklı perspektifler sunan bir toplantıydı."
AK Partili bir yönetici ise şöyle diyordu: "Bu AK Parti'nin değişime ayak uyduran ve çözüm üreten bir parti olduğunu gösteriyor. Bugüne kadar ne yazık ki partiler enerjilerini vesayet ve terör gibi meselelere harcamaktan başına kaldırıp yapısal sorunlara eğilemedi. Bu bir kurguydu. Şimdi o değişiyor. Türkiye normalleşiyor."
En çok soru sorulan ismin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik olduğunu vurgulayan AK Partili yönetici tespitini şu sözlerle noktalıyordu:
"Normalleşme partileri de normalleştiriyor. Sadece AK Parti değil, CHP ve MHP de normalleşen Türkiye'de ister istemez yapısal sorunlarla ilgilenecek. İki gün boyunca, çözüm süreci dışında askerlik, sosyal güvenlik ve idari yapı konuşuldu. Bu şunu gösteriyor, Türkiye artık küçük görünen ama herkesi ilgilendiren ve ötelenen tüm sorunlarıyla yüzleşecek."
Kızılcahamam toplantısı son günlerin en çok merak edilen konusu Başkanlık Sistemi'ni de ilk kez AK Parti içinde tartışmaya açtı.
Başkanlık sistemi üzerine yaptığı konuşmasıyla "Siyasi stand up"çı olarak nitelenen Burhan Kuzu, genel başkan yardımcısı Numan Kurtulmuş'u biraz incitse de asıl eleştiriyi eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay'dan aldı. Günay, AK Parti'nin sunduğu başkanlık sisteminin başkana aşırı yetkiler verdiğini belirterek şöyle uyarıyordu: "Eğer kuvvetler ayrılığına dikkat edilmezse Uzakdoğu veya Afrika diktatörlüklerine döneriz."
Biraz kulisleri yokladım, AK Partililerin çoğu bu eleştiriye katılmıyor. Hatta Günay'a sitem edenler bile var. Onlardan biri şöyle diyordu:
"Bu tartışma çok yararlı çünkü içinde bulunduğumuz Batı'daki parlamenter sisteme hiç benzemeyen ucube sistemi de tartışmaya açıyor. Ne yazık ki bugüne kadar bunu hiç tartışmadık. Başkanlık sistemi olur olmaz ayrı sorun ama şunu da unutmayalım; vesayet sistemi öyle bir yapı oluşturmuş ki değiştirmek mümkün değil. Bu gerçeği eski bakanımız da görse iyi olacak."

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.