YAZARA MAİL GÖNDER 'Muhabbet Fedaileri' sinyal vermişti

YAZARLAR

Başbakan Erdoğan'a, seçilmişlere hatta Türkiye'nin geleceğine yönelik 17 Aralık operasyonuyla başlayan saldırının yakın geçmişte sayısız ipucu var.
Bazı şeyler belki zamanında fark edilmedi ama bazı şeyler de çok açık biçimde ortadaydı.
Bunun en çarpıcı örneği de 7 Şubat 2012'de MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın gözaltına alınmak istenmesiydi.
Şimdi o günlere dönüp, 18 Şubat 2012'de bu köşede yayınlanan "Genç abiler rahatsız" tespitinin bugüne yönelik ipuçlarından bazı bölümler aktarmak istiyorum.
"Son MİT hamlesi, uzun süredir devam eden seçilmişler- atanmışlar kavgasının yeni bir versiyonu gibi.
Eski bir yöntem ama bu kez yeni Türkiye'nin dinamik güçleri arasında yaşanıyor.
Geçmişi de biraz daha gerilere, belki ilk çatlağın yaşandığı Beşir Atalay'ın İçişleri Bakanı olduğu döneme dayanıyor...
Ankara kulislerinde arada bir, biraz sitemle de olsa o dönem bakanlığın bazı önemli kadrolarının görevden alınması hep konuşuldu.
MİT hamlesine uzanan rahatsızlıklar ise daha çok 12 Haziran seçimleri sonrasının meselesi ve bir öncekinin devamı niteliğinde.
Bir Ankara gezisinde avukat arkadaşımın şu sözleri yeni dönemin ipucu niteliğindeydi:
'Muhabbet Fedaileri gidişattan hiç memnun değil. Bu iş çok sürmez, bir yerden patlar...' İlk kez duyuyordum "Muhabbet Fedaileri" sözünü. Gerçekten de çok sürmedi ve 17 Aralık'ta patladı.
Yazı şöyle devam ediyordu: "Arkadaşıma göre onlar Gülen Cemaati içindeki 'Ağabeyler'di. Cemaatin tümünü bağlar mı bilemem ama 'Abiler rahatsızdı.' Bu söz, ister istemez aklıma eski Türkiye'nin o bilinen 'Genç subaylar rahatsız' manşetini getirdi.
O türden bir güce heves ettiklerine ihtimal vermek istemem. (...) Ama dillerine yansıyan güç söylemi, insanı rahatsız etse de gerçekti."
Sık sık güçten, "tehdit"ten ve hükümeti sarsmaktan söz ediyorlardı.
Peki, bu tehdit nereden gelecekti? İşte o adres: "Polisyargı eksenli atanmışlar üzerinden seçilmişlere 'meydan' okumaları eski Türkiye'yi hatırlatıyordu." "Eski Türkiye'yi hatırlatan" tehdidin gereği ne yazık ki, şu uyarıya rağmen yapılmadı: "Sivil siyasete yönelik, yargı -polis eksenli son MİT hamlesi bu sis perdesini biraz olsun araladı. Her şey daha net görünmeye başladı. Hayırlı da oldu.
Zararın neresinden dönülse kârdır.
"
O gün bir şeyler yapılsaydı bugün Türkiye'ye zarar veren 17 Aralık süreci yaşanır mıydı?
Ve bir not: Geçmişte cemaatin eğitim çalışmalarını ve okullarını da yazdım. Ayrıca Fethullah Gülen'le de iki kez görüştüm. Ama camianın siyasete müdahalelerini çok net fark ettiğim 7 Şubat darbesinden sonra da karşı çıktım, çıkmaya da devam edeceğim.

BUGÜNKÜ DİĞER YAZILARI
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubuna aittir. Kaynak gösterilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı özel izin alınmadan kullanılamaz.
Ancak alıntılanan köşe yazısı/haberin bir bölümü, alıntılanan habere aktif link verilerek kullanılabilir. Ayrıntılar için lütfen tıklayın.